YAZARLAR

Tarih, ilginç, trajedik, ihtişamlı durumlar ile karşılaşmamızı sağlamıştır. Bugün köşemde daha önce duyulmamış bir savaşın kısaca gelişiminden ve sonucundan bahsedeceğiz.

1788 yılındayız. Avrupa’da yeni bir düzen kurulmaya çalışılıyor. Orta Çağ’daki egemen güçler yerlerini bir bir yeni yapılanmalara bırakıyordu. Osmanlı Devleti içinde durum pek parlak gözükmüyordu. Osmanlı Devleti Avrupa’da kaynayan kazandan olumsuz şekilde etkilenmiş ve eldeki toprakları tutmak için canhıraş mücadele ediyordu. Bu döne içerisinde Avusturya Devleti, Rusya ve diğer Avrupalı Devletlerle yoğun harp dönemi yaşanacaktı. 1788 yılında Romanya bölgesi üzerinde hakimiyet kavgası yerini sıcak savaşa bırakmıştı. Romanya’nın Karanşebeş bölgesinde tarihi kaynaklarda sıkça tartışılan ve netlik kazanmayan bir savaş yaşanacaktı. Avusturya Ordusu ile Osmanlı Ordusu tarihte daha önce olmayan bir karşılaşmaya çıkacaktı. Öncelikle kendi kaynaklarımıza göre savaşı anlatalım. I. Abdülhamid Döneminde gerçekleşen savaşta Osmanlı Ordusu yoğun bir askeri harekat planlamış ve bu plânlar doğrultusunda, Avusturya ordusunu Karanşebeş bölgesinde sıkıştırmıştır. Bizim kaynaklarımızda savaşla alakalı ilginç bir bilgiye ya da normalin dışında gerçekleşen bir bilgi bulunmamaktadır. Savaşı ilginç kılan özellik ise Alman kaynaklarında geçmektedir. Alman kaynaklarına göre, Avusturya, Osmanlı’ya savaş ilanını bildirdikten sonra 100.000 kadar askerle yola çıkar. İtalyanlardan, Balkan Slavları’ndan, Avusturyalılar’dan ve çeşitli azınlıklardan oluşan karma ordu Karanşebeş bölgesine 3 gün önceden gelir. Çadırlar kurulur ve Hussar birliği savaş alanını keşfe başlar. Timiş Nehri’nin karşı kıyısında içki fıçıları olan çingene konvoyu ile karşılaşırlar. Çingeneler Avusturya askerlerine schnapps (alkollü likör, bir tür cin) ikram etmek isterler. Bunun üzerine birlik ikramı kabul eder ve içmeye başlarlar. Saatler geçtikten sonra ordu, piyade kolunu Hussarlara bakmaları için gönderir. Piyade kolu Hussarlar’ın içtiğini görünce aralarında kavga başlar. Kavga gittikçe büyür ve askerlerden biri ateş açar. Kavga sırasında sarhoş askerlerden bazıları korkutma amaçlı ”Türkler” diye bağırmaya başlar. Silah seslerini ve Türk nidalarını duyan diğer askerlerde gelir ve kavga bir anda bir savaşa dönüşür. Osmanlı askerlerinin geldiğini düşünen ordu top ateşlerine başlar. Asıl olayın farkında olan bazı subaylar Almanca ”Durun” emri vermeye çalışırsa da toplama bir birlik oldukları için kimse kimsenin dilinden anlamaz. İki gün sonra Avusturya ordusundan az bir Osmanlı birliği Karanşebeş bölgesine gelir. Ancak gördükleri manzara karşısında şaşırırlar. 10.000 kadar Avusturya süvarisi ölmüş ve yaralanmıştır.
Savaşı ilginç kılan durum tam olarak budur. Osmanlı Devleti, Alman kaynaklarına göre böyle bir savaşı neredeyse hiç barut atmadan, kılıçlar kınından çıkmadan kazanmıştır. Tarih bilmi süreci her ne kadar yazmış olsa da her zaman sonuç ön plana çıkar ve Tarih, Türkün zaferini yazar!

> Yeni Meram >Yazarlar > Tarihte Savaşmadan Kazanmak
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.