YAZARLAR

Ortasına geldiğimiz haftada kalan günlerinizin hayırlı olmasını diliyorum.

Geçen haftadan bu yana ülkemiz ve bölgemiz için son derece önemli gelişmeler oldu. Yıllardır sahip çıktığımız güney komşumuzun kuzeyinden ülkemize gelen mültecilere her türlü ihtiyaçlarını karşılayarak kucak açan ülkemizin, bölgede güvenli bir alan oluşturup mültecilerin kendi ülkelerine dönebilmeleri ve sınır güvenliğimizin tam olarak sağlanması için her türlü insanî ve diplomatik girişimleri devam etmesine rağmen, rejim ve ona yardımcı olan ülkeler kendi sivil halkını bombalamaya devam etti. Bu hususta hayatî öneme sahip alanları ele geçirdikten sonra Suriye Millî Ordusu güçlerine destek amacıyla bölgede bulunan ordumuza karşı bir hava harekâtı düzenlendi. Bu harekât sonrasında otuzyedi vatan evlâdı şehit düştü. Bir o kadar askerimiz de yaralandı. Allah (C.C.) şehitlerimize rahmet eylesin, yaralı askerlere acil şifâlar versin. Şehit ailelerimiz başta olmak üzere tüm milletimizin başı sağ olsun.

Şehitlerimizle beraber ülkemizin her tarafında duygular kabardı, acılar paylaşıldı, şehit askerlerimiz on binlerin katılımlarıyla memleketlerinde toprağa verildiler. Şehit Teğmen Bayram Olgun da ilimiz Tepekent Mahallesinde defnedildi. Cenazeye katılmak için çıktığımız yolda yaklaşık 45 kilometrelik mesafenin neredeyse tamamı konvoy olmuş şekilde bir trafik vardı. Öğle namazına ve dolayısıyla cenaze namazına çok rahat yetişiriz diye düşünmemize rağmen maalesef cenaze namazına bile yetişemedik. Fatihalarımızı mezarlıktan iletebildik. Kadını-erkeği, yaşlısı-genci, bebeği-çocuğu, askeri-sivili, bürokratı-işçisi sanki tüm Konya Tepekent mahallesine akmıştı. İnsanların gözyaşları namaz esnasında lapa lapa yağmaya başlayan rahmet damlalarına karıştı. Şüphesiz “ateş düştüğü yeri yakar” gerçeği nedeniyle ailenin acısı tarif edilemez ama yaklaşık 5 kilometre yürüyerek gittiğimiz güzergâhta gördüğümüz bu manzara acının paylaşılarak hafiflemesini sağlayacak en önemli etkendir. Yağan rahmetten dolayı en ufak bir sıkıntı ve bezginlik göstermeden adetâ şehidimizin kavuştuğuna iman ettiğimiz rahmetten nasipdâr olmak arzusu herkesin yüzüne yansımıştı.

Dönüş yolunda arabamızı park ettiğimiz yere kadar yürüdüğümüz aynı mesafede benzer tabloları izleyerek döndük. Aracımıza binip dönüş yoluna geçtiğimizde işaret eden iki delikanlıyı aracımıza aldığımızda tanışma sonrası öğrendiklerimiz yüreğimizi biraz daha serinletti. Giderken üç kişiydik, Ahmet Elden ve memleketinden uzaklarda ilimizde lise eğitimini tamamlayıp doktor olmak üzere Selçuk Tıp Fakültesinde okuyan Kenyalı öğrenci kardeşim Yusuf, dönerken beş kişi döndük, arabaya aldığımız gençler de güzel bir tevafuk eseri Yusuf kardeşimin aynı fakülteden arkadaşları çıktı. Muhammed ve Numan, gençliğe duymamız gereken güveni bir kez daha tazeledi. Geceden karar verip otobüsle cenazeye iştirak eden gençlerle dönüş yolunda yolumuz kesişti. Tabip Odası Başkanı olarak bu gençlere şoförlük yapmak bana ayrıca gurur verdi.

Cenaze merasiminde gördüklerim bana birkaç hususu hatırlattı. Bu milletin göz ardı edilemeyecek bir irfanı var. Bazen değerler itibarıyla yıpranmadan şikâyet etsek de şükür ki mayamız sağlam. Özellikle sıkıntılı dönemlerde milletimiz fabrika ayarlarına çabuk döner. Acılar bizim kenetlenmemizi sağlar. Acısız dönemlerimizde kucaklaşmayı bir öğrenirsek millet olarak değmeyin keyfimize.

Yıllardır kendisine sığınan mazlumlara yardım hususunda da milletimiz elinden geleni yapar ve yapmaya devam edecektir. Bu konudaki sabrımız zaman zaman test edilse de milletimizin alnının akıyla bu sınavı verdiğini düşünüyorum. Tamamen diplomatik alanda Batı ülkelerini sıkıştırmak amacıyla alınmış ve daha önce imzalanan bir anlaşmanın bazı hükümlerini askıya aldığımız karar da göstermiştir ki Batı ülkeleri bu alanda yeniden sınıfta kalmıştır. Denizin ortasındaki çaresiz insanların ilkel botuna geçip benzin hortumunu keserek, botlarını batırmaya çalışarak onları orada ölüme mahkum edenler medenî(!) Avrupa insanıdır. Çocuklar ve bebeklerin de içinde olduğu insan topluluğuna sadece sınırdan uzak dursunlar diye gaz bombası atmak, son raddede de bir mülteciyi sırtından vurarak öldürmek hangi insanî değerle bağdaşır acaba…

Son söz olarak bu millete kimse ayar veremez, sakın ha ayarlarımızla oynamayın.

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı (Yemek yeme adabına ilişkin kurallar devam…)

“Lokmayı ağza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak, lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak, önündeki yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek.”

> Yeni Meram >Yazarlar > Ayarlarımızla Oynamayın!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.