YAZARLAR

Hakkında çok konuştuğumuz, fakat kendisini pek yapamadığımız bir fiil ‘OKUMAK…’

Niçin millet olarak yıllardır başaramadığımız bir olay? Bu konu üzerinde herkes bir fikir söylüyor. Çeşitli istatistikler dönüyor ağızdan ağza. ‘Efendim Japonya’da kişi başına şu kadar kitap düşerken, Türkiye’de kitap başına şu kadar düşüyor’ falan denilir… Yanlış mı? Değil tabii ki. Fakat bir sorun var ortada. Okuma problemimiz hakkında çenemizi yorduğumuz zaman dilimini ayırsaydık, bunu konuşmaya gerek olmazdı.

Günde 5 saat televizyon izleyen, yılda 5 saat kitap okuyan bir toplumuz. Bu resmen katliam! Araştırmalar bir insanın günde en az 150 kez telefona baktığını söylüyor. Kocasına, karısına, çocuğuna bakmıyor o kadar…

Bir toplumda ne eksikse, onu çok anar insanlar. Bizim topluma bakın en çok siyaset ve futbol konuşulur. Herkesin bu konuda muhakkak bir fikri vardır. Fikrin çoğulu Arapça da ‘efkâr’dır. Toplumun geneline şimdi tekrar bakalım. Üzerine düşünmediğimiz ama fikrimizin olduğu efkârlı bir toplumuz. Çözümü ise öncelikle ‘okuyup, düşünmek’…

Mehmet Ağa’ya sorarlar sokakta ‘Efendim kitap okuyor musunuz?’ Adamcağız kem küm eder tabi. Sonra bu röportajlar çok izlenir değil mi? Peki mikrofonu çevirsek soruyu sorana. Belki üniversite okuyor olan, belki de mezun olmuş olan, yüksek ihtisas sahibi hanımefendi/beyefendiye. Ne cevap verir acaba? Kem küm etmeyeceği kesin(!) Çünkü o nevi insanlar okumasa da, felsefesini yapmayı -buna halk arasında kıvırmak denir- çok iyi bildikleri için soruyu soranı pişman edebilir. Fakat sorun ortada; üniversite mezunu olan da, ilkokul terk olan da okumuyor efendim…

Gelelim gençler arasında çok yaygınlaşan kitap-kahve fotoğraflarına. Bunu çoğu yazar eleştirse de ben faydalı olduğu taraftarıyım. Her ne kadar fotoğraf çekme amaçlı, bir konsept oluşturma amaçlı da olsa eline kitap alıyor insanlar. Bence bu moda kitaba olan ilgiyi artırmıştır. Sırf bunun üzerine sosyal medya hesapları oluşmuş ve insanlar kitap tavsiyesi almak için bu sayfaları ziyaret etmekteler.

Bununla ilgili ters açıdan bakan bir örnek aktarayım: Gencin biri her AVM’de bir kitapçı da sosyal medya da çokça rastladığı için Kürk Mantolu Madonna kitabını istemiş. Tezgahtar efendi meseleyi anlamış. “Beyefendi Kürk Mantolu Madonna kitabı yirmi lira. Fakat, Kürk Mantolu Madonnalı kahve konseptli fotoğraf on lira. Hangisini istersiniz?

Bazen de kitaplar sosyal medya paylaşımlarımız için birer aksesuardan ibaret oluyor…

Sizleri istatistiklere boğmak istemiyorum ama gelin, geleceğin istatistiğini biz belirleyelim. Bir birey olarak buna etki edelim. Unutmayın; bir birey millettir, bir değişiklik, okuma konusunda bir devrim yapmak istiyorsak, bu işe kendimizden başlamalıyız. Sonra bakalım, tüm Türkiye nasıl değişiyor izleyelim…

> Yeni Meram >Yazarlar > BİR POPÜLİZM UĞRUNA YA RAB NE KİTAPLAR HARCANIYOR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.