Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Komedi gibi. Suğla Dolmadan Vanalar Açıldı…

Yağmur yağdı diye sevindik. Haklıydık da…
Çünkü bu topraklarda yağmur artık sadece bereket değil, umut anlamına geliyor.
Son yağışlarla birlikte Suğla Gölü yeniden canlanmaya başladı.
Su seviyesi yükseldi, göl uzun bir aradan sonra nefes almaya başladı. Ancak bu sevinç ne yazık ki uzun sürmedi.
İNANMADIM…
Vatandaşlar uyardı, göl dolmadan su APA ya veriliyor diye, inanmadım bizzat yerinde örmek için gittim.
Vatandaş haklı.
Çünkü yine bildik bir refleks devreye girmiş.
Devlet Su İşleri, Suğla Gölü henüz tam anlamıyla dolmadan pompaları açtı ve suyu Apa Barajı’na aktarmaya başladı.
İşte tam bu noktada bölge insanının haklı sorusu yükseldi:
“Neden önce Suğla değil?”
Bu soru basit, net ve cevabı olması gereken bir soru.
Yıllardır kuraklıkla boğuşan, defalarca yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Suğla Gölü, yağışlarla birlikte kendini toparlama fırsatı yakalamışken, neden yine ikinci plana itildi?
Neden göl bir kez olsun tam dolmasına izin verilmeden başka havzalara su aktarılmaya başlandı?
Bölge halkı tepkili. Çiftçi tepkili. Doğa sessiz ama o da tepkili.
Çünkü Suğla sadece bir su birikintisi değil; bölgenin ekolojik dengesi, tarımsal geleceği ve doğal yaşamının sigortası.
Göl dolmadan yapılan her müdahale, “günü kurtaralım” anlayışının yeni bir tezahürüdür.
Oysa biz yıllardır günü kurtaran değil, geleceği kurtaran politikalara hasretiz.
DSİ’nin su yönetiminde planlama eksikliği artık saklanamaz bir noktaya geldi.
“Önce Suğla dolsun, sonra gerekiyorsa Apa’ya verilsin” demek bu kadar mı zor? Bu yaklaşım ne bilime aykırı ne de vicdana…
Asıl zor olan, her yağıştan sonra aynı tartışmaları yaşamak zorunda kalmak.
Asıl zor olan, Suğla’nın kaderinin yine masa başında alınan kısa vadeli kararlarla belirlenmesi.
Bugün Suğla dolmadan vanalar açıldıysa, yarın da aynı manzarayla karşılaşmamız işten bile değil.
O yüzden bu yazı bir sitem değil, bir uyarıdır.
DSİ’den beklenti açık ve nettir:
Suğla Gölü’nü önceleyen, sürdürülebilir, şeffaf ve bölge insanını dikkate alan bir su politikası.
Aksi halde Suğla her yağmurda umutlanıp, her vanada hayal kırıklığı yaşamaya devam edecek.

Kaynak: Abdullah LEBLEBİCİ

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yine Maarif

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0