Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Prof. Dr. Metin Kutal’ın Ardından

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi Bölümü İş Hukuku ana bilim dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Orhan Kutal 8 Şubat 2026 Pazar günü Karacaahmet Şakirin Camii’nde cenaze namazı kılındı.

Aynı kürsüde doktora yaptıktan sonra öğretim üyesi olarak da devam eden TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, aynı kürsüde öğretim üyesi değerli eşi Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş ve Hocanın öğrencileri ile çalışma hayatından bazı işçi ve işveren sendikaları temsilcileri cenaze namazına katıldılar.

Metin Hoca ülkemizin çalışma hayatı ile ilgili önde gelen akademisyenlerinden birisidir.
Yüksek lisans ve doktora çalışmalarında İş Hukuk derslerini kendisinden almıştık. Hoca derse devama büyük önem verir, sayısı 5 ile 10 arasında değişen öğrencilerin devam çizelgesini tutar, derse zamanında başlar zamanında bitirirdi. Takrir yani lecture usulü ile derslerini yapardı; genellikle İktisat ve Maliye Dergisi’nde çıkan veya hazırlığını yaptığı çalışma hayatının hukuki sorunları ile ilgili konuları tane tane anlatır biz de yazardık. Bu makaleleri yeniden yayınlanmıştır ( https://iktisat.istanbul.edu.tr/…/prof-dr-metin-kutalin…).

Metin Hoca yüksek lisans tez danışmanlığımı yapmıştı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu geçici 20’nci madde ile kurulan özel sigorta sandıkları konusunda bir tez yazmamı önermişti. Tezin taslağının hazırlanması, içeriklerinin belirlenmesinde kendisi ile irtibat kurulmasına dikkat eder, gelişmeleri de günü gününe takip ederdi. Ben hocanın fazla yorulmasına mahal bırakmadan tezimi yazdım, bu amaçla o dönem maddi külfet getirse de Ankara’da dahi kaynak araştırması yapmaya gittim, hatta İş Bankası’nda tavsiye ettiği bir hoca ile görüştüm. Hoca yazılan metinleri ciddiyetle okur, noktasına virgülüne kadar işaretlerdi. YÖK kayıtlarına göre Hoca’nın uhdesinde 17 yüksek lisans ve doktora tezi yazılmıştır.

Hocamız derslerinde gayet ciddi mesafeli ve resmi durmakla beraber babacan ve güven veren tavırlarıyla bilinir.

Doktora tezimi rahmetli Sabahattin Zaim hoca ile hazırlamıştım. Metin Hoca birkaç jüride bulundu, bundan sonra kendisiyle çok yakın çalışmalarımız olmadı.

Ülkemizde sosyal politikada bir dönem Mülkiye merkezli Cahit Talas, İstanbul İktisat merkezli Orhan Tuna ve Sabahattin Zaim çizgisi vardı. İktisat Fakültesi Sosyal Siyaset Kürsüsü (şimdiki adıyla Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü) Türkiye’de sendikacılığın eğitim merkezi olmuştu. Ancak dünyanın ve ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal şartları değişince eski keskin ayrımlar kalmamıştır.

Lisans eğitiminde Siyasal Bilimler Fakültesi’nden hocamız olan rahmetli Nur Vergin, 1970’lerin sonunda Karabük bölgesindeki işçiler incelemesinde işçi kesiminin manevi değerlere önem vermesini yazınca, o zamanki İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi kürsüsünde adeta aforoz edilmiş, kitabının dağıtımına ambargo konulmuştu. Üstelik manevi değerlere önem verenlerin iktidara gelebileceklerini söyleyince de şimşekleri üzerine çekmişti. Zira bir kesim sınıf sendikacılığı ile iktisat ve sosyolojiden uzaklaşmış, bunu fırsat bulan bazı sermaye çevreleri de bu ifratlığı çalışma hayatında yasakları artırarak tefrite ile kendileri için fırsata çevirmeye çalışmıştı.

