YAZARLAR

Dünyanın pandeminin kıskacında olduğu bu dönemde aklım, zamanlama olarak bana ilginç gelen dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasının sonuçlarıyla ve sorularıyla meşgul.

Dünya nüfusunun 56 milyonu koronaya yakasını kaptırmışken ve insanlar patır patır ölüyorken, 15 ülkenin bir araya gelerek hem Avrupa Birliği’ne hem de ABD’ye ticari olarak meydan okurcasına anlaşmaya varmalarının zamanlaması oldukça enteresan!

Hele ki Covid-19 virüsünün Çin kaynaklı olduğu düşünüldüğünde… Ve dahası, “RCEP anlaşmasının, yani bahsi geçen serbest ticaret anlaşmanın başını Çin’in çekiyor olması bir tesadüf olamaz” dedirtti bana!

Düşünsenize, dünya devi denilen Amerika ve dünyanın en önemli ve tek güçlü ülkeler birliği diye tabir edilen AB’ye karşı yıllar sonra, ilk defa başka bir ülkeler topluluğu ekonomik dengeleri değiştirmek üzere düğmeye basıyor!

Yürürlüğe girdikten kısa bir zaman sonra ASYA-PASİFİK bölgesinde ABD ve AB’nin borusunun sesinin kısılacağının habercisidir bu anlaşma.

Bana göre 3. büyük ekonomik güçtür, dünyanın mevcut ekonomik yapısını değiştirebilecek olan… Ve her nedense mantığımın sesi, bu yeni oluşumun çok yakın bir zaman aralığında 3. lükten zirveye oynayacağını söylüyor! Nitekim Çin’in sanayi konusunda ve elbette nüfusunun yoğunluğundan ve tedarik gücünden de faydalanarak dünya ticaretinde nasıl güçlü bir konumda olduğunu gördük ve artık biliyoruz. Dolayısıyla “Çin, bu anlaşmanın başını çeken ülkedir ve dünya ekonomisinin dinamolarını daha da değiştirecektir ” demek hayal olmaz.

Çin’in dışında Japonya, Avusturalya, Güney Kore, Endonezya, Hindistan, Yeni Zelanda, Singapur, Tayland, Malezya, Kamboçya gibi ülkelerin yer aldığı 15 ülke her ne kadar bu anlaşmanın görüşmelerine 2012 yılında başlamış olsa da, nihai kararın alınmasının ve imzaların atılmasının koronanın hız kazandığı günlere denk gelmesi şaşırtıcı!

Avrupa Birliği’nin bu anlaşmadan tedirgin olduğu ortada. Keza Almanya’nın yaptığı açıklama da bunu açık seçik gösteriyor.

Bence de hem Avrupa Birliği hem ABD tedirgin olmalı!

Zira RCEP anlaşması olarak tarihe geçen dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasının 2.2 milyarlık tüketiciyi hedef aldığı düşünülürse, dünyadaki ekonomik dengelerin değişeceği kesin.

Gelin görün ki ben hâlâ “neden şimdi?” kısmında takılıp kaldım.
Bu anlaşmaya büyük pencerenin ardından baktığımda ortaya çıkan gerçekler yukarıda yazdığım gibi olmasına rağmen, ben “detaylar ayrıntıda gizlidir” fikriyle bir de küçük pencereden bakıyor ve “neden şimdi?” sorusunu bir kez daha soruyorum.

Hele ki Covid-19 virüsünün doğum yerinin de Çin olduğunu düşündüğümde, aklımdaki deli sorularla uğraşıp duruyorum.

Esen kalın.

> Yeni Meram >Yazarlar > DÜNYANIN EN BÜYÜK TİCARİ ANLAŞMASI 15 İMZA İLE GÜN YÜZÜNDE!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.