YAZARLAR

Vatandaşın son gündemi ‘asgari ücret zammı’. Yediden yetmişe herkes açıklanacak rakamı bekliyor.

Türkiye’de asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 43, işte çıkacak sonuç bu yüzden çok önemli. Asgari ücretle çalışanların oranı değerlendirildiğinde kendimizi hep kıyasladığımız Avrupa’da, bize en yakın oran yüzde 19.1’le Slovenya’ya ait.

Asgari ücretin 2 bin 20 TL olduğu ülkemizde, Türk- İş verilerine göre açlık sınırı 2 bin 124, yoksulluk sınırı 6 bin 918 TL. Yani yoksulluk sınırı asgari ücretin 3 katı! Ve açlık sınırının altında yaşayan 6,5 milyon asgari ücretli, yoksul sayılabilmek için bile birinden 4 bin 898 TL borç bulmak zorunda…

Öte yandan bir yılda gıdaya yüzde 54, elektriğe yüzde 71, doğal gaza yüzde 58 zam geldi. Yıllık enflasyon ise yüzde 22,58. Doğal gaza, elektriğe, akaryakıta gelen zamla asgari ücrete gelen zam birbirini dengeleyecek mi, bunu göreceğiz. Reel enflasyonu görmezden gelmeye devam edersek asgari ücret artsa da alım gücünün düşük olması nedeniyle maaşlar erimeye devam edecek.

Şimdi bir ay boyunca toplanıp toplanıp, asgari ücrete 100-200 lira zam yapsak mı yapmasak mı, yaparsak da 100 değil 80 lira mı yapsak diye tartışacaklar. Bu manzara asgari ücrette böyledir, vekil maaşları söz konusu olsa hiçbir anlaşmazlık yaşanmaz mesela, bu tartışmaları göremezsiniz. O günlerde Meclis teletabiler diyarı, şirinler köyüdür…La la lala

Evet, aynen öyle. Bürokratların maaşının kimseye sorulmadan güncellendiği, vekil maaşlarına ‘oy birliğiyle’ bir gecede 941 TL zam yapıldığı ülkede asgari ücret pazarlığı için oturum üstüne oturum yapacaklar. Pazarlık dediğime bakmayın, o da 50- 100 lira için gelin görümce kavgası…

Malum pazarlıklar başladı. Asgari ücreti 5’er işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan heyet belirleyecek. Komisyonda işveren tarafını TİSK, işçi tarafını Türk- İş temsil ediyor. İlk toplantıda Bakan belki de ‘beklenti çok yükselmesin’ demiş olacak ki, Türkiye’nin asgari ücrete bakıldığında birçok AB üyesi ülkeyi geride bıraktığını söyledi.

Benden duymuş olmayın ama, Avrupa ülkelerinden Danimarka, İtalya, Kıbrıs, Avusturya, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç’te asgari ücret diye bir sistem yok. Biz ise Avrupa’da asgari ücret sıralamasında sondan 4.’yüz. Geride bıraktığımız ülkeler de Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk…Türkiye’deki asgari ücretlinin yüreğine inmeyecekse şu bilgiyi de vereyim; Lüksemburg’un asgari ücret alt sınırı 2 bin euro yani 12 bin 737 TL, İzlanda’nın asgari ücret alt sınırı da 2 bin 300 dolar yani 12 bin 652 TL.

Türkiye’deki görüşmelerde Türk-İş yaşam maliyetini 2 bin 578 lira olarak hesapladıklarını ifade ederken bu rakamın altında bir rakam teklif edilmesi durumunda masada olmayacaklarını dile getiriyor. İşçi temsilcileri aynı zamanda asgari ücretlinin vergiden muaf tutulmasını istiyor. İşverenlere sağlanan devlet teşviki, vergi muafiyeti, vergi indirimi, yapılandırma vs. gibi onlarca seçenek göz önünde tutulduğunda görüşmelerden çıkacak en adil sonuç bu olacaktır. Yoksa asgari ücrette yapılan ‘varla yok arası’ bir miktar iyileştirmenin alım gücüne bir yansıması olmayacağı gün gibi ortada.

> Yeni Meram >Yazarlar > Geçinemeyenler
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.