YAZARLAR

1983 yılında ABD’nin Teksas eyaletinde Henry Ziglan adında bir genç, nişanlısıyla arasında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden nişanı bozarak ayrılır. Kız kardeşinin başına gelen bu nahoş hadiseden dolayı oldukça üzülen ağabey, bir tabanca bulup Henry Ziglan’ı öldürmeye karar verir. Henry’i gördüğü yerde bir el ateş eden kızın ağabeyi, hedefi tutturamaz ve attığı kurşun orada bulunan büyük bir ağaca isabet ederek, ağacın gövdesinin içine gömülür. Aradan 15 yıl gibi uzun bir zaman geçmiştir. Henry Ziglan nedendir bilinmez, yıllar önce içine kurşun saplanan o ağacı ortadan kaldırmak ister. Ağacın içine özenle dinamit yerleştiren Henry, dinamiti patlatarak koca ağacı ortadan kaldırır. Fakat ne kadar enteresandır ki, 15 seneden beri ağaçta bekleyen tabanca kurşunu, dinamitleme esnasında yerinden fırlayarak Henry’nin kalbine isabet eder ve onun ölümüne sebep olur.

HERKESİN DUASI KENDİSİNE GÖRE

“Dünya bir tuzaktır, tanesi de arzulardır”(Hz. Mevlana). Kayseri Oto Sanayii’nde çalışan kaporta ustalarından biri, acil ödenmesi gereken bir senet borcunun günü geldiği için kendi kendine dua ediyormuş: “Allah’ım hiçbir kardeşime bir şey olmadan, borcumu ödemem için bana iki devrik, bir çarpık araba gönder.” Ülkemizin trafik kazalarında dünya şampiyonluğu herkesin malumu… Çok geçmeden kaporta ustasının duası kabul olmuş ve ustaya iki devrik, bir çarpık araba gelmiş tamir için… Ve hemen arabalar tamir edilip senet borçları ödenmiş. Bir müddet sonra ‘iki devrik bir çarpık araba’ duasının sahibi kaportacı, halı sahada top oynarken düşünce ayağı çıkmış ve soluğu meşhur bir kırıkçı-çıkıkçıda almış. Çıkıkçıdan içeri girdiğinde kendi ettiği ‘iki devrik bir çarpık duası’ hatırına gelmiş. Usta, dayanamamış sormuş kırıkçıdan çocuğuna:
-“Ayağı kırılan, çıkan çok olsun diye çok dua ediyor musun?
Uyanık çocuk cevap vermiş.
-“Tarihi ustacığım. Siz nasıl devrik ve çarpık arabadan para kazanıyorsanız biz de kırık çıkıktan para kazanıyoruz. Anlaşılan, kaporta ustası gelmeden önce çocuk ve babası da “iki kırık bir çıkık” duası yapmış!..

ESPRİ GERÇEK

Yüksel Hanım 16 Ağustos 1999 tarihinde kocası ile birlikte Ankara’da misafirlikte bulunuyordu. Kocası Hasan Yavuz Bey, o akşam ısrarla İstanbul Avcılar’daki evine dönmek istiyordu. Hasan Bey ısrarlarını sürdürünce eşi Yüksel Hanım kocasına, “Evimiz mi yıkılıyor, duralım bir gece daha!” diye çıkıştı. Ertesi gün kıyameti andıran o büyük 17 Ağustos depremi patlak verince pürtelaş İstanbul’a dönen aile, Avcılar’daki evlerine geldiklerinde gördükleri enkaz manzarası karşısında şaşkına döndüler ve o gece İstanbul’a dönmedikleri için Allah’a şükrettiler.

> Yeni Meram >Yazarlar > KURŞUNUN ŞAŞMAYAN ADRESİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.