YAZARLAR

Hepimiz hayatımızın içinde belli dönemlerde farklı yaşlarda olmayı aklımızdan geçirmişizdir. Bu, o dönem içinde bulunduğumuz durumu kabullenemediğimizden ve biraz da bahaneyi ve kaçışı yaşa bağlamamızdan kaynaklanır.

Zorluklarıyla karşı karşıya kaldığımızda hayatın keşke geriye dönsek yani çocukluk dönemimize deriz genelde. Çünkü o dönemlerde sorumsuz ve umarsız yaşadığımız hayat gelir aklımıza. Oysa çocukluğumuzda hep büyümek, yetişkin gibi davranmak, onların yaptıkları bizi cezbetmiştir.

Kimimiz monoton hayatımızdan sıkıldığımızda gençliğimize dönmeyi düşleriz.

Heyecan dolu dinamik ve hareketli günlere. Özlem duyduğumuz o yıllarda yaşadığımız aşklardır belki.

Gençlik dönemlerin de yakınlarımızın bizi anlamadığı bazı durumlarda düşüncelerimize bile itibar edilmediği hatta zaman zaman adam yerine konmadığımızdan şikâyet eder ve onların yaşlarında olmayı isterdik. Demek ki, bakış açısını değiştirmek ve dünyaya farklı gözlüklerle bakmayı öğrenmek gerekiyor. Her yaşın güzel olduğunu fark etmenin yolu o yaş döneminde içinde bulunan güzel olayları bulup çıkarmayı gerektiriyor biraz da.

Yaşın ilerlemesi insanları olgunlaştırmıyor. Çünkü yaşanılan olaylar ve vücudun gösterdiği direnç kalp ve beyin odaklanması bir uyum içinde olmadığı sürece insanlar içinde bulundukları ortama adapte olamıyorlar. Dolayısıyla da sürekli eskiye duyulan özlem artıyor.

İnsanları olgunlaştıran ve uyumu sağlayan bu birleşmeyi yakaladıkları yaş işte sorunların çözüldüğü ve hayatla barışılıp, kaçıncı olursa olsun en mutlu yaşanılan yaş oluyor. Zaten her insan ne kadar yetişkin olursa olsun ve bu olgunluğa ne kadar çabuk da ulaşsa içinde bir köşelerde küçük bir çocuk yaşatıyor ve yaşatmalı da bence. Çünkü hayatın belli dönemlerinde bu küçük çocuğa ihtiyaç duyuyor insan.

Şımarık, aksi, söz dinlemeyen yaramaz ve sevimli çocuğa. Saçlara aklar düşmesi yüreklerin kıpırtısını engellememeli.

İnsan her yaşta kendisini mutlu edecek ve kişiliğiyle bağdaştırabildiği sürece farklı ve çılgın küçük kaçamaklar yapabilmeli. Ben bazen oğlumla birlikte oyun bahçesinde koşmak veya salıncaklara binmekten inanılmaz keyif alıyorum. Ya da en sıkıntılı günümde binlerce kez izlediğim, izlerken keyif aldığım bir filmi tekrar tekrar açmak… Bu beni mutlu ediyor. Yaşımdan da çok mutluyum.

Demek ki insanın yapacaklarını sınırladığı bir yaş yok. Hissettiği gibi yaşadığı ve sonuçta mutlu olduğu her şeyi biriktirmeden yaşadığı zaman ne geçmişe ne de geleceğe özlem duyacaktır.

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > İNSAN VE YAŞAM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.