Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İLİM YAYMA VAKFI AKADEMİSYEN BULUŞMASI VE VİZYON ÇALIŞTAYI

Vefa Lisesi bitişiğinde Ekmekçizade Ahmet Paşa Medresesi Tarihi Yarımadanın tam ortasındadır, Şeyhzadebaşı Camii’nin güney batısındaki köşe taşında “burası Fatih’in ortasıdır” yazar.
Türkiye’nin son döneminin 1951 yılında kurulan ilk sivil toplum kuruluşu olan İlim Yayma Cemiyeti yönetimi 1973 İlim Yayma Vakfını kurmuş ve tarihi medreseyi yüksek öğrenim öğrenci yurdu olarak işletmektedir. Bizim de 1980-82 yıllarında kaldığımız bu yurt hem başta İstanbul Üniversitesi fakülteleri hem de diğer üniversitelere ulaşımın kolaylığı, huzuru ve sükunu ile hatırlanır. Daha sonra bu yurdun yanına bir de lisansüstü yurdu yapılmıştır. İlim Yayma yurdu açıldığından beri pek çok Anadolu çocuğuna maddi ve manevi sığınak olmuş, özel ve kamu sektörüne pek çok uzman, akademisyen gibi mesleklerden yüksek tahsilli gençler yetiştirmiştir. Sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmayacak prensibiyle hareket etmiştir. Dini eğitim kurumları kurmak yanında pek çok akademisyenin yetişmesinde de öncü rol oynamıştır. Geçen ay İlim Yayma Ödülleri üçüncü kez verilmiştir.
Geçtiğimiz 27 Aralık Cumartesi günü yine İlim Yayma Vakfının kurduğu İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Halkalı yerleşkesinde Akademisyen Buluşması ve Vizyon çalıştayı yapıldı. Konuşmacıların ifadesine göre beş yüz civarında akademisyenden yüzden fazlası katıldı. Vakıf Başkanı N. Bilal Erdoğan vakfın misyonu ve akademisyenlerin bundaki rollerinden bahsetti, Vakfın teşvik ödüllerinden sonra girişim fonunun da kurulacağını belirtti. Hatta burslarda evlilik teşvik ediliyor. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın Kurumun çalışmaları hakkında gayet verimli bir sunum yaptı. Kurumun Türkiye’deki akademik camianın yönlendirilmesindeki yeri, Ar-Ge ve yenilik ekosistemi üzerinde durdu. Artık Ar-Ge harcamaları içinde sanayi kesimi önemli bir pay alıyor. Şimdi Türk Devletleri Teşkilatı için dil modeli kuruluyor.
Daha sonra katılımcı akademisyenler ile iki saate yakın bir sürede beş sorulu bir çalıştay yapıldı. Bu çalıştayın rapor haline getirildikten sonra yayınlanacağı ifade edildi. Akademik vizyon ve işbirliği çalıştayı Vakıf açısından mensuplarıyla birikimleri ve deneyimleri değerlendirme imkanı sağlayacaktır. Burs verilecek alanları ve konuları, ulusal ve uluslararası projelerin fonlarına ulaşmada danışmanlık sağlama ve aidiyeti artırmadaki araçlar ile beklentilere verilen cevaplar muhakkak ki yönetim tarafından değerlendirilerek önemli kazançlar sağlanacaktır.
Bu tür çalıştayların hem düzenleyen kurumun amaçları ve hedefleri açısından önemli faydası vardır; hem de diğer kurumlar ve kesimler için… Buna bir anlamda pozitif dışsallık diyebiliriz. Çünkü bu çalıştayda akademik alanlardaki çalışmalar, sorunlar, amaçlar, çözümler, beklentiler birçoğu halen rektör veya eski rektör, dekan, bölüm başkanı öğretim üyesi tarafından masaya yatırılmıştır. Katılımcılar sosyal, teknik ve sağlık bilimlerinin tüm alt bilim alanlarından meydana geldiğinden her bilim dalının yurt içi ve yurtdışı resmi çizilmiştir. Bu çalışma aynı zamanda yüksek öğretimin daha iyi yerlere gitmesi için mevcut durum analizi ile ilgilidir.
