YAZARLAR

Korku dolu bir yaşam bizimkisi! Yeni insanlarla tanışmaktan, yeni işlere adım atmaktan, atılım yapmaktan, konu komşumuzdan, yeni ortamlara girmekten, yemekten – içmekten, yolda yürümekten, seyahat etmekten, yeni bir şeyler satın almaktan, bilinmeyen numaralara bakmaktan, hani nerdeyse nefes alıp vermekten bile korkar hale geldik! Düşüncelerimizden bile korkuyoruz bazen! Yaşamın içinde, yaşamın kendisinden korkuyoruz adeta! Korku tünelinden geçer bir halde varlığımızı sürdürüyoruz yaşamın kıyısında. Son yıllardaki insan kalitesinin düşmesiyle birlikte, neredeyse arşa çıkan düzenbazlık, yalan, üç kağıt, riya, dolandırıcılık, sahtekarlık, ahlak yoksunluğu, menfaat düşkünlerinin uyanıklığı, aşırı hırs ve ego kaynaklı ayak kaydırma hesapları, yokluğun verdiği çaresizlikle belki de kimi zaman istenmeden yapılan kötülükler…derken, kendimizi neden ve kimden ya da kimlerden koruyacağımızı şaşırır bir halde gardımızı alıyor ve kendimizi kapattıkça kapatıyoruz kendi dünyalarımıza. Çünkü korkuyoruz. Zarar görmekten, başımıza bir iş gelmesinden, sustuklarımızdan, konuştuklarımızdan… Her şeyden ve herkesten korkuyoruz! Bu korkularımızın tavan yapmasına sebep olan koronadan ise daha çok korkuyoruz. Gitme, gezme, dokunma, oturma, kalkma, yeme, içme, alma, verme, görme, duyma, bilme, konuşma… Ben ise, eğer böyle giderse, kısa bir zaman sonra, insanlığımızı ve insan olduğumuzu unutacağımıza dair korkular içindeyim son zamanlarda. Bir ömür hangi insanın psikolojisi korkuyla yaşamaya katlanabilir? Bilemiyorum. Bu düşünceler gelince aklıma, eskiye yolculuk yapıveriyorum hemen… Eskiyi özlüyorum, eski korkusuz ve birbirimize güven veren, birbirimize zarar vermeden de hayatta yol alan insan gibi insan hallerimizin olduğu eskiyi ve eskileri özlüyorum. Korku dolu yaşamlarımızı sevmiyorum! Eskilerin nefes aldıran samimiyetini, şeffaflığını ve özgürlüğünü özlüyorum. Giden, süresi bitmiş olan hiç bir şeyin geri gelmeyeceğini bilmeme rağmen ve hatta “keşke” kelimesinin hükmünün olmadığını kabul etmeme rağmen, sözcüklerimi yerli yerinde dizginleyemeden; “ahh keşke…Keşke eskilere, eski günlerimize dönebilsek” diyorum. Bu mümkün değil, biliyorum. Yine de bunun olmasını diliyorum.
Umut dolu, korkusuzca yaşanacak olan yarınların gelmesi dileğimle, esen kalın.

> Yeni Meram >Yazarlar > KORKUYORUZ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.