YAZARLAR

Sevgili okurlarım, 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle özgürlüklerimize kavuşmuştuk.
Gerçi yaşanılan sarmaş dolaş sevgi pıtırcıklığını görünce “Bir müddet daha özgürlük denen bu en yüce duyguya kavuşmasa mıydık acaba” dediğim anlar olmuyor değil!
İnsanlarımız sanki her şey bir anda bitmiş gibi, sanki bıçakla kesilmiş gibi ve sanki hiç bir şey olmamış gibi eski hayatlarına bir çırpıda dönüverdiler. Umarım çekilen onca zahmet ve eziyet heba olup gitmez.
Yine de naçizane tavsiyem, tedbiri elden bırakmadan yaşayın. Zira ben aynı uygulamaları biraz esneterek de olsa kendim için sürdürmeye devam etme düşüncesindeyim.
Yazı başlığıma gelince;
Yaklaşık altı aylık koronalı dönemin bize pek çok şey öğrettiği kanaatindeyim. Öğretemedikleri de var elbette ancak ben bardağın dolu tarafından bakmaya meyilli biri olarak öğrettiklerine odaklanıyorum. Umarım insanlık öğrenemediği konular için bir daha bu kadar ağır bir bedel ödemek zorunda kalmaz.
Gelelim pandeminin bize öğrettiklerine;
Bilim insanlarına, devasa kazançlar elde eden futbolculardan ve bölüm başına baş döndürücü meblâğlar alan oyunculardan daha çok ihtiyacımız olduğunu öğrendik.
Keza jandarma, polis, zabıta, basın meslek gruplarının yine birkaç saatte milyonlar kazanan kişilere nazaran bizler için daha faydalı olduklarını öğrendik.
Sağlık araç gereçlerinin silahlardan çok daha mühim olduğunu öğrendik.
Sağlığın ve zamanın her şeyden, evet “her şeyden” çok daha önce geldiğini öğrendik.
Tüketimi olmayan bir toplumda petrolün önemini yitirdiğini öğrendik.
Sözüm ona dünya devi olan Amerika’nın diğer ülkelerden hiçbir farkının olmadığını öğrendik.
Hayvanat bahçesine kapatılan veya bizlerin tatminsiz egoları, zevkleri ve keyifleri için kafeslere kapatılan hayvanların neler hissettiklerini öğrendik.
Evden çalışmanın da mümkün olduğunu öğrendik ( ki Avrupa bu çalışma şeklini yıllardır uyguluyor zaten).
Avrupa Birliği’nin nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu öğrendik.
Dünyanın gerçek düşmanının biz insanoğlu olduğunu öğrendik. ( ki bir kaç aylık süreçte bile ne çevre kirliliği kaldı, ne hava kirliliği vs).
Fakir – zengin tüm insanların yaratılış olarak eşit olduğunu öğrendik.
Biyolojik silahların mermilerden daha tehlikeli olabileceğini öğrendik.
Göremediğimiz bir tehlike vasıtasıyla aslında ne kadar yetersiz, çaresiz ve aciz olduğumuzu öğrendik.
Genel çerçeveden baktığımda ve durumu kişilere indirgemeyip genelleme yaptığımda öğrendiklerimiz konusunda ilk aklıma geliverenler bunlar. Tabii ki bu listeyi uzatmak mümkün.
Bir de tüm bunlara rağmen hâlâ ve ısrarla öğrenemediklerimiz, işimize gelmediği için öğrenmek istemediklerimiz var ki onu da başka bir köşe yazımda kaleme alayım.
Sevgili okurlar, yaşamınızdaki tüm öğretilerin acı değil, tatlılıkla olması dileğimle.

> Yeni Meram >Yazarlar > PANDEMİ DÖNEMİNDE NELER ÖĞRENDİK, NELER ÖĞRENMEDİK?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.