YAZARLAR

Siyaset pandemi ortamını da fırsata dönüştürdü. Mevsimin de kış olması münasebetiyle yeni yeni oluşumlar görmekteyiz. CHP zihniyetinin 3. halkasını Sayın Muharrem İnce’nin “Türkiye Değişim Hareketi” oluşturdu. Daha önceleri hatırlarsınız bu hareket adı altında Türkiye turuna çıkan Sayın İnce, pek de aradığı coşkuyu bulamamıştı. Birkaç il ziyaretinden sonra parti kurma faaliyetlerine geçildi. İstifa ediyor, edecek tartışmaları sonrasında önceleri eleştirdiği e-Devlet üzerinden istifasını sundu. Akabinde üç CHP’li milletvekili de partilerinden istifa ederek Sayın İnce ile birlikte hareket edeceklerini belirttiler.

Hareketin başkanı, lideri Sayın İnce, partinin isminin, logosunun ve genel merkezin hazır olduğunu iletti. Bu gizemli ayrıntıların daha detay bilgilerini lütfeder de, uygun gördükleri tarihlerde açıklarlarsa göreceğiz. İstifa eden bu 3 milletvekilinin ardından memleket insanları grubu oluşturacak diğer 17 milletvekilinin istifasını bekledi. Bu grup milletvekilinin kah CHP’den kah İYİ Parti’den transfer olacağı söylentileri yayıldı. CHP’den bir grup milletvekili isimlerinin bir gazetede geçtiğini ancak istifa etmeyi kesinlikle düşünmediklerini basına bildirdiler. İYİ Parti cephesinden şu ana kadar bir ayrılık görünmüyor. Hatta parti içinde muhalif olarak gösterilen Aytun Çırağ’a da başdanışmanlık verildi. Dahası tekrar partiden ihraç edileceği duyurulan Sayın Özdağ’ın ihracı da rafa kaldırıldı.

Sayın Muharrem İnce’nin “Grup kuracağız” söylemi ilk günden akamete uğrarsa inandırıcılığı da kalmaz. Hep aynı şeyi söyledi ve söylemekte: Parti içi demokrasi yok. Cumhurbaşkanı adayını CHP üyeleri belirleyecek. Milletvekili adayları, grup başkan vekilleri ve partinin diğer yönetim organlarını hep örgüt belirleyecekmiş. Geçmişe baktığımızda ülkenin gündemine belki de parti içi ön seçimi ilk getiren parti CHP’dir. Güya demokrasinin en çok uygulandığı parti, CHP’dir. CHP kongrelerine çok adaylı olarak girilir.
Pekala, bütün bu parti içinde demokrasinin zirve yaptığı partide kongrelerde, sandalyeler niçin havada uçuşur? CHP’nin bu ileri demokrasisi seçmene fazla mı geliyor, ağır mı geliyor? Kaldıramıyor mu?
Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’nin “Cumhur İttifakı ve Saray ağzı”yla konuştuğunu iddia etti. Karşılığında da çok sert bir cevap geldi İnce’den. Sayın Öztrak’ın dededen, babadan ve torundan devletle iç içe olduğunu vurguladı ve eleştirdi. Sayın İnce, adama sormazlar mı, siz CHP’den ayrılmadan önce “Öztrak hanedanı” devlette yok muydu? Partiden ayrıldıktan sonra partiyi eleştirmek kolay. Aslolan parti içerisindeyken bu mücadelenin verilmesi değil mi?
Gerçi sadece CHP’de değil, diğer partilerde de moda oldu. AK Parti’de iken Başkanlık Sistemi’nin faziletlerini anlata anlata bitiremeyenler şimdi Parlamenter, hatta Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’den bahsediyorlar.

Parti içerisindeyken mücadele vermeyen insanların söylemleri, ayrıldıktan sonra ne söylerse söylesin etkili olmuyor. Muharrem Bey için şunu sorabilir miyiz? Diyelim ki AK Parti’de tek adam zihniyeti var ve bunlar zinhar konuşulamıyor. CHP’de de mi tek adam zihniyeti var ki, şimdi konuşuyorsunuz? Şayet Mecliste grup kuramaz iseniz, inandırıcılığınız tartışılabilir!

Gelelim Saadet Partisi’ne. Hep vurgulamaktayız, Sayın Temel Karamollaoğlu’nun söylemlerini çözemedik, çözemiyoruz. Çamlıca’yı da çözemedik, İstanbul yerel seçimlerini de!.. En son Sayın Cumhurbaşkanının SP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sayın Oğuzhan Asiltürk ziyaretiyle başlayan bir süreç. Bu ziyaretin Sayın Başkan’nın bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği duyuruldu. Ziyaret sonrası partide bazı gelişmeler de yaşanmaya başlandı. Ve ilk kez bir lider değişiminden söz edildi. Hatta rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’nın 25 yıl danışmanlığını yapan Sayın Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın Saadet Partisi’ne genel başkan olacağı konuşuluyor.
Parti içerisindeki bu mücadeleyi bakalım kim kazanacak. Yetkili kurullar gerekli görüşmeleri yapar, olağanüstü genel kurula gidilir ya da gidilmez, o partinin kararıdır. Ancak genel başkanın üst düzey eleştirel söylemleri, toplumun vicdanında yara açıyor. Bakalım SP ve diğer partilerin ve yeni partilerin yapılanmalarını birlikte göreceğiz. Seçime girecek bütün partilerin hesapları 50+1’den yana. Bir de seçim barajını aşmak için yapılacak seçim ittifakları. Hesaplanmayan bir şey olursa, yapılırsa…Seçim barajı %5 ya da %7’ye çekilerek seçim öncesi yapılan ittifak oluşumları kanunla iptal edilirse!..
Ne mi olur?
Hep birlikte göreceğiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > SİYASİ GÜNDEM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.