YAZARLAR

Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman her icraatının önünde ŞEYHÜL İSLAMDAN fetva alır, o fetva doğrultusunda da icraat yaparmış.Aldığı fetvaları da bir sandıkta muhafaza edermiş.Şehzade ve sadrazamlarına vasiyet edip bu sandığın kabrine kendisi ile birlikte konulmasını ister.Kanuni Sultan Süleyman Vefat edince bu vasiyeti yerine getirilmek üzere o sandık  Kabri başına getirilir.Sandık Kabre konulurken kapağı açılır ve fetvalar gözler önüne dökülür.ŞEYHÜL İSLAM da bunları görür ve Kabir başında Dünya Adalet tarihine geçecek şu veciz sözleri söyler.

‘’Hey Yüce  Sultan!! sen kendini bu fetvaları benden almakla kurtardın ya, şimdi ben ne olacağım? Beni kim kurtaracak.’’

Bir Adalet anlayışıdır ki; Kanunları,Kuralları vardır.Bu kuralların doğru ve Adaletin yüce anlamı gereği ,hiçbir kayırma yapılmadan gereği yapılmalıdır.Bu gerek yapılırken, Ergenekon davası gibi bir ucubenin, ATATÜRK CUMHURİYETİNİN ADALET Umdeleri ile taban,tabana zıtlıklar arz ederek ‘’al sana adalet’’ olmasından bir ülke ve Ulus olarak utanıyoruz.

Ülkemizin Genel Kurmay Başkanını,Dünya Tıp Tarihinin medarı iftiharı Büyük Cerrah ve Prof.Dr. Mehmet HABERAL’ı ve pek çok yüce şahsiyetleri yıllarca zindanlarda tutup, sonrada Pardon denilmesinden duyacağımız üzüntüyü yüreğimizden silip atmak asla mümkün değildir.

Şu Adalet uygulamasına bakınız ki,Bizim Taşkent Balcılarda bir öğrenci yurdu yangını onlarca yavrumuzu cayır,cayır yakıyor.Ondan ders alınmıyor, bu kez Adana da yine bir Öğrenci yurdu cayır,cayır yanıyor,geçmişten ders alınmıyor.Hey had bu ne biçim Kamu hizmeti… Anlayabilenler beri gelsin.

İnsanlarımız ve hatta hayvanlarımız akıl almaz eza ve cefalarla ya ölüyor ,ya yaralanıyor,yada sakatlanıyor.Müsebbibiler Adli Kontrolle serbest kalıyor.Kadın ve çocukların ırz ve iffetlerine TACİZ EDİLİYOR.Suçlular bu cemiyetin içinde adeta sahte kahramanlar gibi dolaşıyor.Yüreğinde adalet kavramının zerresini taşıyan insanların dudaklarından ‘’bu ne biçim Adalet’’ sözü dökülüyor.Bizim Kurtuluş Savaşımız ve Cumhuriyetimizin kuruluş aşamasında Modern Hukuk ve Adaletin inşasındaki Adaletimiz derin güven duyguları ile donanımlı iken, biz ileri yaştakilerin bu rezalete dayanma gücümüz olmuyor.Her gün haykırıp Adalet duygusu çağrımızı yapıyoruz.Ve diyoruz ki;Adaletimizin Ergenekondan,Balyozdan, FETO Hainlerine değin, Ülkemiz ve adaletimize Güven ve destek verilip vazifeyi asliyesine dönmesi gerek.

Yasa koyucularımız ellerini vicdanlarına koyup,Şu ADLİ Kontrol Ucubesinden başlanarak, Hain FETO ve Katil PKK. nın kökünün kazınıp Ülkemiz insanının Huzura kavuşması sağlanmalıdır.

Artık,1923 Türkiye si değil 2020’nin  Üniter devletinin adaletine ihtiyacımız vardır

derken,böylesi muhteşem bir adaletin tesisinde acze düşülmüş olunduğuna göre ,1923 lerin Atatürk Cumhuriyeti Adalet kavramları dahi bize yeter.Biz böylesi bir Adaletin zerresine hasret kaldık.Bu husus Parlamentomuzdan ADALET ittifakı gibi bir ulvi hamleyi beklemektedir.

Böylesi bir hamleyi yapacaklara geçmişimizde, geleceğimizde minnet duyacaktır.Bu Ulvi Hamle de katkısı olacaklar Ülkemizin Tüyü bitmedik yetimlerinin gasp edilen haklarının kurtarılması gibi bir  kutsal hamlenin de mucitleri olarak tarihe geçecek ve defteri Amalleri hayır yazacak.Bunun yapılmaması halinde,bu günahı işleyenlerin elleri ve bellekleri kirli kalacak ve Mahkemeyi’ Kübra da hesap vereceklerdir.

            

> Yeni Meram >Yazarlar > Adalet mi al sana adli kontrol!!!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.