YAZARLAR

Sınav stresiyle yoğun geçen günün ardından otobüse yetişmek için okuldan ayrıldım. Cam kenarından sağanak sağanak yağmurun yağışını izlerken, şemsiyemi unuttuğumu fark edip, hayıflandım. Koşar adımlarla eve giderken, duyduğum şimşek değil, ‘kurtarın beni’ diye bağıran bir kadının çığlığıydı. Hemen adamın arkasından tutup, çaresiz kadını kurtarmak için bir hamle yaptım. Çamurlar içinde kavgaya tutuştuk. Caninin elinden kurtulan kadın kaçtı. Adam öfkeyle elindeki çakıyı çıkarıp, ‘ölümün benim elinden olacak’ diyerek salladı üzerime! Ters bir hamle yapıp, kolunu bükünce adama saplandı ve orada öldü! Ellerim kan içinde şoka girdim, ne yapacağımı bilemiyordum. Çevreden sesleri duyan insanlar hemen polisi aramışlar. Kalabalığın içinde tek duyduğum şiddetli bir uğultuydu. Mahkemede kasten adam öldürmekten 20 yıl hüküm yedim. Bir kadının hayatını kurtarmak için kendi hayatımı yaktım. Diri diri toprağa gömülmekti. Kötü bir kabus olmalıydı. Annem, babam, hayallerim, hedeflerim.. Ya sevdiğim kız . . İsyan etsem de bu kara lekeden artık kurtulamazdım.
Kadınlara nefret duygusuyla dolarken gün geçtikçe bütün insanlığa artıyordu. Her gün intikam yeminleriyle olta attım. Aradan geçen 5 yılın ardından pimi çekilmiş bomba gibiydim, kinimi canlı tutuyordum hep..
Bir gün 50’li yaşlarda, saçları ağarmış, mütebessim çehresiyle dikkat çeken Ahmet amcayı bizim koğuşa getirdiler. -‘Evladım’ dedi parlayan gözleriyle. Cezaevi insan için iyi midir? Kafan güzel mi babalık? İyi değil tabii dedim. Benim için çok iyi oldu. Bir suç işledim ama burada kendimi, hayatın anlamını keşfettim. Oturup saatlerce, günlerce sabahlara kadar bunu düşündüm biliyormusun ? Ben kimim ? Yaratıcı beni niye yarattı? Benim bu dünyadaki fonksiyonum, yerim nedir? Yaratıcı beni bir böcek, bir karınca, herhangi bir varlık olarak yaratabilecekken, beni eşrefi mahluk olarak yaratmış. Düşünüyorum, o zaman benim diğer canlılardan bir farkımın olması lazım.
Bundan önceki hayatımda küfür, içki, kumar, hırsızlık her türlü melanet vardı. Eşime şiddet uygular, çocuklarımı hep ihmal ederdim. Köprü altında geçen çocukluğum hiç peşimi bırakmadı. Bataklığın dibini gördüm evladım. Hayatı hızlı yaşadığımdan ‘fırtına Ahmet’ derlerdi bana. Şu karizmaya baksana, peşimde kimler koştu kimler diyerek tebessüm etti. Velhasıl gençliğim pek karanlıktı..
Burada yaratılış gayemi buldum. Namaza başladım, huzur buldum. Huzur; Huzur’da durana gelir evlat. Bu sıkıntılar içinde hayata pozitif bakmayı öğrendim. Endişe yok, panik yok. Mülkün sahibi iş başında!
Ne diyordu asırlara damga vuran Hz Mevlana: “ Sopayla kilime vuranın gayesi; kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin ey can?”
Bak evladım; hayatta iz ve işaretleri iyi takip etmeli. Her insan, hatta her varlık mesajdır okuyabilene. “Oku” der ilk emirde Allah. Neyi okuyacağız peki? Kuran-ı, kendimizi, kainatı. . İçinde olduğunu sandığın Evren, ya senin içindeyse.. Bağlantıyı kurduğunda sır çözülür evlat!
Burası kimine bir hücre, kimine cezaevi, kimine ise medrese-i yusufiyye ilim mektebi. Bu karanlık dünya benim hayatımın aydınlığı oldu şükür. Her şer de hayr var derler ya hani. Benim hayrım oldu. Geçmişime tövbe ettim. Sözlerime, konuşmalarıma, kalp kırmadan hassasiyetle dikkat ediyorum. Burası ateşin yemeği pişirdiği gibi beni pişirdi, olgunlaştırdı.
Avrupa’yı, Amerika’yı, Japonya’yı bilmemek, gezmemek, görmemek, üniversite okumamak, her sorulan soruyu bilmemek insana ahiretini kaybettirmez. Ama kendisini tanımayan, iç dünyasını bilmeyen insan perişan olmuştur.
Gönül dostu Yunus Emre der ki : “ ilim ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır.”
Bir saatlik sohbette ne kin kaldı, ne nefret. Kalbim yumuşadı adeta. Hayatıma yepyeni bir sayfa açan Allah’a hamdolsun. Okul hayatımı bitiremesem de, hayat okulu çok şeyler öğretti.

> Yeni Meram >Yazarlar > OKUL HAYATINDAN, HAYAT OKULUNA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.