YAZARLAR

“Sayılı gün tez geçer” demiş atalarımız. Zamanın su misali, durmadan ve hızla aktığını görebilmek şartlara bağlı olarak değişebiliyor. Gençlik dönemleri bunun en az kavrandığı dönem, yaş ilerledikçe daha fazla fark edilen bu gerçek, belli bir yaştan sonra tüm ağırlığıyla benliğimize oturuyor. Bazıları için muhasebe yapma vesilesi olsa da, insan kelimesinin geldiği kök itibarıyla da bazılarımız birçok şeyi unutmayı tercih ediyor. Endüstrileşmenin getirdiği bazı sonuçlar da unutmaya hizmet eder durumda maalesef. Alzheimer gibi birçok hastalığın görülmesindeki artışlar ancak böyle izah edilebilir.

Geçen hafta başlayan etkinlikler dün akşam son buldu ve 746 yıl evvel Rahmet-i Rahmâna uğurladığımız Hz.Pîri andık. Bu vesîleyle zikirlerde bulunduk. Nefislerimizin kötülüklerden, toplumumuzun kötülerden arınmasına sebep olsun inşaallah. Bilet rezervasyonları gibi kayıtlara bakınca yoğunluk olması beklense de şehirde misafirlerin uğrak yerleri olan restoranlar, oteller ve alışveriş mekanlarının sahipleri ile konuştuğumuz zaman geçen yıla göre daha sakin olduğundan bahsettiklerini duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gelememesi de protokol yoğunluğunu ciddi oranda azaltmışa benziyor. Şehrin tüm dinamikleri ile aylar öncesinden bu programa hazırlık yapıldığını biliyoruz. Önemli olan elde olmayan nedenleri bir kenara bırakıp varsa eksiğimiz onları giderip gelecek programlara ilimizi daha iyi hazırlamak. “Hayırlar feth’ola, şerler def’ola” inşaallah. Unutmayalım, geldik! Gidiyoruz…

…/…

Aşıya dair gündem sıcaklığını koruyor. Biz de aralıklı olarak konuyla ilgili takibimize devam edeceğiz. Sizlerden de konuya hassasiyet göstermenizi istirham ediyorum.

…/…

Basın dilinde “üçüncü sayfa haberleri” diye adlandırılan olaylar maalesef toplumumuzda önemli bir gündem olarak yer alıyor. Bu konuda “reality show” şeklinde programlar yapılıyor ve oldukça da ilgi görüyor. Bu tür programların, toplumumuzun sosyal düzeyini geliştirmede olumlu bir rolü olmadığını düşünenlerdenim. Zira bu tür örnekler, olumluyu daha fazla olumlama ve örnek alınır kılma yerine, istemeden de olsa, olumsuzun örnek alınarak daha fazla yayılmasına ve “nemelazımcılığa” hizmet ediyor kanaatindeyim.

Dün izlediğim “gürültü yapan üst kat komşusunu mesajla uyardı diye komşuları evini bastı” haberi tüylerimi diken diken etti. Şehirleşmenin kaçınılmaz sonu olarak, yan yana bahçeli evleri olan insanları, kutu şeklinde üst üste yığarak bir araya getirip mekanları genişlettiğimizi ve daha fazla sosyal refahı hedeflediğimizi söylüyoruz ama “şehir kültürünü” aynı hızla oluşturamadık ve Hz.Peygamber (s.a.s) tarafından şiddetle uyarıldığımız “komşu hakkına riayet etme” hususunu ihmal ettik. Onu rahatsız etmeyelim diye titizleneceğimize, “rahatsızlık verdiğimiz için bizi uyardı” diye komşunun üstüne çullanır hale geldik. Unutmayalım ki sadece dünyada aramızı düzenleyen “hukuk” yok, her canlının birbirinden hakkını alacağı “hesap günü” işleyecek olan ayrı bir “hukuk” var. O günde “zerre” hakkı olan diğerinden hakkını mutlaka alacak. Önemli olan bu şuuru muhafaza edebilmek, sağlıklı bir ruh hali ile yaşayıp, sağlıklı bir toplum oluşmasında, birey olarak rolümüzü îfâ edebilmek ve son hesap gününe başımızı öne eğen işlerle değil, hesabını kolay verebileceğimiz bir listeyle gitmek olmalı. Unutmayın, geldik! Gidiyoruz… Önemli olan kubbede hoş sadâ bırakabilmek.

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı
“Besmele ile başlanmayan her iş bereketsiz ve güdüktür.” (*) ((*) Camiu’s-Sağir,6284)

> Yeni Meram >Yazarlar > Geldik! Gidiyoruz…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.