YAZARLAR

İş hayatı zordur klişesi ile yazıya giriş yapayım. Çünkü gerçekten zordur. Bazen çekilmez bir hal alır. Bence bunu çekilmez yapan iki temel faktör vardır. Bunlardan birisi, kazanılan paranın piyasa şartlarına göre ortalamanın altında olması, ikincisi ise bitmeyen bir ton iş yığını…

Tabi bu zorluk herkes için geçerli değildir, kimisi vardır sevdiği işi yapar, görev tanımı net bellidir ve kazandığı para da gerçekten tatmin edicidir. Kimisi vardır yeterliliği yoktur o işin başına getirilmiştir, mesai doldurur. Günümüzde bu “mesai doldurma tabirini” gerçekleştiren o kadar liyakat sahibi olmayan kişiler vardır ki bazı görevlerde, artık şaşırmayız bile bu pişkinliğe…

Pişkinliğe girmeyeceğim zira bu yazı uzar gider benim ana konum iş hayatı ve bu hayatın klişesi, bilgi ve beceresi olmayanların başarılı olması için tuzak kurduğu, plan yaptığı, arkadan iş çevirdiği kapitalist ekonomik sistemde yer almak için vahşi yönlerini ortaya çıkardığı bir hayattır iş hayatı. Bu hayatta başarılı olmak için bu tip kişiler ile mücadele etmeniz gerekir. Zira patronlar veya yöneticiler tarafından genellikle çalışma azminiz, şirketiniz için sarf ettiğiniz çaba tek başına yeterli gelmez. Çünkü reklam yapmayan ve kendi halinde verilen her işi yapan çalışan fark edilmez, dikkat çekmez. Gücün yanında olmak, yalakalık yapmak, az iş yapıp çok konuşmak, yalan söylemek gerekir karakterinizi buna uygunsa. Tabi günümüzde özel şirketlerin birçoğunda bu tip kişiler vardır ki gemilerini yürütür giderler.

Tüm bu kişilerden dolayı çalıştığınız yer değil, çalıştığınız kişiler daha önemlidir. Çünkü bazen siz ne yaparsanız yapın, ya da ne kadar çalışırsanız çalışın bu kişilerin gemisinin yürüdüğü bir iş hayatında siz kıyıda durup söve söve onları izlersiniz.

Sizin çalışma süreniz, onların bilmem kaç katıdır. Sizin şirkete olan katkınız veya sarf ettiğiniz çaba onların hayal gücüne bile sığmaz ama onlar ile aynı parayı alırsınız. Peki, işler hep böyle midir, valla hiç iyimser olamayacağım genellikle böyledir. Bu kişiler ile mecburi bir araya geldiğiniz ortamlarda size “bu iş senin işin mi”, “enayi misin”, “yapma oğlum bu kadar çalışma der”.

Ha bu söylenenleri çok takar da boş verirseniz ne mi olur? Sizin de artık vahşi hayatta ayakta kalmak için bahsettiğim türlü oyunları kurmanız gerekir.

Peki, gayretle çalışırsanız ne olur? Helalinden kazanmanız dışında ne olur, nereye gelirsiniz bende bilmiyorum. Bekleyip göreceğiz…

> Yeni Meram >Yazarlar > İş hayatı zordur
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.