YAZARLAR

Ne zaman, nerede ve kim tarafından fethedildiği kesin olarak bilinmeyen sırlar diyarı…
Sırlar diyarı deniyor çünkü arkeolojik buluntular ilin yerleşim tarihini net olarak ortaya koyamıyor. Buluntular, kent tarihinin çok eskilere hatta ilk çağlara kadar gittiğini düşündürtüyor. Geçmiş tarihine ilişkin net bir görüş olmasa da kent Hitit, Firig, Bizans-Roma, Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı Dönemi uygarlıklarında stratejik önemde görülmüş.
Bolca Anadolu erenlerine ait türbe, cami, dergâhları ve çok sayıda çeşmesiyle günümüzde de öylece duruyor çiniler diyarı KÜTAHYA…
Çiniler diyarı olarak ifade edildiğine aldanmayın çininin çok daha ötesinde bir kent aslında…
Malazgirt Zaferinin ardından Türklerle tanışan, ismi Türkler tarafından verilen Kütahya; türbe, cami, mescit, han, hamam, medrese, külliye, Mevlevihane, anıt ve şehitliklerinin yanı sıra çok sayıda çeşmesi ile de tarih, kültür zengini bir şehir.
Her bir sokağı buram buram tarih kokuyor adeta. Adımladığınız her sokakta ya bir mescit, türbe, han, hamam ya da medrese, külliye, Mevlevihane, çeşme selamlıyor sizi.
Binin üzerinde camisiyle, şehre tepeden bakan tarihi kalesiyle bir başka gözüküyor Kütahya…
17’inci yüzyılın gezginlerinden, 71 yıllık ömrünün tam 40 yılını Osmanlı topraklarını gezerek geçiren Evliya Çelebi’nin de memleketi Kütahya. Seyahatnamesinde Evliya Çelebi Kütahya’yı Anadolu Eyaletinin tahtı olarak tanımlıyor.
Şeyh Salih Efendi, Paşam Sultan, Karagöz Ahmet Paşa, Ahi Evran, Şeyh Buhari, Ulu Cami, Sunullah Gaybi, Fatma Ana ve Dört Direkli türbeleriyle de erenleri bağrında barındırıyor.
Seher vaktinden az biraz önce vardığım Kütahya’da farklı bir heyecanla zor ettim sabahı…
Sabah olduğunda Kütahya’nın en büyük camilerinden, Yıldırım Beyazıt tarafından yapımına başlanan Ulu Cami’de aldım soluğu. Şehrin en geniş iç mekânına sahip avlusuz camiinin ortasından semaya yükselen insanın ruhunu arındıran su ve o eşsiz sesi camiyi daha da güzelleştirmiş.
Ulu Camiinin hemen doğusunda yaklaşık 50 metre uzaklıktaki Dönenler Camii de şehre anlam katan başka bir mekân. Konya ve Afyon’dan sonra Mevlevilik tarikatının üçüncü büyük merkezi kabul edilen Dönenler Camii ilk başlarda semahane olarak kullanılmış, şimdi ise mescit olarak kullanılıyor. Camii aynı zamanda da türbe. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin torunu Ergun Çelebi ve yakınlarının sandukaları camide bulunuyor. Sandukaların arasında namazlarınızı eda etmeniz mümkün.
Akşam vakti olduğunda Ulu Camii ve Dönenler Camii’nin Mukabeleli (Karşılıklı) ezan okuma geleneği sizi mest ediyor. Birbirini kesmeden yükselen ezan sesleri sizi Kütahya’da kaybediyor…
Bunlarla da sınırlı değil güzel diyar…
4 direkli, kaditler, molla bey gibi daha nice tarihi camileriyle tarihten izler taşıyan Kütahya, misafirperver insanlarıyla da sizi şaşırtıyor. Hele bir adres sormuşsanız vay halinize… Sınırları zorlayan yardım seferberlikleri ile insanlığımızı bizlere yeniden hatırlatıyorlar. Kaç kişiye adres sorma eğiliminde bulunduysam, istisnasız soluğu Kütahya’nın o misafirperver insanlarıyla anında aradığınız adreste alıyorsunuz… Tezgâhlarını dahi terk etme pahasına üstelik… Bir ara düşündüm bunun genetikle bir ilişkisi var mı diye… Varmış! Öteden beri hep böyleymiş. Öyle ki Evliya Çelebi de bu hali Seyahatnamesinde şu cümlelerle ifade ediyor.
“Kadrile halince beldeganı var Kütahya’nın
Her garibe dost olur insanı var Kütahya’nın…”
Gerçekten de öyle Kütahya insanı. Her garibe dost oluyor.
İnsani ilişkileri mükemmel ötesi…
Kütahya’da dikkatimi çeken bir diğer husus ise esnafın Mevlit-i Nebi Haftasına özel uyguladıkları indirimler. Berberinden kuruyemişçisine, ayakkabıcısından nalburuna, camcısından elektrikçi esnafına kadar hemen hepsi dükkânlarının camlarına astıkları haftaya özel indirimlerle Peygamber Efendimizin dünyaya gelişlerini bir birlerini de mutlu ederek kutluyor.
Onarılmayı bekleyen tarihi konaklarıyla da dikkat çeken garip dostu, tarih ve kültür kenti Kütahya’da her şeyi anlatabilmek tabii ki mümkün değil.
Kentten ayrılma vakti geldiğinde içinizdeki hüznü anca; en kısa sürede sana tekrar geleceğim sözüyle bir nebzede olsa azaltabiliyorsunuz.
Sadece 2 günlük bir zaman dahi geçirseniz, asırları yaşamış hissiyle ayrılıyorsunuz Anadolu Eyaletinin tahtı Kütahya’dan.
Musalla Mezarlığında Sunullah Gaybi Türbesi ve hemen yanı başındaki istirahatgahında Cihan-ı Ma’rifet Piri, Bende-i Halveti Şa’bani Arif-i, Kütahyevi Hazretleri Mehmet Dumlu uğurluyor şehirden sizi, yeniden kavuşmak üzere…
Demem o ki ne yapıp edip Kütahya’yı biraz hayal etmeli. Hayaller bizi gerçeğine kavuşturur. Çiniler diyarından ibaret olmayan bu mekânları tez vakitte solumalı…
Şaban Özdemir
sabanozde@gmail.com

> Yeni Meram >Yazarlar > Her garibe dost olan şehir…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.