YAZARLAR

Hz. Ali için anlatılır. Bir kaleyi kuşatmışlar, düştü düşecek; ama akşam namazı vakti girmiş. Hz. Ali demiş ki, “Yarınız saldırmaya devam etsin, yarınız da namazını kılsın, vakti kaçırmayın.”
Komutan mukâbele etmiş, “Efendim, kale düştü düşecek. Bekleyelim biraz daha, ondan sonra kılarız.”
Hz Ali’nin verdiği cevap hiç unutulmaması gereken hayat düsturumuzdur. “Uğruna savaştığımız değerleri ihmal ederek zafer kazanmanın hiçbir anlamı yoktur.”
Aliya İzzetbegoviç niye Bilge Kraldır? 6 kişiyle başlattığı bağımsızlık savaşı bittiğinde 120 bin kişilik bir ordusu vardı da ondan. Ordusunda Hıristiyan askerler de vardı. Günümüz Müslümanları bu konuyu düşünmek zorunda; elbette o dönemde Bosna’daki şartları dikkate alarak…
Müslüman bir korgeneral, Hıristiyan bir albaya dinî terminoloji kullanarak hakaret ettiğinde, albay şikâyette bulunuyor. Şikâyet üzerine Aliya mahkeme kurulmasını istiyor. Diyorlar ki, “Henüz savaş halindeyiz. Korgenerali yargılarsak bu askerler arasında sıkıntı çıkarabilir.”
Bilge Kral cevabı veriyor, “Eğer adaletten vazgeçeceksek, savaşı kaybedelim; biz ne uğurda, ne için savaşıyoruz…”

