YAZARLAR

Türkiye mübarek Regaip Kandilinde bir acı ile ihya etti geceyi. Gecenin manevi havasını idrak etmek isteyen insanlarımız şehit ve şehitler haberleri ile hüzünlendi. Memleket sevdalısı, vatansever, kahraman 34 memleket evladı bir mübarek gecede şehadet şerbetini içti. Rabbim makamlarını Âli eylesin. Cennette cem eylesin, yakınlarına sabır versin. Yaralı olan 32 askerimize de şifa temenni ediyoruz. Ömrünün baharında daha 23 yaşındaki civan askerlerimiz… Bu fedakarlıklar ve akıtılan kanlardan dolayı yaşanılan kara parçasına toprak ya da “VATAN” diyorlar. Milletimizin başı sağ olsun.
Suriye ile ilgili geçmişe döndüğümüzde sınır komşumuzdaki terör havası ve sömürgeci ülkelerin iştahları unutularak ‘Orada ne işimiz var’ diyenler vardı. Aynı fikirde olanlar hala ‘Baştan niçin girdik, hiç girmemeliydik’ diye yüksek sesle dile getiriyorlar. Sınır ötesinden ateşlenen roketatarlardan dolayı Suriye sınırına yakın yerleşim birimlerinde can ve mal kaybı yaşamadık mı?
Binlerce kilometre öteden gelerek ‘Sömürgeci zihniyetle ilgili bu devletlerin burada ne işi var’ diyen yok. Bugün ABD Suriye petrollerinin %70’ini kendi kontrolü altında tutarken YPG ve diğer örgütleri kullanmakta. Bir diğer işgalci güçte kalan %30 petrol kaynaklarına hükmederken İdlib ve çevresinden sıcak denizlere inme çabasında. Esed denilen kişinin ise ismi de yok kendisi de yok.
Süper güçlerin amacı bu terör koridorunu uzatarak kendi kontrollerindeki bu bölgedeki terör unsurlarını, bölge ülkeleri olan Türkiye, İran ve Irak aleyhine kullanmak. Bu terör koridoruna karşı çıkan Türkiye’nin de işini zorlaştırmak adına problem oluşturmak.
Bölgede Türkiye’ye karşı kışkırtıp binlerce tır dolusu silahı YPG ve farklı isimdeki yandaşlarına teslim ettiler. Ne yazık ki bu terör gruplarının ‘kendilerinin birer terör taşeronu ve tetikçisi olduklarını’ bilmeleri uzun sürecek.
Hatırlarsanız ABD tanklarının Türkiye’nin icra ettiği harekat esnasında Suriye’den ayrılmaları gerçekleşti. Bu grupların tankları terk edip giderken söyledikleri ağza alınmayacak hakaretleri izledik. Sömürgeci devletleri menfaatleri bittiği anda yanınızda bulamazsınız, ahde vefa yoktur. Alırlar vermezler… ki almadan vermezler de diyebilirim.
İdlip’te neler oluyor? Hatay’ın bitişiğinde bir yerleşim birimi. M4 ve M5 otoyollarının civarında. Türkiye bu yollarda kontrolü sağlamadan sınır ötesi terörün önüne geçemeyeceğini biliyor. Rusya ise bu yollar olmadan Akdeniz’e inilemeyeceğinin farkında. Rejim güçleri (sözüm ona) hangi fikirde söylemeye gerek bile duymuyorum. İrade, ordu, teçhizat ve devlet var mı ola!
Dolayısıyla İdlib şu an masada. Türk ve Rus heyetleri Ankara’da sürekli görüşme halindeler. Rejimden kimse var mı?
Türkiye ve Rusya tarafından farklı açıklamalar geliyor. Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar ‘Türk birliğinin koordinatları Rusya’ya verildi’ derken Rus tarafı ise ‘Bize bildirilmedi’ diyor! Yine Rusya “Türk birliklerinin bulunduğu alana’ uçaklarımız tarafından bir operasyon gerçekleşmemiştir” diyor. Yine Rusya, muhalif grupların bazı bölgelere saldırı planından haberdar olduklarını söylemekte. En haddi aşan açıklama ise bir Rus yetkilisinden; “Türkiye İdlib’e girerse bedelini öder.”
Bu ulvi ülke, vatanı için geçmişte ve günümüzde bedel ödemiştir ve ödeyecektir. Ancak bedel ödetmesini de iyi bilir. Bu kadar önemli bir coğrafyada işimizin zor olduğunu ve ne yapması gerektiğini de bilir. Bu genlerinden gelir.
Efendim belki de bu problemlerin kaynağında Türkiye’nin güçlenmesi ve kendi kararlarını kendisinin alması ve dünyada karar uygulayıcı değil karar verici konumda olması da yatıyor. Güçlü bir Türkiye, İran, Irak ve Suriye, ABD ve hamisi durumundaki İsrail’in menfaatlerine aykırıdır.
Sahi son yıllarda İsrail ne yapıyor? Gönlüne estiğinde Gazze’yi bombalıyor. Kendisi küçük olmasına rağmen kullandığı taşeron büyük devletlere işi ihale etmiş kahvesini içiyor.

Diğer yandan ordumuzun,İdlib’de Esed rejimine karşı başlattığı operasyonunun adı belli oldu: Bahar Kalkanı Harekatı!
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın verdiği bilgiye göre, 27 Şubat’ta gerçekleştirilen menfur saldırıyı müteakip başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı başarıyla sürdürülüyor. Harekat kapsamında bugüne kadar 1 İHA, 8 helikopter, 103 tank, 19 zırhlı personel taşıyıcı, 72 top/obüs/ÇNRA, 3 hava savunma sistemi, 15 tanksavar/havan, 56 zırhlı araç, 9 mühimmat deposu ve 2 bin 212 rejim askeri ve unsuru etkisiz hale getirildi.
TSK operasyonu, Mehmetçiğin kahramanlık ve fedakarlığıyla devam ettirirken aynı zamanda Rusya ile görüşmeler sürdürülüyor. Gelinen aşamada Türkiye’nin Rusya’dan beklentisi, garantör ülke olarak taahhütlerini yerine getirmesi ve bu kapsamda rejimin saldırılarını durdurması yine aynı zamanda Soçi Mutabakatı sınırlarına çekilmesi için rejim üzerindeki etkilerini kullanması. Cumhurbaşkanı Erdoğan 5 Mart’ta Moskovo’da Putin ile gerçekleştireceği zirvede talepleri bir kez daha yineleyecek.

Dış politikada Türkiye hisleriyle değil diplomatik seviyesi ile ülkesinin güvenliğini tehlikeye düşürmeyerek adımları atacaktır. Ülkemiz üzerinde kötü emelleri olan dış güçleri Sultan Abdülhamit Han’in uyguladığı politikaların benzerleri ile yenecektir.
Saygı ile.

> Yeni Meram >Yazarlar > SURİYE POLİTİKASI ve ŞEHİTLERİMİZ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.