Geçen yıllarda, ara sıra estirilen irtica ile mücadele (!) yıllarında Bölüm başkanı Sabahattin Zaim hocamızın yönlendirmesiyle araştırma görevliliği sınavını kazandığımız halde kadroya alınmayarak biz de nasibimizi almıştık. Sonraki yıllarda bazı arkadaşlarımız da 28 Şubat’ın mağduru olmuşlar, özlük haklarıyla uğraşılmıştı. “Bu da geçer ya Hû”…

Metin Kutal hayatını “Sosyal Adalet Yolunda Bir Ömür” adını verdiği anılarında anlatmıştır.
1929 doğumlu Hoca, ailesinin fedakarlığı ve devletin desteği ile konumuna gelebildiğini söylerdi, dolayısıyla aile ve devlet kavramlarına özen gösterirdi. Fransa’da hukuk alanında doktora yaparken iktisat ve sosyoloji gibi alanlarda da dersleri almıştı. Çalışma hayatında hukukun iktisatla iç içe olduğunu belirtirdi. İş hukuku her ne kadar özel hukukla ilişkilendirilse de kamu hukukuna da yakındır. İstanbul Hukuk Fakültesi İş Hukuku kürsüsü ile İktisat Fakültesi Sosyal Politika kürsüsü ilişkileri de anılarda yer almıştır.

Kamu yönetiminde lisans eğitiminden sonra lisans üstü düzeyinde iş ve sendikalar hukuku derslerini almak belediye başkanlığımız sırasında büyük faydası oldu.

Metin Hoca, Çalışma Bakanlığı döneminde Bülent Ecevit ile tanışması ve sonrasında çalışma hayatıyla ilgili olarak ona verdiği bilgiler hakkında da bilgiler verir. ILO, İş Hukuku Milli Komitesi, Yüksek Hakem Kurulu, bazı işçi ve işveren sendikalarındaki çalışmaları Hocanın üniversite dışındaki etkinlikleridir. Metin Hoca’nın çalışma hayatına katkılarını hatıratından takip etmek mümkündür. Hoca çalışmalarını sosyal demokrat çizgide sürdürmüştür.

Hoca, bir dönem İktisat Fakültesinde ders verebilmek için doçent olmak şartı uygulandığını belirterek şimdilerde ise yeni doktoralı elemanlara ders verdirilmesini hiç tasvip etmemiş, bunu üniversite eğitiminde ciddi geriye gitme olarak görmüştür.

Erzincan Kemaliye kökenli memur bir aileden gelen Hocanın hayatta karşılaştıkları sorunlar da anılarında yazılmıştır. Ayrıca Hoca ile son anlarına kadar yakın ilişkilerini sürdüren, Hocamızın yetiştirdiği ülkemizin önde gelen iş hukukçuları Prof. Dr. H. İbrahim Sarıoğlu, Prof. Dr. İbrahim Subaşı ve diğer akademisyenlerin sözlü katkılarıyla yeni bir çalışma yapılmasını önermekteyiz. Nitekim Hocanın Nurettin Topçu ile akrabalığı vardır. Özel sohbetlerinde babasının ramazanlarda evde teravih kıldırdığını söylerdi (o dönem tek parti dönemi olduğunu hatırlamak gerekir). Kendisi de sağlıklı zamanlarında ramazan orucunu tutardı. Hocanın sıklıkla tekrarladığı duası “Allah iman selameti versin” idi.

Kürsüdeki diğer öğretim üyeleriyle olan ilişkilerinde de öğrencileri yanında ölçülü idi. Eğer eleştiri konusu bir durum var ise “hoca atlamış” der veya iki tarafı telif eden yorumlarla dengeyi sağlardı.
Bu bölüm öğretim üyeleri dini bayramlarda önce Sabahattin Zaim hocayı, sonra Metin hocayı, sonra da Toker beyi ziyaret ederlerdi.

Hocamıza Allah’tan rahmet niyaz eder, yakınlarına ve öğrencilerine başsağlığı dilerim.

 

Kaynak: Adem Esen

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kalkınma Bir, iki İlçenin Değil, Şehrin Meselesidir… OLMALI da…

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0