
Bazı maçlar vardır; skor tabelasında kazanırsınız ama asıl zafer, sahadaki duruşla yazılır.
Bazı galibiyetler vardır ki, rakibi değil; algıyı, niyeti ve kirli dili yenersiniz.
Konyaspor’un Galatasaray karşısında aldığı galibiyet işte tam da böyle bir maçın ürünüdür.
Ancak ne hikmetse, sahada kazanılan bu onurlu sonucun hemen ardından bilinçli ve organize biçimde servis edilen “prim” iddiaları devreye sokuldu.
Tesadüf mü? Asla. Bu, Konyaspor’un haklı galibiyetine gölge düşürme çabasıdır.
Ve bu çaba, ne yazık ki Türk futbolunun artık alıştığımız kirli reflekslerinden biridir.
İşte tam bu noktada, Ömer Atiker’in açıklamaları yalnızca bir savunma değil; bir duruş beyanıdır.
Başkan Atiker’in sözleri nettir, serttir ve yerini bulmuştur: Ortaya atılan iddialar iftiradır, ahlaksızlıktır ve art niyetlidir.
Konyaspor’un geçmişinde de bugününde de;
– gizli prim pazarlıkları yoktur,
– şaibeli teşvikler yoktur,
– masa başı hesaplar hiç olmamıştır.
Bu kulüp sahaya çıktığında yalnızca formasının hakkını verir, yalnızca armasının şerefini taşır.
Asıl rahatsız edici olan şudur:
Futbolcuların alın terini tartışmaya açmak, Koca bir camiayı zan altında bırakmaya çalışmak,
ve bunu sistemli biçimde servis etmektir.
Bu noktada Başkan Atiker’in altını kalın kalın çizdiği mesaj çok nettir:
👉 Konyaspor susmaz.
👉 Geri adım atmaz.
👉 Onurunu kimseye çiğnetmez.
Bu kulübü, bilerek ve isteyerek kirli senaryoların içine çekmeye çalışanlar şunu iyi bilmelidir:
Söylenen her sözün, atılan her adımın bir bedeli vardır.
Konyaspor;
– algı operasyonlarının,
– kirli hesapların,
– masa başı kurguların parçası olmaz.
Yolunu onuruyla yürür.
Bugün mesele bir maç değildir. Bugün mesele, Konyaspor’un kazandığı bir galibiyeti itibarsızlaştırma girişimidir.
Ama unutulan bir şey var: Bu şehir, bu camia ve bu forma;
kirli dillere, ucuz senaryolara ve masa başı oyunlara teslim olmayacak kadar köklüdür.
Bu galibiyet sahada kazanıldı.
Ve orada kalacak.
Kaynak: Abdullah LEBLEBİCİ

Kur’an İlâhîdir, Meal ve Tefsir ise Beşerîdir