YAZARLAR

Türkiye’miz 2020 baharına bir buruk giriyor. 21 Martta kutlanan Nevruz Bayramını hatırlayan var mı? Mayıs ayının 6’sında da Hıdırellez kutlaması yapılır her sene.
Bir garip ülke, bir garip dünya olduk. İftihar ettiğimiz ülkemize emek veren toplumun en güzide, tecrübeli ve 65 yaş üzeri insanları evlerine kapandılar. Canlı olduğu dahi şüphe götüren bir mikroskobik yaratık dede ile torunu, hısım akrabayı birbirinden ayırdı. Vahşi kapitalizme öyle bir sille vurdu ki dengeleri değiştirdi. Caferlerde, AVM’lerde, sinemalarda ve diğer topluca faaliyet alanlarındaki sosyal hayatı evlere döndürdü.
Ancak evlerde de çekirdek aileler kendi kendilerine vakit geçirmeye başladı. Ailenin en yaşlıları küçük taşıyıcılardan duydukları endişe ile yaşar oldu. Bu ebeveynler ihtiyaçlarını evlatlarının evlerine getirmesiyle giderdiler ve hayatlarını idame ettiriyorlar. İmkânı olmayan büyüklerimizin yardımına da devlet yetişti. Vefa grupları oluşturuldu. Ülke insanı büyüklerimizin evladı oldu ve onların isteklerini yerine getirdi.
Sosyal devletin gereği de buydu. Demek ki sosyal demokratlık bazılarının söylediği gibi lafta değil icraatta, fiiliyatta yapılmalıymış. Türkiye bu manada iyi bir sınav verdi, veriyor ve gelecekte de verecek. Sahi, şu aralar bir “sosyal mesafe” söylemi var. Tıp otoritelerinin başlangıçta 1 metre olarak koyduğu ve şu an da 6-8 metreye çıkan emniyetli sağlık ve bulaşmama mesafesi. Sosyallikte mesafe olmaz ki! Eski öğretilere göre insanlar sosyal olarak iç içe yaşarlar, kucaklaşırlar, şakalaşırlar ve yanaşık düzende olurlar. O vakit bu ‘haklı olarak ayrık’ duruşun ismi olsa olsa “asosyal mesafedir.” Tıbbın dışında olan ve tababeti işin uzmanlarından gören ve uygulamaya çalışan vatandaşlar olarak kafamız karışık biraz.
Burada hiç kimseyi suçlamak adına konuşmuyoruz. Zira sağlık personeli için evin balkonundan üç gün gönlümüzü açmışız. Rabbim yardımcıları olsun. Hem takdir hem dua ediyoruz. Herkesin ailesinde sağlık çalışanı mutlaka vardır. Sıkıntıları biliyoruz. Ancak başlarda maske takmanın gerekmediği, sadece korona hastası olanların maske takmalarının yeterli olduğu vurgulandı.
Bir programda saygı değer bir profesörümüz anlatıyordu. Karşılıklı her iki kişi de maske takmaz ise bulaşma riskinin %90, tek taraflı maske takılırsa %5, her iki kişi de maske takarsa bulaşma riskinin %1 olduğundan bahsediyordu. El hak doğrudur. Yeni bir dünya düzenine gidiyoruz. Ticari faaliyetler, yapı nizamları, sosyal alanlar, hijyen ve temizlik kuralları tamamen değişecek. Virüsün mevsim şartlarından etkilenmediği de bir gerçek. Amerika Maryland Üniversitesi, Enfeksiyon hastalıkları şefi Dr. Faheem Younus
“Kovid-19 ile yıllarca yaşayacağımızı ve şuan da yaz mevsimi yaşayan Arjantin’de dahi virüsün yayılmaya devam ettiğini” vurguluyor.
Onun için bize düşen koruyucu hekimliğin uygulanması, asosyal mesafe, aşı ve ilaç çalışmalarına hız vermek; hastalıkla yaşarken galip gelmek için uğraş vermek ve hastalığı alt etmek…
İşte o zaman bir aydan fazla bir zamandır evinde kapalı olan büyüklerimizin elinden tutarız. Hayatının başlangıcında ve baharında evlerine kapanan okulsuz, arkadaşsız kardeşlerimizin ellerinden tutarız. Niçin mi? Havalar ısınıyor. Topraktan can fışkırıyor, kan fışkırıyor. Ülke içi,n yaşlılarımız için, geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimiz için baharı bekliyoruz. Uyguladığımız önlemler ve kurallara layıkı veçhile ile uyalım ki baharın gelmesini öne çekelim. Toplumun her kesiminin mutluluğu için gayret etmeliyiz. Bir taraftan baharın gelmesini ivedi olarak beklerken diğer taraftan da iki dini bayramın bu sürece gelmesi de manidar oldu. Ne yapalım oruç ibadetinde bir serbestiyet var. Cumalarımızı ve teravih namazlarını yine evlerimizde eda etmeye çalışacağız.
Bir dua ile bir temenni ile bir haklı istek ile Cenab-ı Hakk’a iltica edelim.
31 Temmuz Cuma günü Kurban Bayramın 1. Günü. Dede, torun evlat, hısım akraba ve tüm insanlık bu bayrama hayırlısı ile girsin inşallah. Rabbimden istiyoruz. Baharımız gelsin ve özümüze dönelim.
İnşallah.

> Yeni Meram >Yazarlar > BAHARI BEKLİYORUZ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.