25 yıldır yapılmadık hizmet kalmadı Ankara ve İstanbul’a. Peki belediyeleri niye kaybetti AK Parti? Neyi yanlış yaptı? Maksat hizmet değil miydi, iyi çalışan seçimi almaz mıydı?
Bu sorunun cevabına kafa yorulmalı…
Kafa yorulurken de şu iki soruya cevap aranmalı. Solcular kaynakları nereye aktarıyor? Sağcılar nereye aktarıyor? Solcu belediyeler, sağcı belediyeler, solcu ve sağcı iş adamları diye de daraltılabilir…
Solcular, kendilerine ileride lazım olacak vakıf ve derneklere, danışmanlık şirketlerine, hukuk bürolarına, öğrenci birliklerine kısaca bilumum solcu oluşumlara çeşitli bahanelerle kaynak aktarıyor. Heykele gülüyoruz, ama kesilen faturadan haberimiz yok! Resimlere, konserlere, festivallere ha bire fatura kesiliyor. O paralar işte ucundan kenarından çalınsa bile garip harflerden oluşan derneklere, vakıflara gidiyor. Oradan da yeni gençler devşirilmeye harcanıyor.
Solcuların yaptığı çok basit bir şey var. Hani diyoruz ya İstanbul bu kadar hizmete rağmen nasıl oldu da kaybedildi. İşte onun da cevabı burada. Adamlar sadece ama sadece örgüt mantığı ile eleman devşirip yetiştirme derdinde. Belirli iş adamları ve belediyeler, hukuk bürolarına danışmanlık hizmeti karşılığı paraları aktarıyor. Hukuk büroları bu dernek ve kulüpleri danışman, bilirkişi olarak çalıştırıyor. Dernek ve kulüpler de paraları öğrencilerin devşirilme ve örgüte kazandırılması için kullanıyor!
Oradan oraya, şu beyefendiden o hanımefendiye öyle baş döndürücü ve komplike bir sistem kurmuşlar ki derneklerin başındakiler bile birbirini tanımıyor, ama tüm bunları finansal olarak destekleyenler adeta satranç tahtası gibi kimi nereye koyacağını çok iyi hesap etmekte!
Sağ tarafta ne oluyor peki?
Vakıfların, derneklerin kiralarını bile ödemek için kapı kapı dolaştığını, zengin sağcı iş adamlarının ve belediyelerin bunlara randevu bile vermediğini biliyoruz. 200’e yakın STK bir araya geliyor basın açıklaması yapıyor, kamuoyunun haberi bile olmuyor! Solcu sıradan bir dernek kadar ses getiremiyorlar. Peki ses gelmesi için ne yapılmalı? Senin de inandığın davaya inanan medyaya, yazara, çizere, fikir adamına değer verilmeli mesela evvela…
Solcu derneklerin ofisleri havalı olmaz, afedersiniz pislik götürür her yeri, acıkınca bir simit yerler, ama arı gibi çalışırlar. Sağcı dernekler ise basit bir toplantı için bile çaylar, çorbalar, pastalarla donatırlar masayı. Solcu dernekler için öğrencilere yapılan masraflara paha biçilmez. Sağcı dernekler üç kuruş burs vermek ister anlı şanlı iş adamları boş çevirir, belediyeler hiç bulaşmaz o işlere…
Solcular, devletin; belediyelerin, üniversitelerin imkanlarını kullanıp öğrencilere odaklanırlar. Öğrenciler bunların vazgeçemeyeceği tek alandır. Bunların tedrisinden geçen öğrenciler için cumhuriyet savcıları dava açsa onur duyarlar. Oysa sağcı öğrenciler için gözaltına alınmak, davaya muhatap olmak büyük sıkıntı. İleride memuriyete mani olabilir diye öğütlenirler hep…
Solcular, bilirler ki ağabeyleri her fırsatta onları boş buldukları tüm kadrolara fütursuzca doldurur! İşsiz kalırım, aç kalırım diye bir dertleri asla olmaz. Çünkü onları yetiştirenler önemli makamlara gelmeleri için de mücadele verecektir.
Sağcı hükümetin de belediyelerin de hizmetleri bunların umurunda olmaz! İstemezler hatta! Yani bunlara; elektrik, su, hızlı internet, ucuz ulaşım, yol yapıyorsun, ama bunların böyle bir derdi yok.
AK Parti zaten 20 yıl daha yokluğu hissedilmeyecek hizmeti yapmış. Oy diyorsan yaşlılar kemikleşmiş zaten, ama mevzubahis gençlerse zaten tüm kaynakları bunlara aktarıp ideolojik körlük seviyesine getiriyorlar. Sen sonra istediğin kadar hizmet filan de!
Sağcılar kazandığını köşke, daireye, betona, bağa, bahçeye yatırma derdindeyken, solcular efsunlanmış bir ordu yetiştiriyor. Sen bu kadar hizmet ediyorsun ama anlayacak kitle yok karşında!
Her şey bir krize, bir değişime bakar. Hükmünüz milletin elindedir. Vakıfları ve dernekleri uyandıralım beyler. Özellikle lise cağındaki gençlere el atacak, hakikatleri anlatacak oluşumlara sponsor olun. Yoksa bu devlet 6 şerit yol üstüne hava ray alta da metro döşese, en zayıf ideolojinin bile karşısında duramaz.
Diyeceğim, solcular davaları için açlık grevi yapıp ölürken, sağcılar kuzu kelebeği çok kaçırıp soda üstüne soda içmekle meşgul.
Sağda, kimse diğerine nasılsın, ne yer, ne içersin demiyor, herkes kendi eşeğini sürdüğüne bakıyor. Solda ise devleti ele geçirmek için herkesten, her şeyden faydalanmanın yolları aranıyor. Birbirine benzemeyen partiler bir araya getiriliyor, yeter ki devlet ele geçirilsin, yıllardır biriken solcular tıka basa kadrolara doldurulsun ve devlet bir daha asla sağa kaybedilmeyecek şekle sokulsun!
Tefekkür lütfen!

> Yeni Meram >Yazarlar > Sağcılar ile solcuların para ile imtihanı!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.