Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Geleceği Kaçırıyoruz: Bürokrasi Gerçeği…

Yıllardır aynı noktada takılıp kalıyoruz.
Geçmişten bugüne, devletin üst kademe yönetimlerinde görev alan hemşehrilerimiz oldu; ancak ne yazık ki etkili bir bürokratik güç oluşturabildiğimizi söylemek zor.
İşte asıl problem de tam burada başlıyor.
Oysa bu ülkede herkesin bildiği ama işine gelmediği için yüksek sesle söylemediği bir gerçek vardır:
Ülkeyi siyasetçiler değil, bürokratlar yönetir.
Ben bu gerçeği geçmişte defalarca dile getirdim.
Sadece köşe yazılarımda değil, siyasilere bire bir görüşmelerimde de açıkça söyledim.
Ama itiraf etmeliyim ki; gündeme getirip de bir türlü somut sonuç alamadığım ender konulardan biri bu oldu.
Bugün bu yazıyı bir tespit değil, açık bir çağrı olarak kaleme alıyorum.
“AK Parti İlçe Başkanı ve yönetimine,
Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı ve yöneticilerine,
Seydişehir Belediye Başkanına özellikle hatırlatmak istiyorum.”
Ne yapıp ne edin, iyi eğitim almış Seydişehirli gençleri devletin çeşitli kademelerinde istihdam etmenin yollarını bulun.
Bu mesele, sadece gençlere iş bulma meselesi değildir.
Bu, Seydişehir’in geleceğini inşa etme meselesidir.
Bugün üniversitelerde okuyan, kendini geliştiren, vizyon sahibi gençlerimiz var.
Ama bu gençler ya sahipsiz kalıyor ya da başka şehirlerin bürokrasisini güçlendirmek zorunda bırakılıyor.
Biz ise yıllardır “neden Seydişehir hak ettiği yatırımı alamıyor?” diye sormaya devam ediyoruz.
Cevap çok net: “Çünkü masada yokuz.”
Çünkü imza atan, dosya takip eden, söz söyleyen yerlerde Seydişehirli yok denecek kadar az.
Şunu herkesin iyi anlaması gerekiyor:
Bugün desteklemediğiniz, önünü açmadığınız o gençler; 10, 15, 20 yıl sonra
Kaymakam olacak, Müfettiş olacak, Bakanlıkların kritik birimlerinde görev alacak.
Ve o gün geldiğinde, eliniz ayağınız olacaklar. Sadece sizin değil, bu şehrin tamamının eli ayağı olacaklar.
Ama bugünden adım atmazsak, yarın yine aynı cümleleri kurar, aynı şikâyetleri yazarız.
Ve yine geç kalmış oluruz.
Artık günlük siyasetle oyalanma lüksümüz yok. Artık fotoğraf veren değil, geleceği planlayan bir anlayışa ihtiyaç var.
Liyakati esas alan, gençleri merkeze koyan bir bakış açısına ihtiyaç var.
Bu yazı bir eleştiri değil, bir son hatırlatmadır.
Çünkü bazı fırsatlar kaçtığında, geriye sadece pişmanlık kalır.
Seydişehir’in buna tahammülü yok. ZİRA Geleceği Kaçırıyoruz…

 

Kaynak: Abdullah LEBLEBİCİ

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Son viraja girdik… Zaman daralıyor…

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.