
Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin üzerinde en fazla çalıştıkları eski tabiri ile Maarif. Daha tamda oturmuş değil. Kolayda değil. Eğer bazı ülkelerin toplam nüfusu kadar öğrenciniz var ise sistemi oturtmakta bir o kadar zordur. Ne idi Maarif. Eğitim ve öğretim sistemleri. Bir başka tabir ile tahsil ile elde edilen ilim ve kültür.
Hatırlarsınız hükümet bu konuya öyle önem veriyor ki! Son olarak “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” açıklaması yapıldı. Milli ve manevi değerlerimiz, örf ve ananelerimize bağlı nesil yetiştirmek adına bir çalışma idi. Başarıya ulaşmasını temenni ediyoruz. Zira geleceğimizi emanet edeceğimiz genç nesilin çok donanımlı yetişmesi lazım. Geçmişini bilerek ülke geleceğinin haritasını çizmek lazım.
Ülke idaresinin bir boyutunda da dahili ve harici düşmanlarının fazlasıyla da var ne yazık ki! Birileri dışarıdan, onların işbirlikçileri ve tetikçileri de içerden ülke aleyhine yoğun bir faaliyet içindeler. Gençlerin çok iyi yetişmesi yönünde tüm imkanlarımızı seferber etmeye mecburuz.
Milli Eğitim bazen deneme yanılma metodu ile gidiyor. İdarecilerimizin de bu işte bir dahli yok ama! Zira bizde çok önemli deyimler var. Atalar ne varsa söylemişler. “Kervanın göçü yolda düzülür” diye. İyide saygıdeğer büyüklerimiz hata yapmamak lazım. Zira geri dönüşler ve kaybedişler ülkenin kaynaklarını boşa kullandırıyor.
Şimdilerde herkesin dilinde ve Milli Eğitim Bakanlığının da dillendirdiği ve okullarda verilen bir haftalık iki sömestr tatilinin kaldırılması. Ciddi ciddide düşünülüyor.
Özel sektörde çalışan emekçi kardeşlerimizi bir tarafa ayıralım. 2026 yılında 44 gün resmi tatilimiz var. Cumartesi – pazarları da ilave ettiğimizde 148 gün tatil yapıyoruz. Yani 365 günün 148 gününü tatille geçiriyoruz. Bir diğer tabirle günlerimizin % 40’ı tatillerle geçiriyoruz.
Öyle olsun diye yazmıyoruz ancak müsaadenizle Çin’den bir örnek verelim. Çin’de bizde olduğu gibi haftalar 7 gün. Çalışanlar haftanın 5 günü kendilerine, 1 gününü şirketlerine, 1 gününü de ülkeleri için çalışıyorlar.
Ülkemiz tatil cenneti. Tatil cenneti olacak kadar zengin bir ülkede değiliz ama tüm yükleri devletimize atmayı severiz. Bir diğer yanı da zorunluluk olmadıkça resmi tatillerin çoğu özel sektörün gündemine girmiyor ki!
Şu anda Milli Eğitim camiası, öğrencileri, öğretmenleri 1 ayı ara tatiller olmak üzere 3 ayda yaz tatili ilave edince 4 ay tatil yapıyorlar. Yani 120 gün. Bu konuda Avrupa’yı incelediğimizde durum çok farklı. Kendi inançlarına göre paskalya, Noel ve özel günlere denk getirerek günlerle ifade edilen tatiller yapılmakta. Bu ara sömestr tatilleri özellikle milli ve dini bayramlarına denk getiriliyor. Yaz tatilleri de 6 hafta ile sınırlı. Toplam fazla fazla hesap yapsanız dahi 2 ay toplam tatil. Bizde 4 ay tatil.
Bir tuhaflıkta şurada. Aynı okulda öğretmen konumunda 657 sayılı kanun statüsünde çalışanlar yaklaşık 4 ay izin kullanıyor. Yine 657 sayılı kanun kapsamında idareci olarak çalışan idareci konumundaki Müdür ve yardımcıları 30 gün izin kullanıyorlar. Boş okulları idarecilere mi bekletiyorlar!
Yaz tatillerinde harman kaldırma mazeretine sığınarak 3 ay tatili uygun görenler olabilir. Dünyanın hangi ülkesinde 4 ay tatil kullanılıyor ise lütfen işaret buyurun.
Katılımcı demokrasilerde halkın fikri esastır. Bir haftalık iki sömestr tatilinin kaldırılması ve uzun 3 ay yaz tatilinin kısaltılması olayını herkese değil öğrenci velilerine sorsalar yeter.
Ne diyorlar biliyor musunuz “Mübarek okullar bir açılsaydı”
Kaynak: Mehmet HANÇERLİ

Başkan Atiker’in açıklamalarına aynen katılıyorum…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.