YAZARLAR

Ülke olarak uzunca bir süredir ciddi krizler yaşıyoruz. Kafamız karışık.  Kriz bitiyor mu?  En kötüsü geride kaldı denilebilir mi?
Dibi gördük mü?   Daha kötü bir döneme sürüklendiğimiz doğru mu? Gibi  onlarca soru beynimizde cirit atıyor. 
Kafa karışıklığı çözümün ve krizden çıkış yolunun önündeki en büyük engeldir.  Öncelikle bunu belirtmek gerekiyor.
İçinden geçmekte olduğumuz sürecin analizini yaparak işe başlamamız ilk adımı doğru atmak olacaktır. 
İki ölçekte kriz analizi yapabiliriz.
Makro ölçek ve mikro ölçek.
Makro ölçekli analiz, küresel piyasaların  (hem finans hem de emtia piyasaları )  durumunu ve ülke olarak bizim durumumuzu mukayese ederek yapılmalıdır.  Lakin bu yazının boyutları buna elverişli değildir. 
Şu kadarını söyleyeyim.
Yıllardır sıcak para ile beton oyunu oynayıp krallar gibi tüketirseniz en ufak bir küresel silkelemede sapır sapır dökülürsünüz.  Yani amiyane tabiriyle “yediğiniz hurmalar gün gelir tırmalar. “ve şimdi olan da  budur. 
Bu yazıda mikro ölçekte krizi analiz etmek, şirketlerin ve şahıs işletmelerinin durumunu ele almak istiyorum. 
Genel olarak şu noktalarda zafiyetler görülmektedir.
*Planlama, projelendirme ya hiç yok veya yeterli değil.  Hallederiz ortak / dur ortak vur ortak mantığı.
*İdari ve teknik organizasyon tam bir çorba.  Herkes her şeyi bilir ve herkes her şeye burnunu sokar.
Hatta bu durum bazen komediye dönüşür. Önündeki tezgâhı işletemeyen çokbilmiş arkadaş S-400 füze sistemi hakkında herkese ayar verir. 
*Yaşadığımız çağ küresel finans kapital çağıdır lakin bizim arkadaş finans yönetiminden habersizdir. 
*Finansal yapılarda büyük zafiyetler görülmektedir. Bilinçsizce çok yüksek finans maliyetlerine katlanılmaktadır.
*Teknoloji takibi yetersiz görünmektedir. 
*Zaman; tekrarı olmayan en büyük sermayedir ama zamanı en verimli şekilde kullanmak konusunda biz berbat durumdayız.  Acı gerçek budur.
*Muhasebe ve belge sistemi patron arkadaşlar için adeta bir angarya gibi görülmektedir.  Oysa muhasebe hesap demektir.  Hesapsız kasap. .. hikayesini herkes bilir. 
*Malumat ile gerçek bilgi karıştırılmakta aynı şey zannedilmektedir.  Oysa ikisi birbirinin neredeyse zıddıdır. Bilgi sizi gerçeğe,  doğruya götürür. Malumat ham hayaller peşinde koşmanıza sebep olur.
Bilgi akletmenizi, malumat kurnazlık yapmanızı önerir.
Kurnazlık marifet değil arkadaşım. .
Pusu kuracaksın vole vuracaksın. .. hüsrana uğrarsın. 
Sözü fazla uzatmak bir tür israftır. O nedenle bitiriyorum.
Zaaflarımız bellidir.  Çözüm bilgi,  tecrübe ve hikmet ile mümkündür. /Allemel insane malem yaglem /
Allah insanın öğretmenidir yeter ki talep edilsin ve talebe olunsun.
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Milyonlarca lira vererek aldığınız tezgâhların yazılımını düşünün. !!!
Yazılımcının tek sermayesi ve tek yatırımı vardır.  Bilgi! !!! Evet bilgi güçtür. .
Muhatap kitleyi dikkate alarak şunu söylemek istiyorum.  Bu toprakları vatan edinenler;  hepimiz aynı gemideyiz.  Gemi batarsa senin valizin altın dolu olsa ne yazar. Burası işin kolektif bilinç boyutudur ve başlı başına bir yazı konusudur.
İstikbalini müstevlilerin emelleri ile tevhid edenler zaten muhatabımız değildir.

> Yeni Meram >Yazarlar > KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU YA DA BİLGİ GÜÇTÜR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.