Son günlerde konuşulan dev bir proje var.
Aksaray bağlantılı olarak planlanan ve Konya’nın sanayi ve teknoloji üssü olacağı ifade edilen devasa bir organize sanayi bölgesi…
Rakamlar gerçekten dikkat çekici. Toplam 17.200 hektar, yani 172 kilometrekarelik bir sanayi alanından söz ediliyor.
Bu büyüklüğü daha iyi anlatmak için basit bir örnek vermek yeterli: Avrupa’da bir prenslik olan Liechtenstein’ın yüzölçümü yaklaşık 160 kilometrekare.
Yani konuşulan sanayi alanı neredeyse bir ülke büyüklüğünde.
Planlanan yatırımın dağılımına baktığımızda ise tablo oldukça net: Bu dev alanın yaklaşık %92’si Ereğli’ye, %7’si ise Akşehir’e ayrılmış durumda.
Kimse yanlış anlamasın. Ereğli büyüsün… Akşehir gelişsin… Buna kim karşı çıkabilir ki?
Ereğli yıllardır üretim potansiyeli yüksek bir ilçe. Akşehir köklü ticaret ve kültür geleneği olan önemli bir merkez.
Hatta açık konuşalım: Her iki ilçemiz de il olmayı çoktan hak etmiş yerlerdir.
Geçtiğimiz günlerde Konur Alp Koçak’ın Ereğli’nin il olması için TBMM’ye teklif sunması da bu tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Öte yandan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Cem Zorlu’nun Ereğli’ye yönelik özellikle tarım ve hayvancılık alanındaki projeleri de dikkat çekiyor.
Ereğli gerçekten sessiz sedasız büyüyor.
Ama bütün bu gerçeklerin yanında insan ister istemez başka bir soruyu da sormadan edemiyor:
Konya’da başka ilçe yok mu? Burnumuzun dibindeki SEYDİŞEHİR mesela…
Sanayisi olan, üretim kültürü olan, yıllardır ülke ekonomisine katkı sağlayan bir ilçe. Alüminyum fabrikasıyla Türkiye sanayisinin önemli merkezlerinden biri.
Ama yeni yatırım planlarında adı neredeyse hiç geçmiyor. Sadece Seydişehir mi? Beyşehir, Çumra, Karapınar, Ilgın…
Hepsi lojistik avantajı olan, üretim potansiyeli bulunan ilçeler. Seydişehir; yıllardır üretimin içinde olan bir sanayi kültürüne sahip.
Ama planlanan dev yatırımda ağırlığın neredeyse tamamen iki ilçede toplanması doğal olarak bazı soruları da beraberinde getiriyor.
Çünkü kalkınma dediğimiz şey; bir ilçeyi büyütmek değil, bir şehri birlikte büyütmektir.
Konya büyük bir şehir. Ama Konya’nın gücü sadece merkezden değil, ilçelerinin tamamından gelir.
Bir başka önemli mesele de şu:
172 kilometrekarelik bir sanayi alanı demek, yüzbinlerce insanın çalışacağı bir üretim merkezi demektir.
Hesaplara göre burada 400 bin kişiye yakın istihdam oluşabilir.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Ereğli ve Akşehir çevresinde neredeyse yeni bir büyük şehir kurulması demek.
Peki bunun altyapısı hesaplandı mı? Yollar… Su kaynakları… Enerji… Barınma… Şehirleşme…
Bütün bunların planı hazır mı? Hazır diyenler varsa, kamuoyunun bunu bilmeye de hakkı var.
Bu nedenle özellikle Konya’yı temsil eden siyasetçilerin, bürokratların ve yerel yöneticilerin bu konuyu yeniden masaya yatırması gerektiğini düşünenlerdenim.
Gazeteci arkadaşımız Uğur Özteke’nin dile getirdiği görüşlere de bu noktada katılıyorum.
Kısacası mesele çok basit:
Konya büyüyecekse, bütün ilçeleriyle büyümeli. Ve bu büyümenin içinde Ereğli de olmalı, Akşehir de olmalı…
Ama Seydişehir de mutlaka olmalı.