YAZARLAR

Ahilik haftasının dolu dolu kutlandığı şu günlerde yapılan etkinlikler, ahilik kültürünün kutlanmasının ötesinde yaşanmasına vesile olması umudunu taşıyorum.
Çünkü Anadolu’nun kültürel ve ekonomik yaşantısında önemli bir yere sahip olan Ahilik, sevginin, dostluğun, hoşgörünün, yardımlaşmanın, bilgi ve dayanışmanın sanat ile birleşimidir.
Dolayısıyla Ahiliğin çalışanın, üretenin, işçinin, namuslu kazancın ve ticaretin, adaletli yönetiminin göstergesi olduğunu biliriz.
Biliriz bilmesine ama iş uygulamaya geldiğinde birkaç istisnanın dışında genel olarak tam tersini yaşarız.
Bu yaşantının gerekçesi olarak güvensizlik, itimatsızlık veya teknolojik gelişim ne derseniz deyin ama bizim millet olarak kendi öz değerlerimizden uzaklaşmamız hem günümüzü hem geleceğimizi yok etmek anlamını taşıyor.
Bugün ne komşusunu düşünen esnaf ne esnafını düşünen vatandaş, ne vatandaşı düşünen yönetici diye sayıp devam edebiliriz. Ancak çözüm bunları saymak yerine kendi öz kültürümüze yeniden dönmek ve gelecek nesillere bunu taşımak.
Bu anlamda tiyatral olarak ta olsa vatandaşa dün etkinlik kapsamında Kapı Camii önünde Şed Kuşanma töreninin sergilenmesinde emeği olan KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak ve ekibini kutluyorum.
Yazımın başında belirttiğim umudu yeniliyor ve geleceğimizi bugünden bizlerin şekillendireceğinin de altını çiziyorum.
***************************
Şimdi Ahilikten yola çıktık üreticiyle devam edeyim.
Önceki gün gazetemizi ziyaret eden Konya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Karabulut ile sektörle alakalı hasbihal ettik.
Sevgili Başkan yarından umutlu ancak bir o kadar da karamsar…
Çünkü Başkan, çardağında kesim hayvanı olan besicilerin kesim yaptıracak bir yer bulamamasından dolayı hayvanların ellerinde kaldığından şikâyetçi.
Bunun öncelikli nedeni ise Et ve Balık Kurumunun depolarında ithal etlerin yoğunluğu ve bundan dolayı besicilere kesim gününün verilmemesi.
Dolayısıyla besici kesime götüreceği hayvanını ne yapacağı konusunda kara kara düşünüyor. Haliyle sıkıntılarını diye getirdikleri adres ise Nazif Başkan oluyor.
Tüm bunların ana odağında Tarım Bakanlığı bulunuyor.
Bakanlık dönemde yaptığı ithal etlerde neye ve hangi değerlere göre yaptı bilmiyorum ama yapılan bu çalışma günü kurtarma adına gibi geliyor.
Madem böyle bir çalışma yapılacak o zaman konunun muhatapları ile istişareler sonucunda yapılması daha mantıklı olmaz mıydı ?.
Eldeki kesim hayvanı rakamları veya besicilerin birliklerinin önerisi dinlenemez miydi ?.
Madem ülkemiz adına güzel şeyler yapacağız o zaman ülke üreticilerimizle ortak hareket edilip doğru neticelere ulaşamaz mıydık?
Tüm bu soruların cevapları elbette vardır ama kime göre neye göre oldukları önemlidir.
Bugüne kadar olanlara elbette müdahale etme şansı çok azdır ama önemli olan bundan sonrasıdır.
Sonuçta bu ülkede tarımda bitmez besicilikte bitmez (tabi yanlış uygulamalar olmadığı sürece) o nedenle üreticiye çıkış yolu gösterilmeli ve mevcut sıkıntıları gidermek için Bakanlık ve Müdürlük ile birlik el birliği ile hareket etmelidir.
Ben bu anlamda en büyük görevin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye düştüğünü, Sayın Bakanı’nda gerekeni yapacağını düşünüyorum. Sonuçta yapılacak olan ülkemiz için yapılacaktır…

> Yeni Meram >Yazarlar > Bakanlık üreticiye çözüm yolu göstermeli…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.