Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Tehdit Siyaseti

Günümüzde siyasetin şekli şemali öyle bir değişti ki! Uluslararası ve ulusal siyasette eski yıllarda görsel dahi olsa bir nezaket vardı. Kesinlikle diplomatik bir dil kullanılır ve nezaket sınırları aşılmazdı. Amiyane tabirle yalan, düzmece haberler belden aşağı vurmalar olmazdı.

 

Yurt içinde siyasi partilerimizin liderleri ailevi meselelere hiç girmedikleri gibi hakarete hamiz söylemlerde bulunmazlardı. Hepsi de ülkenin genelde ve yerelde bir adım öteye gitmesi adına varsa projelerini ortaya koyar buna göre de halktan destek isterlerdi.

 

Uluslararası boyutlarda da nezaket pek bir kenara bırakılmazdı. Ülkeler şahsi çıkarları doğrultusunda söyleyeceklerini diplomatik bir dil kullanarak söylerlerdi. Son yıllarda oralarda da tüm nezaket kuralları bir tarafa bırakılarak pervasızca söylemler çıkıyor ağızlardan.

 

Son bir örnek ABD Başkanı Donald Trump uçak gemilerini İran’a gönderdikten sonra diyor ki “İran bizimle anlaşmaz ise çok kötü şeyler olacak” Bu ifadeyi Türkçeleştirirsek benim dediğimi yapmakla mükellefsin.

 

Dünya’ya neler oluyor Trump sanki ABD’nin Başkanı değil dünya devletleri başkanı gibi başına buyruk hareket ediyor. Karşısında ne Rusya nede Çin var. Sadece Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un var. Ond ada çok gürültüsü var sağanak yağış yok sanki

 

Hep dikkatimizden kaçmıştır. Demokratların çoğunlukta olduğu ABD’de Cumhuriyetçi Trump’u ikinci kez göreve kim ve nasıl getirmiştir. Öyle bir adam ki hiç bir ABD Başkanının yapamadığı ABD büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e almış bir adamdır. Hiç bir dönemde İsrail’e bu kadar ucu açık bir hamilik yapılmazken Trump yapmıştır. İşte görüyorum Gazze’de ABD kefilliğinde imzalanan ateşkese rağmen İsrail hava durumuna ve keyfine göre Suriye, Lübnan, Gazze ve Ürdün’ü vurmaya devam etmiyor mu? ABD’den ses yok. Olmayacak ta!

 

Eskiden iki kutuplu dünya iyiymiş. ABD ve Rusya. Rusya’nın başına Ukrayna çorabını geçirdiler, birde ekonomi kıskacına aldılar uğraşsın dursun. Çin’i anlamak mümkün değil. İran’a ufak defek yardım etsede bence hala güç toplamaya devam ediyor.

 

Uluslararası arenada artık bel altı hamleleri sanki meşru hale gelmiş. Şunları yaparsan karşılığında şunu yapabilirim. İsrail efendi Suriye’nin toprakları içinde yer alan Golan Tepelerini işgal ediyor ve ben buradayım çıkmam diyor. Çıkartabilene aşk olsun.

 

Gelelim tehdit olayındaki torbadaki Trump’a. Epstein dosyasına. Sadece dosya ile kalmıyor Epstein adasıda varmış. Hatta bu adaya pedofili adası diyenler dahi var. Dosyaya ismini veren ahlâk yoksunu Jeffrey Epstein ve suç ortağı eski sevgilisi Ghislaine Maxwell. Bu kulübe küresel elitlerin dahil olduğu organize bir şebeke. Reşit olmayan kız çocuklarını elitlere ve devlet erkanlarına peşkeş çekip kayda alan bir anlayış.

 

Öyle organize çalışılmış ki kayıtlı 3 bin dosya varmış. Söylentiler doğru ise Epsteinler mossad hesabına çalışmış. Yahudi politikası herkesi avuç içine almak için efor sarf etmişler. Demek ki İsrail’in çok rahat hareket etmesinin bir sebebi var. Epstein’lerin hiç sevmediği ülke Türkiye ve lideri de Recep Tayyip Erdoğan’mış.

 

Dosyada daha büyükler de vardır belki de. Zira Trump bir basın toplantısında kendisine Epstein dosyasını soran gazeteciyi salondan atmış. Sonrası muhtemelen delillerin canlısını yok etme adına Jeffrey Epstein tutuklu olduğu New York’taki hapishane hücresinde 2019 yılında ölü bulunmuş. Eski sevgilisi ve suç ortağı Maxwell’i de 20 yıl hapis cezasına çarptırmışlar.

 

Buradan şu anlaşılıyor ki kendi çıkarları doğrultusunda bu belgeleri kullanıp tehdit ile iş yaptıracaklar. Belki yasaklı video görüntüleri dahi vardır. Üstelik reşit olmayan çocuklarla.

 

Donald Trump’ın pervasızlığı devam ediyor. Kanada bana iyi bir eyalet olur diyor. Venezuella’nın petrol kralı benim diyor. Kolombiya haddi aşma ben sizin babanızım diyor. Grönland (Yeşil ülke)’ı para ile satın alabilirim. Danimarka orayı nasıl koruyacak diyor. BM’yi pasifize edip kendi Birleşmiş Devletlerini kuracağa benziyor. İran diyor başkalarını diyecek de.

 

Bakalım göreceğiz. Diğer taraftan da hamisi olduğu devlet belki de Epstein’in hami abisine dair tehditlerini de gündeme getirecek midir?

 

Adamlara her şey mübah. Her türlü karalama, yalan, iftira, video, her şey serbest.

Kaynak: Mehmet HANÇERLİ

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Siyaset Üretiminde Yabancı ve Yerel İki Kitap Üzerine-3

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0