YAZARLAR

Sayın Cumhurbaşkanımız belediye başkanlarını gönül belediyeciliği yapmaları konusunda talimatlandırdı. Gönül belediyeciliği bir bakıma vatandaşın gönlüne dokunmak demektir. Esnafı ziyaret ederek sorunlarını ve isteklerini dinlemek, hasta ziyaretleri yapmak, ilk olarak Büyükşehir eski Belediye Başkanlarından Halil Ürün bey tarafından başlatılan hacı ziyaretleri, iş merkezlerini ziyaret, vatandaşların bulunduğu her yerde vatandaşla göz teması, el teması, dahası gönül teması yapmak.

Bir bakıma mülki idarecilerin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ‘ulaşılamaz’ algısını kırmak. ‘Bizim başkanımıza ulaşılır’ algısı oluşturmak. Bu görevleri yapan bir kardeşiniz olarak madalyonun diğer yüzünden bir bakalım isterseniz. Görev süremizin belki 10 yıllık diliminde her hafta halkla görüş günü yapıldı. Daire müdürlerimizle birlikte hemşehrilerimizin dertlerini tek tek dinledik. Fakat 10. yılın sonunda istenilen verim alınamadığında halkla görüş gününü her ay yapmaya başladık. Bir sonraki bölümde ise halkın temsilcisi olan muhtarlarımızla önceleri haftada daha sonrada Kaymakamlık ve belediye işbirliği ile ayda bir toplantı yapılmaya başlandı.
Haftalık yapılan halkla görüş toplantılarında gelen ortalama 50 hemşehrimizden 35 tanesi iş müracaatı, 5 tanesi imar tadilatı, 7 tanesi sosyal yardım 2-3 tanesi de farklı isteklerden oluşmakta idi. Belediyelerde çalışan sayısı belli, imkanlar da belli; her hafta 35 arkadaşımız işe yerleştirilse belediye belli bir süre sonra maaş ödeyemeyecek konuma gelir, ki o zaman da hizmetler aksar…

Sayın Cumhurbaşkanımız en iyi ve tecrübeli bir belediyecidir. Bundan dolayı yerelle ilgili bütün yasalar jet hızıyla çıkmış ve uygulamaya konulmuştur. Düstur da “Kalkınma yerelden başlar” olmuştur. Merkezi hükumet başta imar olmak üzere bazı yetkilerini yerele devretmiştir ve şehirler kabuğunu kırarak hızla kalkınmıştır.

Vatandaşın gönlüne dokunma işi belli bir noktaya geldikten sonra Cumhurbaşkanımız tarafından yine ilk kez “Hizmet Belediyeciliği” kavramı kullanılmıştır. Belki bu iki kavram birbirinin tamamlayıcısıdır. Gönül belediyeciğinden hizmet belediyeciliğine geçmek. Yani belediye sınırları içerisinde yaşayanların gönlüne dokunarak onların talep ve isteklerini de dikkate alarak hizmet etmek yani hizmet belediyeciliğine geçmek. Eğer bunlar hizmet evreleri ise gönül alınmış algı yıkılmış ve hizmet etmek vakti gelmiştir. Belediye sınırları içerisinde ikamet eden insanlar görsel olarak da yerel yönetim hizmetlerini görmeden tatmin olmazlar, hakları da vardır. Vermiş oldukları destekleri hizmet olarak görmek isterler. Hizmet belediyeciliği de budur zaten. Bu arada şunu da ifade edelim. Belediyeler gönül belediyeciliğini yaparken bir taraftan da hizmeti aksatmadan yapmışlardır.

Bir hakkı daha teslim etmekte fayda görüyoruz. Şu ortamda hizmetlerin icrası ve yürütülmesi daha müşkülatlıdır. Bazı Büyükşehir Belediyeleri; seçim öncesi ‘Hiç kimsenin ekmeği ile oynamayacağız’ derken seçimden sonra yüzlerce insanı ekmeğinden etmişlerdir. Konya Belediyelerini takdir etmek lazım. Bazı belediyelerde eleman sayısı belki fazla olabilir. Fazla olsa dahi eleman çıkarmadan hizmete devam etmektedirler. Ancak gönül belediyeciliğinin ışığı altında hizmetinde en yüksek düzeyde verilmesi kaçınılmazdır. Zira Konya’da hizmet çıtası yüksektir.
Ne diyelim Allah kolaylıklar versin, taş üstüne taş koyandan razı olsun.
Kalın sağlıcakla.

> Yeni Meram >Yazarlar > Hizmet Belediyeciliğine geçiş
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.