YAZARLAR

Konyaspor’da kötü gidişin bir faturası olacaktı, o faturayı da üstlenen Aykut Kocaman oldu.
Bir önceki dönemde yaşanan başarıların tekrarlanması adına yönetim, geçtiğimiz sezonun devre arasının sonuna doğru Rıza Çalımbay’a teşekkür ederek, takımı Aykut Kocaman’a emanet etmişti.
Göreve geldiği günden bu yana bir türlü istikrarı yakalayamayan, inişli-çıkışlı bir grafik çizen Konyaspor geçtiğimiz sezonu idare eden bir yerde tamamlamış ve bu sezon her şeyin daha güzel olacağı düşüncesiyle 2019-2020 sezonuna büyük umutlarla başlanmıştı.
Aslında her şey iyi gidiyordu, 8. haftaya kadar toplanan 12 puanla ‘Avrupa’ hedefleri dillendiriliyordu. Ta ki Malatyaspor maçına kadar…
Ne olduysa bu maçtan sonra oldu. Serkan Kırıntılı’nın henüz 20. saniyede gördüğü kırmızı kartın bu kötü günlerin habercisi olduğunu kimse tahmin dahi edemezdi.
Alınan kötü sonuçlara rağmen, iç sahada sadece 1 maç kazanılmasına karşın devre arası yönetim kurulu aldığı kararla Kocaman’ın arkasında durdu ve ikinci yarıya taze umutlarla başlandı.
Ankaragücü galibiyetiyle ‘tam kötü günler geride kalıyor’ derken, ardından iç sahadaki Galatasaray yenilgisi filmi yine başa sardı.
Ardından Antalya deplasmanında iyi oyun ve kaçan galibiyet, hepimizi bir kez daha umutlandırırken, ‘Tamam bu sefer ayağa kalkıyoruz” dedik ve Denizlispor maçını büyük bir heyecanla bekledik.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı, Denizlispor karşısında yine kötü ve isteksiz bir futbol vardı.
Yakalanan birkaç pozisyonda da yine beceriksizlik kendini gösterdi. Sonuç olarak yeni bir sayfanın başlangıcı olarak bakılan Denizlispor maçını da kazanamayarak büyük bir hayal kırıklığı yaşadık.
Denizlispor beraberliğinin ardından oldukça üzgün bir yüz ifadesiyle basın toplantısına katılan Aykut Kocaman, taraftarın ‘istifa’ isteğinde haklı olduğunu, yönetimin alacağı karara saygı duyacağını belirterek, görevi bırakmaya hazır olduğunun sinyallerini vermişti.
Sonuç olarak iki taraf bir araya gelerek, ayrılığın daha doğru olacağı fikrinde birleşti ve Konyaspor’da 3. Aykut Kocaman dönemi sona erdi.
Aykut Kocaman kötü gidişin verdiği mahcubiyetle duygusal davrandı ve başarısızlığın faturasını üstlenerek Konya’dan ayrıldı.
Elbette, bu sezon istenilen başarıların gelmemesi sadece Malatyaspor maçındaki talihsiz olaya bağlanamaz. Sezon başındaki transfer politikasının tutmaması, Kocaman’ın güvendiği isimlerden istediği verimi alamaması, sakatlıklar, hakem hataları gibi birçok sebep sayabiliriz…
Sonuç olarak büyük umutlarla başlayan 3. Kocaman dönemi, hiçbirimizin istemediği bir ‘son’ ile tamamlandı.
Bu ayrılığın zamanlaması ise tartışılır…
Kimine göre bu ayrılık devre arasında yapılmalıydı, kimine göre de ne olursa olsun sezon Kocaman ile tamamlanmalıydı…
Belki bu dönem istenileni veremedi, ancak Aykut Kocaman her zaman Konyaspor’a yaşattığı başarılarla, kazandırdığı kupayla ve Konyaspor’u ilk kez Avrupa’ya taşıyan bir hoca olarak anılacaktır.
Futbolda ayrılık olur ancak, giden bir daha gelmez diye bir durum yoktur. Kim bilir, belki de ileride yollar yeniden kesişir.
Umarım bu kan değişikliği Konyaspor’a hayırlı olur.
Şimdi artık kafamızı kaldırıp önümüze bakmalıyız.
Yeni hocamızla, bizi ligde tutacak puanları toplamanın hesaplarını yapmalıyız.
Gelecek yeni teknik direktör belki Konyaspor ailesinin bir kısmını memnun edecek, belki de bir kısım karşı çıkacak. Fakat ‘Söz konusu Konyaspor ise gerisi teferruattır’ diyerek, tüm camia olarak yeni hocamıza tam destek vermeliyiz, tek yürek olarak Konyaspor’u hak ettiği Süper Lig’de tutmalıyız.

> Yeni Meram >Yazarlar > Böyle bitmemeliydi!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.