YAZARLAR

1970 yıllarıydı. Ülkemiz parlamentosu bir takım saplantılar içine girmiş,Cumhurbaşkanı seçilemiyor,Aylar yıllar ülke kaderine hükmedemiyordu. Ord.Prof.Dr Sadi Irmak’ a Hükümeti Kurma görevi veriliyor ve Sadi IRMAK kabineyi kurup güven oyu istiyor

       Değerli Hemşehrimiz Konya Çocuğu ne yazık ki Güven oyu alamıyor.Hanı şu Ata sözümüz var ya; ‘’Baba bir deli buldum ,Getir oğlum gelmiyor.Bırak oğlum gitmiyor.’’  Aynen benzer olay bizim Parlamentonun kucağında.

        Türkiye BMM.Sadi IRMAK’ a vazifene devam emri veriyor.Güven Oylamasını Buz  dolabına konulması kararlaştırılıyor.Ord.Prof.Sadi IRMAK bu sakil haliyle Ankara da beklemek yerine, ilk yurt gezisine çıkıyor.Ve memleketi Konya ya geliyor.İl Genel Meclisinde bir konuşma yapacak.Rahmetli İhsan TEKİN Vali, ben de İl GENEL Meclisi İdare Müdürüyüm.

İl Genel Meclisleri Hizmet üreten meclisler olup,bu Meclislerde Siyaset yapılması yasak.Bu yasağı korumamız gerekli ki, Merhum Sadi IRMAKIN KONUŞMASI SİYASİ OLACAĞINDAN Tutanağı nasıl tutacağımızı Sayın Vali İhsan Tekine sordum.İhsan TEKİN sadece konuşma yaptı yaz tutanağa, detaya girme emrini verdi.

Bir Meclis ve bir Vali, MECLİS DAHİLİ NİZAMNAMESİNİN AMİL HÜKÜMLERİNE  BAĞLILIKTAN asla ayrılmıyor.

Meclis Dahili Nizamnamesi,ŞUABATI İDARE RÜESASINA SIRA KAYDI   YAPILMAKSIZIN söz hakkı verilir ayrıcalığının bile kullanılması yoluna gidilmemesi, bir Demokrasi geleneğidir.İhsan TEKİN bu geleneğe uymuş ve uygulamıştır.

Ord.Prof.Dr.Sadi IRMAK Kürsüye çıkıp konuşmasını yaparken, Ulu Önder ATATÜRK ‘ün İstiklal savaşı mücadelesini verirken, Sivas Kongresi sırasında Suriye den bir heyet ATA’ ya gelir. Suriye ve Irak’ın da bu savaşta Türkiye yanında yer alıp, Suriye ve Irak’ın da İngiliz Sömürgesi olmaktan kurtarılmasını isterler. Asker Silah, Para ne gerekirse vermeye hazırız derler.

Ulu Önder; bizim Planlarımız Anadolu ve Rumeli –Trakya bölümünü kurtarmayı amaçlıyor.Sizin İçinizde de Mustafa Kemaller vardır.Sizde kendi ülkenizin kurtuluşu için planlar yapınız der ve konuyu kapatır.

O gün bu ülke topraklarına Türk Ordusuna yardım için giremeyenler bu gün kendi toprakları Düşman İstilasına girerken, Onların  yerine bizim Mehmetçikler savaşıp ŞEHİT OLURLAR ken, Onlar bizim ülkemizde ense yapıp özgürce yaşamaktadırlar.

Resmi ağızlardan bile net miktarı bilinmeyen Suriyelilerin ONMİLYON a yaklaştığı ifade edilmektedir.Mehmetçiğimizin yetimleri yüreğimizi yakarken, onlar Dini Bayramlar ve sayılı günlerde Ülkelerine Türkiye Cumhuriyetinin garantörlüğünde Sıla yi Rahim yapmaları Onurumuza dokunuyor doğrusu.Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı zamanında İslamiyet’in baş düşmanı Yahudilere bile kucak acarken, Suriyelilere kucak açmamızın da bir adabı olmalıdır diyoruz.

Bayram ziyareti için Ülkesine giden Suriyeliler, Bayram sonrası yeniden bizim ülkemize dönme çabası içine girmeleri Merhamete ihanet olmaktadır.Bu ülkemizin imkanlarını sömüren sözde mültecilerin, bir disiplin ve düzene sokulmasının zamanı gelmiş ve geçmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti bu mülteci sorununu rahatlıkla çözecek kuvvet ve kudrete  sahiptir.Ulu Önder ATATÜRKÜN KARA GÜNÜMÜZDE BİLE kabullenemediğimiz Suriye ve Irak tekliflerine, bu gün dahi sahip çıkarken Merhametimizi aşan bu  kayırmanın sona erdirilmesinin Ulusal gündemimize çekileceği umuduyla, Medeni ve mutlu yarınların Devletimiz ve Milletimizin beklentisi olduğu inancıyla yetkililere kolaylıklar dilerim.

 

 

 

> Yeni Meram >Yazarlar > SURİYELİLER ATATÜRK ve SADİ IRMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.