YAZARLAR

Herkese merhaba! Ben Diyetisyen Ümmü Gülsüm Etyemez. Lisans eğitimimi tek tercihim olan Selçuk Üniversitesinde severek tamamladım. Bu sebeple tekrar siz Konya halkıyla buluştuğum için çok mutluyum. Bundan sonra her hafta Yeni Meram Gazetesinde sizlerle olacağım. Beni kendi ailenizden biri olarak görmenizi temenni ediyor ve ilkyazımı sizlerle paylaşıyorum.
Geçtiğimiz haftalarda farkındalık oluşturmak için sosyal medyalarda sıklıkla karşımıza çıkan “29 Eylül Dünya Kalp Günü” bilgilendirmelerine binaen, sizlerle kalpten konuşalım istiyorum.
Öncelikle kalp hastalıklarına ardından bir diyetisyen olarak alanım olan tıbbi beslenme tedavisi ve beslenme önerilerine değineceğim.
Hadi başlayalım!
Kalp-Damar Hastalıkları Nedir?
Genele bakıldığında çoğu toplumda yüksek oranda görülen ve ne yazık ki yüksek ölüm sonuçlarına sebep olan hastalık grubudur. Kalp ile birlikte kalbi, beyni ve diğer çevre dokuları beslemekte olan dolaşım sisteminin hastalıklarını kapsar. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar (BOH) grubunu incelediğimizde en yüksek ölüm oranına sebep olan hastalığın kalp-damar hastalıkları olduğunu görmekteyiz.
Kalp-Damar Hastalıkları Nelerdir?
İnme, kalp krizi gibi hastalıklar, hipertansiyon, aort/arter hastalıkları, romatizmal kalp hastalıkları, ritim bozuklukları, doğumsal kalp hastalıkları, kalp kası hastalığı gibi hastalıklar; Kalp-Damar Hastalıkları grubunda incelenir.
Kimler Risk Altında?
Obezite
Aşırı alkol/sigara tüketimi
Beslenme tarzında yapılan hatalar
Hareketsizlik
Kan basıncını yükseltmesi sebebi ile yoğun stres yaşamak
Cinsiyet, yaş ve genetik
Yukarıda saydığımız maddeler bu hastalığa davetiye çıkarmakla beraber veriler; 60 yaş üstü bireylerin ve erkeklerin daha çok risk altında olduğunu belirtiyor.
Bizler diyoruz ki; bir hastalığı önlemek, tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuz bir yoldur. Yukarıdaki risk faktörlerine dikkat ederek ve yaşam tarzınızda ufak değişiklikler yaparak kalp hastalıklarına yakalanma riskinizi düşürebilirsiniz.
Tıbbi Beslenme Tedavisi
Gelelim biz beslenme uzmanlarının alanına. Beslenme 7’den 70’e tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için olmazsa olmazı. Her bireyin beslenme tarzı farklı olduğu gibi; her bireyin diyeti de tıpkı parmak izi gibi kişiye özel olmalıdır. Genel geçer listeler, komşunun diyeti veya internet sitelerinden bulduğunuz rastgele diyet listeleri size ve yaşam tarzınıza uygun olmayabilir hatta size zarar verebilir. Yine de her geçen gün toplumda beslenme bilincinin biraz daha artıyor olması yüzümüzü güldürürken yazımıza devam edelim!
Burada sizlere değineceğim noktalar; kalp-damar hastalıklarının oluşumunu önlemek ve bu hastalığa sahip bireyler için beslenme önerileri olacak.
-Öncelikle vücut ağırlığı kontrol altında tutulmalıdır. Mevcut fazla kilolar verilmeli ve egzersiz yaşam biçimi haline getirilmelidir.
-Doymuş yağ, trans yağ ve basit şeker tüketimi sınırlandırılmalıdır.
-Besinlerle alınan kolesterol kontrol altına alınmalıdır.
-Koyu-yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagil tüketimi artırılmalıdır.
-Etler yağsız ve yağlı tohumlar tuzsuz tercih edilmelidir.
-Yağlı gıdalar, sakatatlar, kızartmalar, alkollü içecekler tüketilmemelidir.
-Posadan zengin olan meyvelerin kabukları soyulmadan yenilmelidir.
-Süt/süt ürünleri az yağlı ya da yağsız olarak tercih edilebilir.
-Hipertansiyon varsa tuz tüketilmemelidir.
-Yemek pişirme yöntemlerinden fırında, haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir.
-Beyaz ekmek yerine tam tahıllı/kepekli ekmek veya çavdar ekmeği tüketilmelidir.
Bunlar belki de çoğunuzun bildiği fakat uygulamakta zorluk çektiğiniz maddeler. Yaşam ve beslenme tarzınızda bu tip alışkanlıklar yoksa; hepsini tek seferde uygulayın diyemem ama birini bile yaşamınıza dâhil ederseniz, sizin için kâr olacaktır. Unutmayın ki 1, 0’dan çoktur.
Evet, konumuz biraz hassas. Tıpkı çabuk kırılabildiği gibi çabuk hastalanabilen bir organ; aman dikkat! Sizlerle tanışmaktan mutluluk duyuyorum ve bu hafta anlattıklarımla kalbinizde ufak da olsa bir yer edinebilmeyi umuyorum..
Kalbinize ve kalbinizdekilere iyi bakın.
Sağlıkla kalın!

> Yeni Meram >Yazarlar > KALBİNİ KORU, KENDİNİ SEV
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.