YAZARLAR

Kıymetli okurlar;

İnsanlar hayatları boyunca bir çok konuda muhalif düşüncelere sahip olabilir, ki; bu doğanın kanunudur.

Hep derim ve yazarım; bu dünya zıtlıklar dünyasıdır. Artı olmadan eksinin anlamı olmaz, eksi olmadan artının anlamı kalmaz.

Dedim ya; insanlar öncelikle kendi içlerinde kendilerine muhaliftir. Anlamadığı, kendine izah etmekte zorlandığı bir takım meselelerde bilinçaltı psikolojik olarak kendine şerh koyar. Sen bunu anlamazsın bile.

Ve sonrasında insanlar insanlarla anlaşamadığı noktalarda birbirlerine muhalif olur. Yaratılıştan gelen doğallığın dışavurumudur aslında bu.

Tabi bu şekilde insanın kişisel düzeydeki anlaşmazlıkları muhataplarını ilgilendirir. Kimsenin bir şey demeye hakkı olduğunu zannetmem.

Ancak bazı konular söz konusu olduğu vakit, insanlar arasındaki bu anlaşmazlıklar zararı ziyandan başka bir şey değildir.

Girişi çok uzattım değil mi sevgili okurlar? Asıl meseleye geleyim. Milli Otomobil. 60 yıldan sonra devlet ve millet olarak, milli bir araç üretebilmeyi başarmışız ancak, içimizdeki bazı şahıslar hala durumdan memnun değil, hoşnut değil, muhalifler ve istemiyorlar.

Yahu! Her ne olursa olsun, bunca zaman sonra, bir şeyleri başarma ve gerçekleştirme noktasına bu kadar yaklaşmış mıyız? Evet yaklaşmışız.

İşte tam bu nokta da, eğer var ise, milli şuurun devreye girmesi lazımdır. Olumsuzlukları bir kenara bırakıp, yapılan işe sahip çıkıp, onu dünyaya pazarlayıp, varlığını kabul ettirip, sonra kendi içinde nasıl eleştiriyorsan eleştir. Nasıl yargılıyorsan yargılar. Tillahına kadar muhalif ol. Ama önce o işi yap ve başar.

Biz millet olarak, sayın okur, o işi yapmadan önce, kendimizi kendimize kanıtlama çabasına gireriz. Entelimiz dantelimiz, sözüm ona üç beş jargon parçalar, sonrada olmadı bu iş deyip ondan keyif duyarız.

Nerede milli bilinç, nerede milli şuur ile hareket? Yok. Türkiye’de aydınlık ve entelektüellik deyince akla ilk gelen, tak boynuna fuları, al eline sigarayı, yüksek mertebeden önüne gelene ver veriştir. İşte 60 yıldır bu yüzden kaybettik. Belki de kaybettiğimiz noktalar hala var.

Ama 60 yıllık milli rüyamız yerli otomobili acımasızca eleştirenleri anlayamıyorum. Anlayabileceğim kısım, bu işi seri üretime geçirdikten sonra gelişmesi ve geliştirilmesi için getirilen eleştirilerdir. Ancak şuan bunun için çok erken. Yapmamız gerek milli bilincin ve şuurun gereği olan bu araca eksiğiyle gediğiyle sahip çıkıp, devlet ve millet olarak başarabileceğimiz şeyleri dünyaya ispatlamaktır.

O yüzdendir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli araç tanıtım toplantısında söylediği şu iki çift söz çok önemli ve anlamlıydı; “Devrim otomobilinin önünü kesenler, devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler.”

> Yeni Meram >Yazarlar > Milli araç burada da milli şuur nerede?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.