YAZARLAR

Bir birey, hayallerine, ideallerine giden yolda yaşamı boyunca birçok sınava girmek durumunda kalıyor. Sınavlarda gösterilen performans kişiyi hayallerine ve ideallerine taşıyan basamaklar oluyor. Bir araç aslında sınavlar. Bu gerçeği kabul etmek ve bununla yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Ancak kimi durumlar var ki sınava bunun çok daha ötesinde anlamlar yükleniyor. Sınav iyi bir insan olma ölçüsü olarak algılanıyor ve tatbik ediliyor. Bu çok yanlış!
Sınava yüklenen anlamı öğrencilerimize çok iyi anlatmamız gerekiyor. Sınav hayatta başarı basamaklarından birisidir sadece. Sınav, kişinin değerlilik ölçüsü, iyi bir insan olma ölçüsü değildir. Bu yanılgıya düşmemek gerekiyor. Sınavda başarısız olursan seneye o basamağı tekrar edersin, başarılı olursan da bir diğer basamaktan ilerlersin, o kadar…
Ancak kimi öğrencilerimizde stresin yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Bu durumun sınava yüklenen anlamla doğrudan ilişkisi var. Hep şunu vurguluyorum kontrol edilebilen stres faydalıdır. Kontrol edilebilen stres bisiklet kullanmak gibidir. Kontrollü bir gerilimin varsa bisikletten düşmez direksiyon hâkimiyetini kaybetmezsin. Tam tersi olursa devrilirsin. Şu anda sınava hazırlanmak da aynı şekilde… Kontrollü ve hafif stres dikkati arttırır, beynin ön bölgesinin kanlanmasını ve öğrenme hızını arttırır. Kontrolsüz stres ise beyni bloke eder stresin kontrolü ve yönetimine dikkat etmek gerekiyor.
Kaygı gelişimin bir parçası…
Stresi yönetmenin en iyi öğrenildiği yer de sınavlardır. Peki bu süreci nasıl yöneteceğiz? Eğer sınav kapısında stresi yönetmeyi öğrenirsek hayatta karşılaştığımız birçok stresi de yönetir hale gelebileceğiz. Stresi yönetmenin türleri var. Bazıları mizaha vurur, aşırı güler. Öyle ki karşısındaki kişi o kişinin gamsız olduğunu düşünmeye başlar. Hâlbuki o, strese karşı bir savunma mekanizmasıdır. Bu faydalı bir olgun savunma mekanizmasıdır. Kendinle savaşmak yerine bu ilgi odağını değiştirerek başkasına yardım etmek, faydalı işlerle meşgul olmak savunma mekanizmalarıdır.
Kaygıyı kontrol edebilen kişiler kaygıdan zihinsel bir ürün çıkarmış oluyorlar ve kendilerini geliştiriyorlar. Kaygı, gelişimin bir parçasıdır o nedenle kaygıdan korkmamak lazım. Bizim kültürümüzde zahmetsiz rahmet olmaz denmiş. Onun için biraz zorluk çekmek, terlemek öğrenci için gelişimin bir parçasıdır. Bunu unutmamak gerekir.
Yüksek motivasyon, kontrol edebilme güdüsünü azaltıyor!
Sınava girecek arkadaşlarım şunu bilmeli ki bir krizin en güzel yönetimi krize hazırlıklı olmaktır. Sınavın krize dönüşmemesi için önceden hazırlık yapabilen gençler sınavı daha rahat bir şekilde atlatacaktır. Fakat burada ailenin rolü de yadsınamaz önemdedir. Yüksek motivasyonu olan bir aileyse çocuğun sınav kaygısını arttırabilir. Sorumluluk duygusu olan çocuğa ‘Sen aslansın, sen yaparsın, sen bu sınavı kazanırsın’ gibi şeyler söylendiğinde çocuk, ‘Babam beni gözünde o kadar büyütüyor ki kazanamazsam mahvolacağım.’ Düşüncesine kapılıyor, çalışmayı bırakıp bildiklerini yapamaz hale gelebiliyor. Yüksek motivasyon kontrol edebilme güdüsünü azaltıyor. O nedenle sorumluluk duygusu yüksek olan kişiye verilen motivasyonla sorumluluk duygusu olmayan insana verilen motivasyon farklı olmalıdır. Sonuç odaklı değil süreç odaklı olmamız gerekiyor. Sonuç; sınavdır, süreç; her gün belli miktar soru çözmektir. Sonuç kontrol edemeyeceğimiz bir şey. Kontrol edemeyeceğimiz şeye odaklanırsak kaygımız yükselir. Kontrol edebileceğimiz şey süreçtir. Sürece odaklanırsak kaygımız yükselmeden hedefe gideriz. Bu nedenle kontrol duygusunu bu şekilde yönetmek gerekiyor.
Gün mevcut enerjiyi koruma günü!
Bu hafta sonu 27-28 Haziran’da yaklaşık iki buçuk milyon genç arkadaşım üniversiteli olma yolunda YKS’de ter dökecek. Onlarla birlikte aileleri de… Aileler de işin içine katıldığında bu sınavın ülke nüfusumuzun önemli bir oranını ilgilendirir hale geldiğini görüyoruz.
Son olarak hem adaylara hem de ailelerimize “ Stres Var, Panik Yok!” diyoruz. Son düzlüğe girdik. Bu vakitten sonra genç arkadaşlarıma en önemli tavsiyem enerjilerini düzgün kullanmaları… Şu anda yeni bilgi öğrenme zamanı değil mevcut enerjiyi koruma zamanı. Maratondaki koşucuların en büyük becerileri enerjilerini verimli ve dengeli kullanmalarıdır. Ama önce kendi enerjinizi bilip, tecrübelerinize bakacaksınız. Daha önceki performansınıza bakarak ona göre hız ve ritminizi ayarlayacaksınız. Bu çerçevede son düzlüğe geldiğimize göre bazı bilgi tekrarları yapılabilir. Fakat sınavdan on iki saat öncesinde artık çalışmayı bırakıp öğrencilerin ilgi odaklarını değiştirmeleri gerekiyor. İlgi odağı bir gün sonraki sınav olursa beyin stresli çalışıyor. Stresli çalışınca yorgunluk maddeleri birikiyor ve ertesi gün beyin zorlanıyor. Kontrol edilebilen stres faydalı fakat kontrol edilemeyen stres zararlıdır.
Üniversiteli olma yolunda YKS’de tüm adaylarımıza emeklerinin karşılığın aldıkları bir sonuç temennisinde bulunurken “Hayat Tercihtir” hatırlatmasında da bulunmak isterim. Güzel puanlarımızı ceplerimize koyalım, önümüzdeki süreçte üniversite ve meslek seçimiyle ilgili de tavsiyelerimi sizlerle paylaşacağım.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü-Psikiyatrist

> Yeni Meram >Yazarlar > Sınav iyi bir insan olma ölçüsü mü?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.