Akademik camianın eleştirilmesi gayet olağandır. Tarih kitaplarına baktığımızda bu eleştiriler hep görülür. Mesela Üniversitelerin Doğuşu adlı kitabın yazarı Charles Homer Haskins Ortaçağ’da günümüz üniversitelerinin kökeni olarak bilinen Bologna ve Paris, daha sonra Alman üniversitelerinin kuruluşunda profesörlerin ve öğrencilerin durumlarını anlatırken şöyle der: “Yaşamla ve tahsille olan ilişkisinde Orta Çağ öğrencisi, çağdaş halefine genelde düşünüldüğünden çok daha fazla benzemektedir. Çevresi farklı olsa da sorunları hemen hemen aynıydı; ahlaki değerleri belki daha kötü olsa da tutkusu canlıydı, rekabeti yoğundu; tahsil arzusu da oldukça güçlüydü. Onun için entelektüel başarı, elle değil, harflerle inşa edilen şehrin “kadim ve evrensel öğrenciler toplumluluğunun bir mensubu olmak anlamına geliyordu.” Yazar, bizde milli eğitim için söylenen bir sözü hatırlatır: Üniversite için profesörler tarafından birçok kez: öğrenciler olmasaydı çok rahat bir yer olurdu, denmiştir. (Üniversitelerin Doğuşu, alBaraka yayınları İstanbul, 2024 yayınlamıştır)
Ülkemizde her ilde bir, bazı illerde birden fazla devlet ve vakıf üniversitesi vardır. Vakıf üniversitelerinin ekseriyeti aslında ticari üniversitedir, ancak mevzuatta eksiklikten dolayı vakıf üniversitesi çatısı altındadır. Artık her ilde yüzlerce profesör ve doktoralı üniversite hocası vardır, araştırma merkezleri vardır. Bu durum eleştirilebilir, ama bu kadar kurum ve kişi olduğuna göre bunların iyi organize olmaları, yönlendirilmeleri için bazı eksikliklerin giderilmesi gerekir. Belki bu konuda bizim ülkemizden daha tecrübeli olan ülkelerin iyi incelenmesi pratikte çok faydalı olabilir. Mesela akademik planlama ile yükseköğretimde çıktılar daha objektif değerlendirilebilir. Çalıştayın konusu olmamakla beraber üniversitelerin yönetimi bir başka düzenleme konusu olabilir. Rahmetli Sabahattin Zaim hocamız kendisi hayatının son yılları dışında idarecilik yapmamıştı. Hatıratında üniversite yönetimlerinin amatörce yapıldığını eleştirmiş ve profesyonel üniversite yönetimini işaret etmişti. Çünkü hoca akademik hayata başladığı 1950’lerden vefatı 2007’ye kadar üniversitelerdeki rektör ve dekan atamalarında seçim ve atamaları yaşamıştı. Belki bu vesile ile bu konu da dikkate alınabilir.
Akademik camia eski medrese sistemine göre devlete doğrudan bağımlıdır. Çünkü medreseler devlet kaynakları dışında oluşmuş, hocaları da devletten doğrudan maaş almamıştır. Halbuki günümüzde üniversiteler ve enstitüler (vakıflar tarafından kurulanlar hariç) doğrudan maaşlarını ve kaynaklarını devletten almaktadır. Üniversiteler merkezi idareye de doğrudan bağlı olmayıp yerinden yönetim idareleri olarak tanımlanmaktadır.
Eğitim bütçesinde yüksek öğretime ayrılan kaynaklar, akademik personel sayısı gibi veriler ile bunların ürettikleri çıktıların değerlendirilmesinde kişiler, kürsüler, fakülteler ve üniversitelerin ayrı ayrı ele alınması, bunlara göre kıyaslama yapılması daha tutarlı olacağı görüşündeyiz. Çünkü bilim alanlarının kriterlerini ayrı değerlendirmek anlamlı sonuç verir. Aksi takdirde elmanın armutla kıyaslanması ortaya çıkıyor. Bunun için tıbbın kriterlerini kullanarak sosyal bilimleri ölçmek yanlış neticelere götürür. Çünkü sosyal bilimlerde bir makalenin üretilmesi tıbba göre çok daha uzun sürelidir, hakeza çok yazarlı çalışma yerine sosyal bilimler tek veya iki yazarlılığı tercih etmektedir. Projeler konusu da buna benzer. Özellikle değerler konusunu ilgilendiren alanlarda uluslararası proje yazmak ciddi sorunlara yol açıyor veya belirli görüşleri eleştirmeniz veya eleştirmemeniz gerekiyor. Bunların pek çok örnekleri vardır. Bununla beraber akademik camia ile ilgili değerlendirmelerin yukarıda belirttiğimiz çalıştay türü sivil toplum kuruluşları aracılığı ile geliştirilmesi ve bunların uygulama imkanının oluşturulması önemli bir katkı sağlayacaktır.
Eğitimdeki dönüşümü iyi irdeleyerek sürekli canlı kalmak esastır. İlim Yayma camiasını güçlü tutan maddi ve manevi sahada “nitelikli, güzel insan” yetiştirme için kurulan gönül köprüsüdür.

Kaynak: Adem Esen

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Sadece Hastane Değil, Bölgesel Umut Merkezi…

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0