Konya
°C
Yeni Meram

Z Kuşağı'na anlatacak çok şey var!

Z Kuşağına anlatacak çok şey var!- Muhammet GÜMÜŞ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
08.02.2021 01:13
07.02.2021 15:23
0
4545
ABONE OL
Son zamanlarda daha çok dillendirilen bir konu oldu, Z Kuşağı. Kimine göre yeni nesil, kimine göre geçmişinden bir haber nesil, kimine göre ise gelecek için çok da umut taşımadığı öngörülen bir nesil olarak adlandırılıyor bu Z Kuşağı. Genel itibari ile Z Kuşağı veya Z Jenerasyonu, Y Kuşağı'ndan sonra gelen ve Alfa Kuşağı'ndan önce gelen bir demografik kuşaktır. 1997-2012 yılları arasında doğan kişilerden oluşmaktadır. Kişilik özellikleri; bireysel, sorgulayıcı, internet üzerinden sosyalleşen, bilgiye çabuk ulaşması nedeniyle kolay sıkılgan, antiotoriter tiptedir. Araştırmacılar ve medya, bu kuşağı takribi 1990'lı yılların sonundan 2010'lu yıllar başlayana kadar doğan kişilerin oluşturduğunu söylemektedir. Bana göre ise, her ne kadar teknoloji ile bütünleşip büyüyen bir kuşak olsa da sonuçta aile kavramıyla iç içe oldukları aşikardır. Yani kuşak Z olsa da, ailesi yönlendirici etkide büyük rol oynar. Geçmişini anlatmak, tecrübeleri paylaşmak bu kuşağa -eski usulle olmasa bile-  anlatıldığında anlamayacak değillerdir. Önemli olan, nasıl anlatacağımızdır. Teknolojinin etkisi altında olmaları, ailenin yaklaşımını bertaraf edecek düzeyde olmayacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmasında Z Kuşağı'na geçmişte yaşanan sıkıntıları anlatmanın önemine değinmesi üzerine dikkatlerin çekildiği Z Kuşağı'na geçmişteki siyasi sıkıntıların ötesinde yaşantıyla alakalı birçok konunun anlatılması gerektiği ortadadır. Bunla alakalı bir alıntıyı paylaşmak istiyorum : “Akademik açıdan mükemmel bir genç, büyük bir şirkette yönetici pozisyonuna başvurmaya gitti. İlk görüşme iyi geçmişti. Sonra üst düzey yönetici ile görüşmeye sıra geldiğinde, yönetici öz geçmişten gencin akademik başarılarının, ortaokuldan lisansüstü araştırmaya kadar her bilginin mükemmel olduğunu görünce sordu. - “Okulda burs aldınız mı?” - “Hayır efendim!” - “Peki okul masraflarınızı babanız mı ödedi?” - “Babam, ben bir yaşındayken vefat etti, dedi genç adam. Okul masraflarımı ödeyen annemdi” - “Annen nerede çalıştı?” - Annem, çamaşırcılık ve ev temizliği yapar efendim, dedi genç. - “Anladım" dedi yönetici. "Bana ellerini bir gösterir misin!” Genç adam şaşkın düzgün ve kusursuz ellerini yöneticiye uzattı. - Yönetici “Annene daha önce yaptığı işlerde hiç yardım ettin mi?” diye sordu bu kez. - “Hayır… Annem her zaman daha fazla kitap okumamı ve iyi bir eğitim için çabalamamı istedi. Ayrıca annem benden çok daha hızlı çamaşır yıkayabilir ”. Yönetici “Bir isteğim var" dedi. "Bugün evine geri döndüğünde, git ve annenin ellerine bak, sonra da yarın sabah gel beni gör ”. Genç işe alınma şansının yüksek olduğunu hissediyordu. Geri döndüğünde, mutlu bir şekilde annesine sarıldı. Kadın tam olarak ne oldu anlamamıştı ama kendini bir garip ve çok mutlu hissetti. Delikanlı annesinin ellerini avuçlarına aldı. O eller ne kadar da kırışık, çatlak ve çürük içindeydi. Bazı çürüklere dokunduğunda kadın elini geri çekiyordu çünkü canı yanıyordu. Bunu ilk kez fark ettiği için gencin gözleri doldu ve içi acıyla burkuldu. Annesinin ellerini defalarca koklayarak sevgiyle öptü. Bu ellerdeki morluklar onun mezuniyeti, akademik üstünlüğü ve geleceği için ödediği bedellerin karşılığıydı. Sofrayı o gece kendisi hazırladı, uzun uzun annesi ile sohbet etti ve yatmasına yardım etti. Ardından evi toparlayıp, kalan çamaşırların tamamını yıkadıktan sonra yorgun bir şekilde yattı. Ertesi sabah, tekrar yöneticinin karşısındaydı. Yönetici gencin gözlerindeki hüznü, acıyı hemen fark etmişti. - “Dün evinde ne yaptığını ve ne öğrendiğini bana söyleyebilir misin?” -“Annemi ne kadar ihmal ettiğimi gördüm. Onunla uzun uzun sohbet ettim, sofrayı kurdum, evi temizledim ve kalan tüm kıyafetleri de yıkadım” dedi. Yönetici; “Şimdi bana lütfen duygularını söyle” deyince, delikanlı başı öne eğik sıraladı: "1-Takdirin ne demek olduğunu şimdi biliyorum. Annem olmasaydı bugün başarılı olamazdım. 2-Tek başına bir şeyler başarmanın ne kadar zor olduğunu, birlikten kuvvet doğacağını çok iyi anladım. 3- Aile ilişkisinin önemini, değerini ve takdir edilmesi gerektiğini anladım ” Yönetici “İşte bu benim yöneticim olmak için aradığım şey" dedi. Başkalarının yardımını takdir edebilecek, başkaları ile iş yaparken, onların çektiklerini de anlayabilecek ve hayattaki tek hedefi olarak parayı ortaya koymayacak birini işe almak istiyorum ve işe alındınız". İşte Z Kuşağı'nın bu gerçekleri anlaması ve bu doğrultuda hareket etmesi sağlanmalıdır ki, gelecekte daha emin ve güven veren bir toplum olsunlar... Kalın sağlıcakla…
HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.