YAZARLAR

Yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır;  televizyonların siyah beyaz olduğu yıllarda   bir televizyon markasının reklamı vardı. .
Tik tık tık Ahmet beyin televizyonu… shablorenz.  (o zaman ITT Schaub lorenz diye bir marka vardı. )
Hemşehrimiz Ahmet Davutoğlu partisinden istifa edip yeni bir parti oluşumunu zikredince aklıma yukarıda andığım reklam spotu düştü.
Trajikomik Türk filmleri vardır. Mutlaka izlemişsinizdir. Patron tarafından kovulan esas oğlan büyük bir cesaretle patrona  rest çeker.  Sen kovmuyorsun ben istifa ediyorum arkadaş  der.
Biz gariban Anadolu halkıyız. Patron tarafından kovulan esas oğlanın bu koftiden diklenmesi bile hoşumuza gider.
Gider gitmesine de.. Anadolu irfanı denilen bir şey de vardır.
Hayırdır;  öküz oldu ortaklık bozuldu mu  deyiverir
Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim.  Ahmet Bey kendine yazık etmiştir.
Stratejik derinliğin kitabını yazmak doğru bir strateji uygulayabilmek olmuyor.
Bir defa azıcık bu işlere girmiş olan herkes bilir ki; neredeyse bütün politikacılar bir miktar bagaj taşır.   Ne yazık ki bu acı bir Türkiye gerçeğidir.
Ahmet Bey ve etrafındakilerin neredeyse tamamı yıllardır ülkeyi yöneten politik kadroda yer almış ve bir nedenle bugün yollarını ayırma gereği duymuş kimselerdir.
Benim açımdan ayrılma gerekçeleri çok önem ifade etmez.  Herkes hemen her eylemine bir gerekçe bulabilir veya üretebilir.  Bu neredeyse toplum tarafından kanıksanmıstır.
Dar bir çevre dışında kimse bunu önemsemez.
Yok ilkelerden sapıldı yok tek adam rejimi oldu vs.
Bunların hiç bir kıymeti harbiyesi yok.  Bana sorarsanız kuruluşundan bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi zaten tek adam tarafından yönetilir ve hatta tek adam tarafından taşınır. Bu belki de partinin en büyük gücüdür.
Şahsınız büyükelçi ve dışarıdan Dışişleri Bakanı olduğunda güç ve irade kimdeydi? ??
Keza Abdullah Gül manevrası yapılıp şahsınıza Başbakanlık yolu açılırken güç ve irade kimdeydi? ??
Gerçek bir tek adam o zaman her şeyi belirliyordu.
Şüphesiz buna benzer onlarca örnek verebilirim.
Ama derdim o değil. .
Beraber bir iş yapacaksınız sonra aranızda ihtilaf ve niza çıkacak;  mızıkçı çocuklar gibi *valla ben yapmadım o yaptı * diye şikayet edeceksiniz.
Bence bu tavrın kendisi zaten erdem problemi taşıyor.
Ahmet Hoca ‘ya  sorulacak çok soru var elbet.  Bagaj dolu.
Bir uçağı düşürüp Rusya ile savaşı göze alacak kadar cesur  (!) olduğunuzu  gördük,  bildik.. sahi Süleyman Şah türbesi nerede? ??
Son bir soru daha;  bilen bilir bir partinin finansmanı çok büyük bedeller gerektiren çok zor bir iştir.  Siz bu büyük yükün altından nasıl kalacaksınız? ??
Eminim partinize gönül ve para verecek çok sayıda dava adamı vardır.
Ahmet Hoca  bir teorisyen yetenekli bir akademisyen ve umur görmüş bir devlet adamı olarak politika dışındaki alanlarda ülkeye ve insanlığa hizmet etmeliydi. Samimi düşüncem budur.  Ve politik arena içine giren hemen herkesi ilkesiz ve yanli hale getirir. Önce  pragmatist biraz sonra oportunist ve biraz daha sonra makyavelist olursunuz.  Mazallah.

> Yeni Meram >Yazarlar > AHMET BEYİN PARTİSİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.