Gazetecilik bazen sadece bilgi aktarmak değildir… Bazen vicdandır, bazen sitemdir, bazen de yanlış anlaşıldığını fark edip geri adım atabilecek olgunluğu gösterebilmektir. TSYD genel başkan yardımcısı, Başkanımız Recep Çınar, Gaziantep maçının ardından kaleme aldığı “Mehmet Baykan’ın üzerinden Konyaspor’u doğruyorlar” başlıklı yazısında, Konya’nın ve Konyaspor’un uğradığını düşündüğü haksızlığa güçlü bir refleks gösterdi.
Bu refleks; kişisel değil, şehir aidiyetinin, Konyaspor sevdasının ve yıllardır biriken adalet arayışının tezahürüdür. Ancak asıl kıymetli olan, sonrasında yaşananlardır…
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, Recep Çınar’ı bizzat arayarak konuya açıklık getirmesi; Konya’ya olan sevgisini, Konyaspor’a bakışını ve Mehmet Baykan’la arasında herhangi bir sorun olmadığını net bir dille ifade etmesi, Türk futbolu adına önemli bir iletişim örneğidir.
“Ağır abi” görüntüsünün ardında, sağduyulu ve yapıcı bir yaklaşım olduğunu görmek; gerginlikten beslenen futbol ikliminde az rastlanan bir tavırdır. Recep Çınar’ın yazısında açık yüreklilikle yaptığı özeleştiri ise kalem namusunun hâlâ bu ülkede yaşadığının göstergesidir.
Yanlış anlaşıldığını fark ettiğinde geri adım atabilmek, incittiğini düşündüğü bir noktada özür dileyebilmek; gazeteciyi küçültmez, aksine büyütür. Burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta daha var:
Hakem hatalarına yönelik itiraz ile kurumsal niyet okumasını birbirinden ayırabilmek…
Gaziantep FK maçında yaşananlar, Konyaspor camiasının canını yakmıştır. Buna kimsenin itirazı yok. VAR hakemi Özgür Yankaya ve maçın hakemi Kadir Sağlam üzerinden yükselen eleştiriler, sahadaki bariz hataların bir sonucudur. Bu konuda gösterilen tepki de sonuna kadar meşrudur.
Ancak bu hataları, doğrudan TFF Başkanı’nın kişisel bir hesaplaşmasına bağlamak; bugün gelinen noktada, karşılıklı açıklamalar ışığında yeniden değerlendirilmiştir.
Bu değerlendirmeyi yapabilmek, işte tam da Recep Çınar’ın gazetecilik refleksidir.
Ayrıca Konyaspor Başkanı Ömer Atiker’in sağduyulu yaklaşımı da not edilmelidir. Kulübün TFF ile olan ilişkilerinin sağlıklı yürüdüğünü, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Konyaspor’a her zaman bir telefon kadar yakın olduğunu ifade etmesi, camianın geleceği adına kıymetlidir.
Sonuç olarak şunu açıkça söylemek gerekir:
Recep Çınar’ın bu yazısı; ne geri vites, ne teslimiyet, ne de suskunluktur. Bu yazı; Konya’yı savunurken kırıp dökmemeyi, Konyaspor’u korurken hakikatten ayrılmamayı tercih eden bir duruştur.
Bu duruşa katılıyorum.
Bu samimiyete saygı duyuyorum. Ve Recep Çınar’a, hem Konya’ya olan sevdası hem de kaleminin sorumluluğunu taşıyabildiği için teşekkür ediyorum.
Çünkü bu şehir, yüksek ses kadar, doğru tonu da hak ediyor.
Kaynak: Abdullah LEBLEBİCİ
Konya’ya Büyük Göç Geliyor: Hazır mıyız?
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.