Öncelikle Avrupa’da yaşanan rezaletten bahsetmek istiyorum… Avrupa kupalarında sahneye çıkan takımlarımız Fenerbahçe, Beşiktaş, Samsunspor ve Başakşehir’in galibiyet yüzü görememesi, Türk futbolu adına utanç verici bir tablodur.
Her yıl aynı hayaller, aynı büyük sözler, ama sahada aynı rezalet performans! Milyonlarca euro harcanıyor, taraftar umutla bekliyor; sonuç ise Avrupa arenasında tam bir yüz karası.
Bu gidişle ne ülke puanı kalacak, ne de Türk futbolunun itibarı. Artık bahane değil, köklü bir hesaplaşma zamanı geldi de geçti…
Gelelim maça…
Teknik Direktör Recep Uçar, yeşil-beyazlıların tarihine geçmek adına 3 puanı hedeflediği bu maça, takımı topla daha fazla oynayan, defansta sağlam duran ve hücumda ayağa isabetli paslarla başlayan bir anlayışla çıkardı. İlk yarıda tek handikabımız, rakip kalede gol ararken kaybettiğimiz topların Göztepe’nin ani ataklarına dönüşmesiydi. Buna rağmen hem topla oynama hem de pas isabetinde üstün taraf bizdik. İlk yarının son dakikalarında Göztepe biraz daha atak görünse de dikkatli savunmamız sayesinde gol fırsatı vermedik.
Ancak küçük bir not düşmek gerek: Bazı topları ıska geçmesek, bazı pas hatalarını yapmasak, Göztepe’nin pozisyon bulması dahi mümkün olmayacaktı.
İlk yarı başladığı gibi golsüz sona erdi.
İkinci yarıya ne yazık ki pas hatalarıyla başladık. Anlaşılır gibi değil; kendi ayağımızla rakibi pozisyona soktuk. Üst üste kornerler verdik, 50. dakikada bunlardan birinde Dennis önünde kalan topu ağlarımıza gönderdi: 1-0. Golden sonra oyundan düştük. Topun hakimiyetini kaybettik, Göztepe kalemize çok daha rahat gelmeye başladı.
Kalecimiz Deniz’in olağanüstü kurtarışları farkın açılmasını engelledi. Deyim yerindeyse, vücudunun her yeriyle gol önledi.
İki haftadır yazıyorum: İkinci yarıların başında takım oyundan düşüyor. Bu kez de aynı tabloyu gördük. Ayağa pas yerine defans arkasına atılan uzun toplar bunun en net göstergesiydi.
Neyse ki son dakikalarda aklımıza yeniden ayağa pas yapmak geldi.
Bunun karşılığını da hemen aldık. 85. dakikada Tunahan, nefis hareketlerle ceza sahasına girdi ve düzgün bir vuruşla skoru eşitledi: 1-1.
Galibiyet çok daha güzel olacaktı, ama bu şartlarda alınan beraberlik de kıymetli.
Çünkü yıllardır bel altı tezahüratlar yapan Göztepe taraftarlarına en güzel cevabı sahada verdik.
Bel altı öyle vurulmaz, böyle vurulur…
Kaynak: Abdullah Leblebici
SELÇUKLU VAKIF ESERLERİ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.