Mehmet Hançerli

Dezavantajlı Bireyler

Mehmet Hançerli

     Bazı rahatsızlıklar eskiden yok muydu, yoksa toplumdan saklanıp bir kuytuda bekletiliyor muydu. Hiçte öyle değil insanların bulunduğu yerde her türlü hastalıkta maalesef var. Ancak hastalar ve hasta aileleri kabuğuna sinmiş. Belki de ailedeki rahatsız bireyin toplum tarafından görülmesi arzu edilmiyor.

     Bazen insan düşünüyor. Diyorsunuz ki memleketimizde ne kadar akülü engelli aracına ihtiyaç varmış. Hollanda’dan Türkiye’ye kadar birçok vakıf ve dernek her yıl akülü araç dağıtıyor. Hala istek var, hala isteniyor. Şimdilerde teknolojiye ayak uydurarak akülü araç verilmekte engelli kardeşlerimize. Eskilerde sadece tekerlekli sandalye.

     Andıkça boğazımın düğümlendiği bir acıyı bir olayı sizinle paylaşmak isterim. O zaman milletvekilimiz sayın Ayşe Türkmenoğlu, teşkilat mensuplarımız ve Belediye Meclis Üyelerimizle Karatay’da Bulgurimam mahallesinde bir ailemizin iftarına katıldık. Evin hanımında bir telaşe var. Bizim dahi alınmadığımız evin bir odasına sık sık girip çıkıyor. Israr ettik sizi üzen nedir, nedir bu telaşınız diye. Bizi kırmadı ve utana, sıkıla söyledi. Yan odada yatalak bir ANNEM var. 8 senedir dışarı çıkamıyor, güneş görmüyor diye. Hemen acil bir şekilde o zamanın engelli arabası tekerlekli sandalyeyi gönderdik.

     Ertesi günlerde fırsat bulup uğradık. Ne oldu dedim. İnsanın gözleri yaşarır! Annemizi ilk günler dışarı çıkaramamışlar. Sonraki günlerde de biraz daha kalayım diye içeri alamamışlar.

     Belediyeciliğin iyi tarafı nedir biliyor musunuz? Hem hizmet ediyorsunuz hem de dua alıyorsunuz inşaallah. Yol, kaldırım, köprü, asfalt, kültürel ve sportif faaliyetler, pazar yeri, sağlık ocağı denetim, yüzlerce hizmet hep dua, hep dua.

     Konya Sakatlar Derneği Başkanımız ve Karatay Meclis Üyemiz Ahmet Mıhcı kardeşimizin bir ifadesi. Derdi ki başkanım biz engelli kardeşlerimizi topluma kazandırdık. Elhamdülillah. Bulgurimam mahallesindeki Annemiz gibi. Gün gördü güneş gördü, topluma karıştı. Evlerin soğuk duvarlarından kurtuldu.

     Dezavantajlı kardeşlerimiz bugün birebir hayatın içindeler. Karatay Belediyesi Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi yaptı. Ölüm yaş sınırlarının artması ile birlikte insanımız ileri yaşlarda en yakınlarını tanıyamıyor. Hastalık zengin fakirde gözetmiyor. Konya’nın çok çok zengin insanlarının ebeveynleri yaşam merkezine gelip güzel vakit geçiriyorlar.

     Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay'ın Selçuklu Belediye Başkanı iken yaptığı takdire şayan bir proje. SOBE. Nedir bu SOBE'nin açılımı? Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı. Oraya koskoca bir külliye yaptılar. Bir tefekkür edin. Bu bireyler kendini dünyaya getiren, yetiştiren Anne ve babasının ismini dahi söyleyemiyor. Ancak Sobe tesislerine girdikten sonra özel hocalar tarafından yetenekleri geliştiriliyor. Dahası mı? Bu yavrularımız servisler ile evlerinden alınıyor ve tekrar bırakılıyor. Haddimizi aşarak ifade edelim. Bu yavrularımızın ebeveynlerinin duası Konya tabiri ile taşa geçer. Söyledik ya kardeşim. Belediyecilik dua işi. Aklı olan hem hizmet eder hem de torbasını doldurur inşaallah.

     Dezavantajlı birey ve bireyler çok. Birazda Meram Belediyemizin DOSD'undan bahsedelim. Nedir bu DOSD! Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi. Meram Belediye Başkanımız Mustafa Kavuş beyin tabiri caizse DUA projesi. Down sendromu +1 olarak zikrediliyor. Normal insanlara göre 1 kromozom fazlalığı var. Belediyemizin yaptığı tesislerde hem down sendromlu bireylerin eğitildiği, hem de ailelerinin bilgilendirildiği bir proje.

    Hem Alzheimer, hem SOBE ve hem de DOSD yönetimindeki kardeşlerimiz Allah rızası için, dua için, karşılığında hiç bir şey beklemeden bu işi yapıyorlar. Yaparken de gözlerinden mutluluk fışkırıyor.

     Genel ve yerel yönetimler dezavantajlı bireylerin her türlü ihtiyaç ve eğitimlerinin karşılanması için her türlü çalışmayı yaptılar, yapıyorlar ve dahi yapacaklar. Bu yavrular her ne kadar Anne ve Babaların olsa da bizimde evlatlarımız.

     Bir önerimizi tekrar edelim. Dezavantajlı bireylerin ve ebeveynlerinin kalabileceği adına otel mi dersiniz, misafirhane mi dersiniz yapılması lâzım. Bu bireylere bakan ve psikolojik desteğe ihtiyacı olan ebeveynlerin hem tatile, hem de dinlendirilmeye ihtiyacı var. Belki de baktıkları insanları bu misafirhaneye belli bir süre yerleştirip kendilerinin tatil yapmaları lâzım.

Yazarın Diğer Yazıları