YAZARLAR

İstihdam üretmede yaşanan kronik problemler sonucu genç işsizlik oranlarında hızlı bir artış yaşanmakta ve bu oran TUİK verilerine göre %40’a yaklaşmıştır.
Mevcut ekonomik göstergeler de, bu artışın kısa vadede frenlenemeyeceği ve azaltılamayacağını göstermektedir.
Maalesef eğitim politika(lar)ının mevcut işgücü piyasasının, geleceğin iş sektörlerinin ihtiyaç duyduğu donanım ve kabiliyette insan yetiştirememesidir.
12 yıllık eğitim zorunluluğu, her iki-üç yılda bir değişen eğitim-sınav sistemi vb sebepler teknik ve meslek liselerine olan talebi azaltmış, bu eğitim kurumlarında çağın ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte eğitim verilmesi nerede ise imkansız hale gelmiştir.
İşsizlik oranlarında büyük payı yükseköğretim kurumu mezunları oluşturmaktadır. İş kurumu verilerine göre 2016 Ağustos ayında 489 bin olan sayı, 2019’un aynı döneminde 1 milyon 34 bine çıkmıştır. Bu da üç yılda üniversite mezunu işsiz sayısının yüzde 111 arttığı anlamına gelmektedir. Yeni istihdam alanları oluşturamadığımız ve mevcut durumda üniversitelerde okuyan öğrenci sayısı düşünüldüğünde ise bu oran hızla artmaya devam edecektir.
Geleceğin dünyasında söz sahibi olabilmek için en önemli sermayemiz genç nüfusumuz olsa da bu genç nüfusu yeterli donanımda eğitemediğimiz müddetçe bu avantajımız ortadan kalkacaktır.
Yapılması gerekenler ise;
Mevcut durum analiz edilerek uzun perspektifte işgücü talebinin ve özelliklerinin belirlenmesi ile teknik ve mesleki eğitimin burs, iş garantisi gibi argümanlar ile özendirilmesi ve lise sonunda doğrudan işgücüne katılımın sağlanması,
Üniversitelerimizde verilen eğitim müfredatlarının çağın ve geleceğin beklentilerine göre belirlenmesi,
Üniversitelerimizde adeta yarış halinde açılan birçok bölümün belirli kriterler (Öğretim Üyesi, Laboratuvar imkanları, tercih edilirlik, şimdiki sayı ve gelecekte ihtiyaç sayısı vb ) ile tarafsız bir kurumca değerlendirilmesi, gerektiği takdirde kapatılması veya birleştirilmesi,
Üniversite kontenjanlarının gerekli kıstaslar ve ihtiyaç doğrultusunda düşürülerek eğitim kalitesinin artırılması,
Üniversitelerde adeta yarış halinde açılmaya devam eden bölümlere farklı kriterler getirilmesi,
Beyin ve nitelikli işgücü göçünün özendirici tedbirler ile tersine çevrilmesi için gerekli adımların atılması,
……………..
Yapacak çok işimiz var!
Unutmayalım ki
“ Her çocuk elmastır. Bu elması değerli ve değersiz kılacak olan ustanın (eğiticinin) maharetidir.”
Dr.S.Kamil AKIN
KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi
İMO (İnşaat Mühendisleri Odası) Konya Şube Başkanı

> Yeni Meram >Yazarlar > EĞİTİM, EĞİTİM, EĞİTİM…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.