YAZARLAR

Bu koronavirüs toplum üzerindeki hassasiyetimizi o kadar arttırdı ki uyarılara ve yol göstermelere rağmen anlık tepkileri bir anda kaosa sürükleyecek boyuta ulaştırabiliyor.
‘Evde kal, sosyal mesafeyi koru, maskeyi tak’ gibi ciddi uyarılar toplum içindeki yayılımı engellemek ve bir nevi virüsü kendi içine hapsetmek türünden çalışmalardır.
Nitekim tüm bu çalışmalar doğrunun içindeki yanlışlar ile bir anda farklı bir boyuta geçebiliyor.
Cuma gecesinden bahsediyorum.
Ani bir sokağa çıkma kararı alınma duyurusu ile yasağın uygulanacağı iller başta olmak üzere büyükşehir olmayan ancak olayın ciddiyetine kendini kaptıran bazı şehirlerde bile öncelikle ekmek ihtiyacına gidermek için herkes dışarılara attı kendini. Dolayısıyla ortaya birçok eleştirisel boyutu olan değerlendirmeler çıktı.
Alınan karar doğru mu? Evet doğru.
Çünkü hafta sonu havaların yaz modunda olacak olması birçok şehirde haftalarca evinde sıkılan vatandaşın kendini dışarıya atmasına vesile olacak, dolayısıyla emekler yine zayi olacaktı.
Ancak sokağa çıkma kararı ile bu engellenmiş oldu.
Peki, yanlış nerede?
Yanlış olan yasağın detaylardan önce açıklanması ve vatandaşın yasağın boyutu hakkında bilgilendirilmemiş olmasıdır.
Yani İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ekran karşısına geçip önce detayları paylaşıp ardından yasağı ilan etmiş olsa, vatandaş en azından temel ihtiyaçlarını nasıl gidereceğini öğrenecek, fırınlara, marketlere akın etmemiş olacaktı.
Ancak sokağa çıkma yasağı ilanını duyanlar ani refleks ile hemen fırınlar ve marketlerin yolunu tutmuş oldu. Tabi bunda sokağa çıkma yasağını ilk kez yaşayanların da fazla olmasının etkisi aşikardır.
Artık oldu bitti, ki zaten Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sokağa çıkma yasağı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu sokağa çıkma yasağını hafta sonu alınmasındaki amacın tedarik zincirine zarar vermemesi olduğu belirtti. Ayrıca Bakan Soylu: ”Bazı kısıtlı bölgelerde sınırlı sayıda yığılma oldu doğrudur, ben bunu öngöremedim, eleştirileri aldım kabul ettim” açıklamasıyla bahsi geçen bölümle alakalı eleştirileri kabul ettiğinin altını çiziyor.
Ama benim dikkatimi çeken bir konu da Cuma günü hengamenin ardından sosyal medyanın olaya bakışı oldu.
İnanılmaz bir linç kampanyası, eleştiri furyası aldı başını gitti. Eminim eleştiride bulunanların çoğu da ya marketten gelmiştir ya fırından. Ama iş eleştiriye gelince klavyenin ayarı olmuyor tabi.
Daha düne kadar vatandaşın özverisi olaya hassasiyetini alkışlarken bir anlık yığılma ile vatandaşlarımızı başka ülke vatandaşlarıyla kıyaslayacak kadar seviyesizce eleştirmek hoş olmadı.
Ben yığılma ve ani refleksin doğru olduğunu savunmuyorum. Ama 2 saatlik bir durumla da o denli eleştirmenin doğru olmadığını ifade ediyorum.
Doğrunun içindeki yanlışlar elbette olsun istemeyiz ama sonuçta bırakın ülkeyi tüm dünya bu konuda tecrübesiz ve ne yapacağını tam olarak bilmiyor.
Şükür yine ülkemiz tecrübesi olmayan bir kriz yönetiminde önemli başarıya sahip ve Sağlık Bakanlığı bu konuda en büyük takdiri ve alkışı alıyor.
Şimdi herkesin birbirine sorduğu soru sokağa çıkma yasağının bundan sonraki süreçte olup olmayacağı, ki bu konuda da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklaması var. Kalın yapmış olduğu açıklamada “Biz de Bilim Kurulunun tavsiyeleri, Sağlık Bakanlığının değerlendirmeleri çerçevesinde buna ihtiyaç olduğu zaman yapalım dedik. Cumhurbaşkanımız da değerlendirmesini bu yönde yaptı. Bundan sonra ikinci bir sokağa çıkma yasağı olabilir mi?Özellikle hafta sonları çünkü havalar iyileşiyor, insanlar sokağa çıkmak isteyecekler ama bunun getireceği büyük sağlık riskleri var. Bunu dikkate alarak bununla ilgili kararlar olayın seyrine göre şekillenecek. “Bugün kesin olacak veya olmayacak dersem yanlış bilgi vermiş olurum” diyerek olabilirliliği noktasında sinyal vermiş oldu.
Ama tabi olması durumunda ilkinde yaşanan görüntülerin yaşanmayacağına ve daha bilinçli şekilde bu süreci atlatacağımıza inanıyorum.
Kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Doğrunun içindeki yanlışlar
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.