YAZARLAR

Yoğun tempomuzda Yazı İşlerimiz uyarmasa yazıyı tamamlayıp göndermeyi bile unutuyoruz. Allah hepimize kolaylık versin. Sağlıkta ve afiyette daim kılsın inşallah.

Alınan bu kadar tedbire rağmen toplu asker uğurlamalarından tutun da balık tutmaya, mesire yerlerinde mangala varana kadar aktivitelerimiz eksik olmadı. Sonuçta da neredeyse her eylemi yasaklayacak derecede geniş ve detaylı bir yasak listesi devreye girdi.

Yazılarımızı takip eden arkadaşlarımızı bilirler ki test sayısı arttıkça vaka sayımız hızla yükselecek. Bu hastalığın hızla yayıldığı anlamından ziyade mevcut nüfus içerisinde zaten var olan ve hepimizin yakınları arasında da olabilecek sağlam görünümlü bulaştırıcıların tespiti anlamına geliyor. O nedenle sadece sayılara bakıp da paniğe gerek yok ama bir o kadar da tedbiri elden bırakmamak gerek.

İthal virüslü vatandaşlarımızın yaptığı yayılım sonrası yerli ikinci belki de üçüncü kuşak hastalar ortaya çıkmaya başladı. Muhtemelen bilim kurulu bunu da öngörerek iller arası seyahat kısıtlamaları gibi bazı kısıtlamaları da devreye aldı. O nedenle basit gerekçelerle kuralları ihlal etmemek ayrı bir önem taşıyor. Lütfen tedbir, tedbir, tedbir….

Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu tedbirler arasında İl Pandemi Kurulları kurulması vardı. Bu kararı oldukça önemsiyorum. Valilerimizin başkanlığında İl Sağlık Müdürlüğü’nün sekreteryasında oluşturulan kurullar il dinamiklerine göre sadece merkezden alınan kararların sıkı uygulanmasını takip etmeyecek, mevzuatta esneklikler ve yeni ihdaslar yapabilecek bana göre. Çünkü her ilin sağlık ve sağlık dışı dinamikleri çok farklılık gösteriyor. Örnek vermem gerekirse bazı illerimizde İl Sağlık Müdürlüklerimiz aldıkları kararla COVID 19 hastalığı şikayetleri olan hastaların müracaatları ile ilgili aldıkları kararla diğer hastalıklardan muzdarip hastalarımızın daha rahat tedavi olmalarını temin etmişler. Bizim il dinamiklerimiz de buna müsaitti aslında ama şu ana kadar çeşitli nedenlerle salgınla mücadelede ilimizde alınan mesafe bunu yapmayı mümkün kılmıyor. Ancak hastalarımıza şu güvenceyi vermemiz lazım, her hastanemiz Sağlık Bakanlığımızın genelgeleri doğrultusunda kendi kurumlarında diğer hastalarımızın gönül rahatlığıyla tedavisine ilişkin önlemleri en yüksek düzeyde almış durumdalar. Merak ve endişeye gerek yok.

Cansiperane hizmet vermeye devam eden cephenin en önündeki sağlık çalışanlarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu savaşçıların gerekli kişisel koruyucu ekipman hususunda sürekli destekleniyor olması lazım. Özel hastaneler belli bir düzen çerçevesinde USHAŞ isimli kamu şirketi üzerinden ücretli tedariklerini büyük ölçüde yapabiliyorlar. Bazı malzemeler yeni satışa girecek. Ancak aile hekimlerimizden başlayarak tüm basamaklarda çalışan sağlıkçıların risk grubuna göre en yüksek koruyuculuğa sahip donanımla teçhiz edilmesi son derece önemlidir. Sayın Bakanımız birkaç gün önce testleri pozitif çıkan sağlık çalışanları olduğundan söz etmişti. Detayları henüz açıklamadı ama o günden bugüne artış olduğu düşüncesindeyim.

Kamuoyu bilgilendirmelerinde “panik oluşturma” risk dönemini kısmen atlattığımız kanaatindeyim. Bu nedenle yine Bakanımızın ifadesiyle “tüm ülkeye yayıldı”ğına göre hasta isimleri gibi detaylar kesinlikle saklı olmak kaydıyla bölgesel detaylar, vefat eden hastalarımızın yaş ve altta yatan hastalığı olup olmadığı gibi bilgilerin açıklanmasının kamuoyu bilinçlenmesine katkı vereceğini düşünüyorum.
Tüm bu bilgiler ışığında biyolojik virüsten daha çok zihinsel virüs tehlikelidir diyerek yazımızı sonlandıralım. Zihinlerimizi tedavi etmezsek bu salgının etkilerinin çok daha uzun bir süreye yayılacağını da unutmayalım. Kendimizi en az iki ay bu tedbirlere uyacak şekilde programlayalım, daha önce sonlandırılırsa kâr sayalım. Lütfen tedbir, tedbir, tedbir…

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı (Bu hafta da karantina adabı devam!…)

“Tâun hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu mü’minler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.”*

Buhârî, Tıb 31; Ayrıca bk. Buhârî, Enbiyâ 54; Kader 15; Müslim, Selâm 92-95

“Taundan kaçan harpten kaçan gibidir. Taunun çıktığı yerde sabredip kalan kimse ise, Allah yolunda savaşan mücahid gibidir.”**

**(Feyzü’l-kadir, 4/288; Heysemi, Mecmeu’z-zevaid, 2/315)

> Yeni Meram >Yazarlar > Zihinsel Virüs…!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.