Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Füzeler Konuşuyor, Hakikat Susuyor

Yazıma iki yüzlü batı dünyasının son münafıklığını/ iki yüzlülüğünü yazarak başlamak istiyorum. Dünyada güya insan haklarını savunan hümanist, barışçıl ve insancıl örgütler İran’da bir ilkokula yapılan füze saldırısında öldürülen 160 kız çocuğu için neden tek kelime etmiyorlar? Etmezler çünkü onlar insan hakları derken tüm insanları, tekmil ademoğullarını kast etmiyorlar. Kendilerini (Yani batılı olanları) kastediyorlar. Kendilerinin dışında olan (Afrikalı, Asyalı, Güney Amerikalı…) insanları ‘insanımsı” diye nitelerler. Bu sebepten Irak savaşından önce petrole bulanmış bir kuşu günlerce televizyonlarda göstererek Saddam’a karşı savaş propagandası yaparlar lakin İşgalden sonra Irak’ta Irak halkına yaptıkları katliamları tecavüzleri normal görürler.
Suriye’de YPG üyesi bir kadının saçının kesilmesine (Türkiye aleyhine olduğu için) tepki “saç örme eylemi” yaparlar, lakin İran’da öldüren onca kız çocuğunu görmezden gelirler. Gazze’de öldürülen 50 binden fazla çocuk, Epstein skandallarında tecavüze uğrayan, öldürülen çocuklar onların umurunda olmaz.

YÖNETİM KAFASINI “KUM’A” GÖMMÜŞ

Bendeniz bir insan, bir Müslüman olarak şu temel inancımı ve vicdani görüşümü ifade etmek isterim: İran’ın ABD ve İsrail’e karşı zafer kazanmasını isterim. Bu cümleyi söylerken İran’ın o çok büyük hata, ihanet ve kusurlarını unutmuş değilim, eğer bugün İran’ın düştüğü duruma Türkiye düşseydi, İran çoktan ABD ile iş birliği yapıp bizi parçalamak için harekete geçmiş olurdu. (Irak’ta, Afganistan’da yaptığı gibi) Bütün bunlara rağmen, “deccal in askerleri, bozguncu Yahudi” ile savaştığı için İran’ın kazanmasını isterim. Çünkü ABD, Batı ve İsrail’in zulmü ve katliamları İran’ın yaptıklarından kat kat fazladır. Savaşın şu ana kadarki gelişmelerine bakıldığında ise mollaların gerçeklerden ve halktan kopuk bir hayat sürdükleri görülmektedir. Yöneticiler adeta kafalarını Kum’a (İran’daki Kum şehrine) gömmüş.

EN BÜYÜK TEHLİKE: Şİİ–SÜNNİ SAVAŞI

İran hem 12 gün süren savaşta hem de son saldırılarda birçok önemli yöneticisini kaybetti. Bu kayıplar, sanki ülkenin itidalini kaybetmesine yol açmış gibi görünüyor. Çünkü İsrail ve ABD’ye atılması gereken bazı füzelerin alakasız ülkelere yöneldiği iddia ediliyor. Körfez ülkelerine, Nahçıvan’a ve hatta Türkiye’ye düşen bazı füzeler buna örnek gösteriliyor. İran bunların bir kısmını kabul etmiyor. Ancak tarih boyunca mezhebi inancının önemli bir unsuru olan “takiye” sebebiyle sözleri pek güven uyandırmıyor. Bu gaflet —veya içerideki ajanların ihaneti— Allah korusun, bir Şii–Sünni savaşına yol açabilir. Yahudi’nin istediği de zaten tam olarak budur. Tarafların bu kadar karışık olduğu bir ortamda şu sorulara net cevap vermek oldukça güçtür:

 

ABD, ülkesine 11 bin kilometre uzaklıktaki İran’dan ne istemektedir? Daha dün ABD, Irak’ı ve Afganistan’ı işgal ederken İran’dan yardım almamış mıydı? Azerbaycan, Ermenistan’la savaşırken İran Ermenistan’a yanlısı bir tavır sergilemedi mi?
Bu sorulara net cevap vermek için Siyonistlerin emellerini Batı kültürünün o kan içici doymak bilmeyen damarını, Şia’ inancındaki devlet ve toplum anlayışındaki yanlışlıkları bilmek gerekir. Batı, dünde haçlı ruhuna sahipti bugün de. İran, dün de en büyük düşman olarak (kafirler yerine) başka mezhepleri görüyordu bugün de. Rabbim tüm insanlığın tekmil Ümmet-i Muhammed’in yar ve yardımcısı olsun. Âmin

Kaynak: Lütfi AYHAN

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yarın can güvenliği tartışılmaya başlanacak…

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0