YAZARLAR

Türk toplumu çok uzun zamandır bir konu üzerinde bu kadar tek ses olmamıştı: Suriyeliler gitsin!

Küçük bir kısım dışında herkes bu ‘misafirlik’ten rahatsız. ‘ Kadınlarımız, kızlarımız sokakta rahat dolaşamıyor’ diyenler, ‘Ülkede onca işsiz varken Suriyeliler çalışıyor’ diyenler, ‘Benim vergilerden belim bükülüyor, Suriyeli bedavaya esnaflık yapıyor’ diyenler, ‘Suriyeliler kiralık ev fiyatlarınının artmasına neden oluyor’ diyenler…Ve daha neler, neler…

Suriyelilerin ülkemize geliş sürecindeki aşamalar birçok yönden tartışılabilir, eleştirilebilir. Zannediyorum bu ‘misafirlik’ konusunda hepimizin söyleyecek bir şeyleri var. Ama müsaitseniz başka bir yerden de bakabilelim isterim. Çünkü Suriyeliler meselesi, kendimize bir ayna tutup kusurlarımızı görmemize fayda sağlamayacaksa bu çıkarılan gürültünün hepsi boşuna: Hepimiz adaletten söz ediyoruz ama ‘hak’ olanı değil bizden yana olanı adaletten sayıyoruz.

Suriyeliler akın akın gelmeye başladığında ahırdan, kümesten bozma evlerimizi kiraya verdik. Ucuz işgücü bulduk diye sanayide, inşaatlarda yarı fiyat ödeyip Suriyeli işçileri tercih ettik. Kimileri aracılar bulup oğluna, kardeşine Suriyeli gelinler aldı. Hatta ‘kuma’ olarak da Suriyeli kadınlar epey rağbet gördü.

Eğri oturup doğru konuşacaksak, bunların üstünden bir geçelim. Durum böyle oldu da, neden oldu?

‘Suriyeliler gitsin’ci kardeşim, sen bunu söyleyebilme hakkını onlar henüz gelmemişken daha, sokakta rahatsız edilen kadınların arkasında durmak yerine ‘Ne işleri varmış dışarıda’ deyip suçluyu cesaretlendirdiğin ya da bunu diyenlere sesini çıkarmadığın gün kaybettin!

İşçinin maaşını asgariden gösterdiğin, kaçıramadığın kısmının vergisi ödeyecek kadar izanını bozduğun gün kaybettin!

Ahırdan bozma evini Suriyeliler kiraladığı gün mal bulmuş gibi sevindiğinde kaybettin!

Yarı fiyatına çalıştırırım, paranın gerisi cebimde kalır hesabı yaparak iş yerinde ülkenin işsizleri yerine Suriyelileri çalıştırmaya başladığında kaybettin!

Suriyeli kadını kuma getirip karının ahını aldığın gün şikayet etme hakkını kaybettin!

Şimdi, ‘Kiracım olan Suriyeli aile gitmesin, Suriyeli ikinci hanım gitmesin, ucuz işçiler gitmesin…’

Ama Suriyeliler gitsin…

O meşhur hikayeyi bilirsiniz: Zamanın birinde tarlaya bir koyun dadanmış, her gece kırt kırt lahanaları kemiriyormuş. Tarla sahibi lahanaları kemirenin koyun olduğunu anlayınca ona bir gece tuzak kurmuş ve yakalayıp yer misin yemez misin, vurmuş kızılcık sopasını. Koyun başlamış acı acı melemeye. Tarla sahibinin ağzından şu sözler dökülüvermiş o anda: “Yaprağını yerken kütür kütür, sapına gelince meee”

Etiketler: , , , ,
> Yeni Meram >Yazarlar > Hangi Suriyeliler gitsin?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.