YAZARLAR

Deprem, beklenenin üzerinde yağmur ve kar yağması, heyelan vb. doğa olayları dünya var olduğundan bu yana olmuş ve olmaya da devam etmektedir.
Bu doğa olaylarının oluşmasını engelleyemeyecek olsak dahi vahim sonuçlarını ortadan kaldırmayı becerebilecek bilgiye ve teknik altyapıya hep sahip olduk.
Mühendislik biliminin her ayrıntıda dikkate alınarak yaşam alanları oluşturabilseydik İzmir, Elazığ-Malatya Depremleri ile Giresun’da ortaya çıkan vahim manzaralar hiç olmayacaktı!
Gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalarda bu depremleri oluşturan fayların yerleri net olarak bilinmekte. Fayların yerini değiştiremeyeceğimize göre artık TV ekranlarında DEPREM FALCILIĞI yapmayı bırakmalı ve esas sorunlara odaklanmak zorundayız!
Sorun depremlerde ya da aşırı yağmurlarda değil, sorun gerek imar planları ve altyapımızın aşırı yağmurlara uygun olmaması ve yapı stokumuzun bu depremlere ve diğer doğa olaylarına karşı yeterli dayanıklılığa ve güvenliğe sahip olmamasında!
Yapılacak olanlar ise oldukça basit!
1. Özellikle İmar Barışına başvuruda bulunan zemin yapısı kötü bölgelerdeki yüksek yapılardan başlamak üzere tüm yapıların deprem performansının hızlıca ortaya konulması, performans değerlerini sağlamayan yapılar güçlendirilmeli ya da yıkılmalıdır,
2. 1997 Deprem yönetmeliği öncesi projelendirilmiş ve yapılmış yüksek katlı yapılar öncelikli olmak üzere tüm yapıların deprem güvenlikleri tahkik edilmeli ve her yapının güvenlik derecesi asansörlerde olduğu gibi renkli şekilde kapı girişlerine asılmalıdır. Hem kullanıcılar hem de ziyaretçiler bunu bilerek yapıyı kullanmalıdır,
3. İskan sonrası yakın bölgede oluşan depremler, taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler (kolon kesilmesi, yapısal sisteme verilen zararlar vb.), donatı korozyonu vb. sebeplerin zamanında belirlenmesi için yapılar belli periyotlar ile uzmanlarca kontrol edilmeli ve raporlanmalıdır. Bu sayede her deprem sonrası oluşan daha önce hasarlı idi, kolonu kesilmişti vb. polemiklerin önüne geçilecektir,
4. Başta projelendirme hatalarını önlemek ve yapım sırasında projelerin tam olarak uygulanmasının sağlanması için uzmanlık alanları oluşturulmalı ve akredite kuruluşlar tarafından belgelendirmeler yapılmalıdır,
5. Yapı Denetim firmaları ile Yapı Laboratuvarlarında fiili çalışmanın mutlaka sağlanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Diploması Yapı Denetim firmasınca kullanılan meslek mensupları ayıklanmalı, şantiye şeflerinin işin konusuna göre atanması ve ücretlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vasıtası ile yatırılması sağlanmalıdır,
6. Yapılacak basit bir yazılım ile yapımın tüm aşamaları kontrol edilmeli, parmak izi kullanılarak her beton dökümü öncesinde ve beton dökümü sırasında ilgili kişilerce kontrolü sağlanmalıdır,
7. Zemin yapısı yapılaşmaya müsait olmayan, sel, toprak kayması, heyelan vb. doğa olaylarında zarar görmesi muhtemel bölgelerde imar düzenlemeleri yapılmamalı yada ağır sınırlamalar getirilmelidir,
8. Kentsel Dönüşüm kanunu daha işlevsel olacak şekilde revize edilmeli ve aktif kullanımı sağlanmalıdır,
Tekrar ediyorum ki bu depremler, seller, toprak kaymaları, heyelanlar hep olmaya devam edecek. Tedbir almadığımız her gün geç kalmaya devam edeceğiz!
İzmir’de yaşamını kaybeden vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan (cc) rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.
Dr. S. Kamil AKIN
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şube Başkanı
KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi

> Yeni Meram >Yazarlar > HER DOĞA OLAYINI AFETE ÇEVİRMEK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.