YAZARLAR

Latince’de kadın manasına gelen “femine” kelimesinden türeyen feminizmin temel objesi kadındır. Kadının toplumdaki statüsü, kadınların ev içi ve dışındaki rolleri, kadınının ezilmişliği ve sömürüsü, cinsiyet farklılıkları, ataerkil toplum yapısı ve erkek egemen iktidar yaklaşımları ve baskıları geniş ölçekte tartışılan konulardır. Söz konusu konuların, geçmişte olduğu gibi günümüzde de tartışılıyor olması, ilgili sorunların devam ediyor olmasından kaynaklandığını söylemek mümkündür. Feminizm, içinde kadınların özgürleşmesi, baskı altında tutulmalarının engellenmesi, haklarını meşrulaştırılması, kamusal veya özel alandaki eylemlerinde ve faaliyetlerinde ve eşit haklara sahip olma durumunu kapsayan bir yaklaşımdır. Gelgelelim ki günlük yaşantıya bu kavramı uyarlamakta bir hayli cahiliz. Feminizmin her köşesinden bir birey çekiştirerek kendisine göre yorumlamsıyla kelime anlamını yitirmesi mevzu, bahis. Kadınlar da erkekler kadar haklara sahiptir elbette fakat günümüz feministlerin anlayışı, her alanda erkekten daha üstün olduklarını kanıtlama çabası yönünde. Her cinsiyetin yaradılış özelliği, dünyaya geliş amacı var. Madem kadınlar her konuda üstün olma kaidesini baz alıyor, o halde erkekler var olmamalıydı. Öyle değil mi? Evet hemcinslerim, sizler de duvara çivi çakabilirsiniz, musluk tamir edebilirsiniz, kavanozun kapağını açabilirsiniz. Erkekler de mutfağa girebilir, temizlik yapabilir. Lakin doğanın kendiliğinden gelişen kanunları var. Yerini bilmek edeptir, erdemdir. Feminist oluşunuz her konuya elbette söz sahibi eder sizi ama her konuda üstün olmak mantığa aykırı bir amaç. Birgün olsun aile şiddeti yaşanmadan günü kapattık diyemiyoruz. Çünkü kadına verilen hakların şımarıklığa döndüğünü, erkeğe çok fazla üstün gelme isteminin arttığını görüyoruz. Erkeklere muhtaç değilsiniz, ayaklarınızın üzerinde durabilirsiniz çok doğal. İnsandır iki cins de neticede. Ama “erk” güç demektir. Kadınların “erk”eklere ihtiyacı vardır. Kulaktan dolma bilgili feministler, iki tarafın da birbirinin hak ve alanlarına müdahil olmamaları saygı duymalarını değil yalnızca kadının üstün, kadının önden koşmasını savunan bir topluluk. Bu kurma taktiksel akıllara uymayın derim. Saygı ve edep kadına yakışan en değerli mücevherdir. Kadın sussun, içine atsın, kapansın demiyor kanunlarımız zaten. Kanunlar kadınlarımızın arkasında. Psikopat caniler istisnası dışında durduk yere akıllı bir kadın dayak yemez. Madem ayaklanacak, çığlık çığlığa üstün gelme isteğiniz ve gücünüz var. O halde dayak yemeyin. Kadınız diye saygı çizgimizi aşma lüksüne sahip değiliz. Toplumsal kültürümüze ve Türk kadınına yakışmaz. Herkes her cinsiyet saygılı ölçülü olmak zorunda. Şımarık birer kız çocuğu olmaya gerek yok. Ağırlığınızla herkesi büyülemek yerine, her konuya salata olarak basitleşmeyin. Şimdi derler bana “kadınlar basit değildir!”. Komik. Basitleşmeyin kardeşim. Dimdik ayakları üzerinde duran bir kadının dünyaya meydan okuma hırsı beni delirtiyor. Kimse zaten okuyamazsın yapamazsın demiyor. Bir derin nefes, sakin olun. Bırakın eşiniz kavanozun kapağını açsın, sizi uyarabilsin, kızabilsin. Bir yeni yetme hanım şarkıcımız sahnede “açmak istiyorsanız açın kızlar, aksini söyleyenlere babayı alırsın” diyerek gençlere korkunç bir emsal olmuştur. Bundan bahsediyorum. Bir yerlerinizi açmak özgürlük ya da kadınlara tanınmış haklar değil düpedüz edepsizliktir. Bizim kültürümüzde bu hareketlerin olumlu karşılanması söz konusu bile olamaz. Nereye doğru gidiyoruz ya hu? Nasıl bir toplum olduk? Bu ne, avrupai hava mı? Açamazsınız demiyoruz zaten de, açarsınız tabi fakat edep ve kaliteniz bize aynen yansır. Coşmayın hanımlar. Siz edebinize yakışır hareket ederseniz, kimse sizi uyarmak kısıtlamak zorunda kalmaz. Kimse dediğim de hayatınıza aldığınız beyler, hayatınızı birleştirdiğiniz eşleriniz. Bir olduysanız, buna karar verdiyseniz eşitleneceksiniz, üstünlük yaratmaya çalışmak feninizm değil. Şu dünyayı çok büyütmeyin. Nasılsa bir yerleri fethetmeyeceksiniz. Çok özür diliyorum onu da yaparsınız aynen.

> Yeni Meram >Yazarlar > İstediğiniz eşitlik mi üstünlük mü?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.