YAZARLAR

 

Yaklaşık olarak her 10 kadının 1’inde görülen endokrin bir bozukluktan bahsedeceğiz bugün.
Kendisinde mevcut olan kadınlar çoktan anlamışken; hiç bilmeyenlerimiz için ufak ufak anlatacağım.
Huzurlarınızda Polikistik Over Sendromu! Yumurtalık sendromu olarak da bilinen bu sendrom erkek tipi sivilcelere, aknelere sebep olan androjen seviyesinin artışı, yumurtalıklarda sayıca fazla kist varlığı ve menstrual döngüde bozukluklar ile belirlenen kompleks bir hastalıktır. Hastalıktan da ziyade bir sendromdur aslında. Esas biyokimyasal belirleyici androjen artışı dediğimiz hiperandrogenizmdir.
Yumurtalıkta çok sayıda ve küçük küçük kistlerin varlığından ötürü PCOS ismini almıştır.
Risk Faktörleri
Çocukluk çağı obezitesi, yüksek Beden Kütle İndeksi (BKİ) ve bel/kalça oranı yüksekliği bu sendromun risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
PCOS Nedenleri
Genetik Faktörler: Bazı araştırma sonuçlarına göre anne ve babasında kalp hastalığı mevcut kızlarda PCOS görülme riski artmaktadır.
Obezite ve İnsülin Direnci: PCOS’lu kadınların yarısından fazlası ideal kilosunun üstünde bireylerdir. Vücuttaki yağ oranı normal aralıktan ne kadar uzaklaşırsa; erkekte de kadında da infertilite dediğimiz kısırlık görülme riski artar.
Kanda insülin seviyesinin artmasıyla beraber bazı hücreler androjen üretiminin artmasına sebep olur.
İnflamasyon (İltihaplanma): Vücutta iltihap varlığı, insülin direnci ve obeziteyi mahşerin üç atlısı kabul edersek, bu üç atlı birbirini tetikler vaziyettedir. PCOS semptomlarının, inflamasyon arttıkça artış gösterdiği bilinmektedir.
Tıbbi Beslenme Tedavisi
Şimdi sizleri biraz çocukluğumuza indireceğim. Düşünün ki; yukarıda saydığımız mahşerin üç atlısı sıkıca el ele tutuşarak kutu kutu pense oynuyor. Bu takımdan birinin çıkması aradaki güçlü bağı zayıflatmaz mı? Diyetisyen gelmiş burada ne anlatıyor demeyin; demek istediğim şu: İnflamasyon-obezite-insülin direnci üçgeninden birini kırmamız demek, PCOS semptomlarını da hafifletiyoruz demek! En etkili tedavi yöntemi de budur. O halde dikkat edilesi birkaç altın nokta sıralayacağım sizlere.
1-Bu sendroma sahipseniz kilonuza dikkat etmek zorundasınız. Vücut ağırlığının ideale yaklaşmasıyla beraber görülen kısırlık sorunlarında iyileşme oranı bir hayli yüksektir.
2-PCOS’ta proteinden zengin diyet önerilirken bazı hastalar bu olayı abartıp vücutta yağ artışı ile karşılaşabilir. Çünkü vücuda alınan fazla protein de ne yazık ki yağ olarak depolanmaktadır.
3-Kan şekerini hızlıca yükselten besinlere uzak, glisemik indeksi düşük karbonhidratlara yakın durulmalıdır. Yağ olarak trans yağdan kaçmalı, zeytinyağı, fındık yağı gibi alternatifler beslenmeye dâhil edilmelidir.
Ayrıca yeterli Omega-3 alımı rahimde kan akımını artırarak dolayısıyla hamilelik şansını da artırmaktadır. Omega-3 kaynaklarını bildiğinize eminim ama yine de değinelim, en çok bilinenleri: balık (özellikle somon), ceviz, keten tohumu, chia tohumu, semizotu.
4-Karbonhidrat-protein-yağ dengesi sağlandıktan sonra yeterli posa ve sıvı alımı da ihmal edilmemelidir. Konstipasyon (kabızlık) sorunundan yakınan PCOSlular için burası kilit noktalardan biridir.
5-Yağda eriyen vitaminlerden biri olan E vitamini üreme fonksiyonları için önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla PCOS’a sahip bireylerin özellikle E vitamininden zengin beslenme tarzını benimsemeleri gerekir. Nedir E vitamini kaynakları derseniz de işte geliyor: badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar ve zeytin/zeytinyağı, tereyağı gibi yağlar; ıspanak, tere, maydanoz, lahana, brokoli gibi sebze ve yeşillikler; muz, kivi, avokado gibi meyveler; uskumru, somon, hamsi gibi balıklar.
6-PCOS’lularda eksikliğine sık rastlanan diğer vitamin B-12 vitaminidir. Bitkisel kaynaklı besinlerde bulunmazken yalnızca hayvansal kaynaklı besinlerde bulunmaktadır.
7-O da önemli, bu da önemli diye diye tüm vitaminlerin PCOS’ta altın değerinde olduğunu görüyoruz. Bir vitamin daha var ki; PCOS tedavisinde kullanılan ilaçlara bağlı olarak vücuttaki miktarı düşer ve düşüklüğü yumurtaların kalitesinde bozulmalara sebebiyet verir. Gebelik öncesinde de gebelikte de yeterli alımı çok mühimdir. B-9 vitamini namı diğer folik asit! Kaynakları: yumurta, maya, ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzeler, baklagiller, tavuk, karaciğer…
8- İnflamasyon karşıtı besinler tüketmek kutu kutu pensedeki güçlü bağı kırmak için oldukça işimize yarayacak: Zerdeçal, zencefil, keten tohumu, chia tohumu, ananas, brokoli, pancar, kemik suyu, Hindistan cevizi yağı, kereviz, yaban mersini, soğan, sarımsak, yeşil çay, ada çayı, kırmızı meyveler.
9-Kahve tüketimi sınırlandırılmalıdır. Günde maksimum 2 fincan Türk kahvesi veya filtre kahve tercih edilebilir.
10-Hareketi artırmak PCOSlularda yumurtlama oranını yükseltmektedir. Kontrollü ve düzenli yapılan egzersizler bu oranı artırmaktadır.
Evet, uzun lafın kısası sizlerin canını her ne kadar sıksa da sizlere anlatmaktan keyif aldığım bir konunun daha sonuna geldik. Bu sendromdan mustaripseniz bir an önce yaşam tarzınızda değişikliklere yer açmalısınız. Bu yolda attığınız her adım size sağlık getirsin; sağlıkla kalın!

@dyt.ummugulsumetyemez

> Yeni Meram >Yazarlar > KUTU KUTU PENSE, ELMAMI YERSE?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.