YAZARLAR

Son yıllarda baş döndürücü bir gelişim ile aklımızı başımızdan alan internet teknolojisi bizleri bir noktada kendine bağımlı haline getirmiş ve bu artık tehlike boyutlarına kadar ulaşmıştı.
Ancak koronavirüs nedeniyle uygulanan son tedbirler ve evde kalmalar birçok kesimi zorunlu olarak  daha da fazla bu tehlikenin içine çekmeyi başardı.
Psikologlar ve sosyologlar bu süreçte insanların farklı aktiviteler ile uğraşmalarını önermiş olsa da baktığımız zaman büyük çoğunluk interneti çok fazla kullanmaya devam ediyor. Dahası koronavirüs nedeniyle milyonlarca kişi evden çalışıyor, toplantılar video konferans yoluyla yapılıyor, milyonlarca kişi internetten film ve dizi izliyor. Ama bu süreç hep böyle devam edecek değil. İnşallah yakın zamanda bu bireysel izolasyonlar kalkar ve herkes yine eski temposuna dönmeye başlar. İşte o zaman bu bağımlılık artışı ne derece insanları etkileyecek bekleyip göreceğiz.
Elbette virüs sonrası nasıl ki ekonomide, üretimde çarşıda pazarda iyileştirmelere yönelik çalışmalar yapılacaksa insanın kendi psikolojisi üzerinde  de iyileştirme tedavileri uygulanacaktır. Çünkü bağımlıyken daha bağımlı hale geldiğimiz alışkanlıklardan kurtulmak bir çırpıda mümkün olmayacaktır.
Onun için önümüzdeki süreçte bu tip sıkıntıları yaşamamak adına önlemimizi bugünden alalım ve kendimizi bu baş döndürücü teknolojinin içine fazla dahil etmeyelim.
Ben olayın insani boyutunu düşünürken dünya ise teknik boyutu konusunda peş peşe açıklamalar yapıyor. Mesela İsviçre’nin telekomünikasyon operatörü ve internet servis sağlayıcısı firması yeni koronavirüsün neden olduğu kriz nedeniyle internette yaşanan yüklenmenin olası teknik etkileri konusunda uyarırken, Avrupa Birliği genelinde de internetin bu aşırı kullanımı kaldıramayabileceği endişesi büyüyor. AB Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Thierry Breton, sektörün önde gelen firmalarına geniş bant kullanımında tasarruf sağlanması için neler yapılabileceği üzerine kafa yorma çağrısı yapıyor. Bunun ötesinde teknolojinin ekonomiyi iyileştirmeye yönelik önemli bir boyutunun olduğu ve bu zamanki aşırı kullanım ile bunun zarara uğrayacağı görüşündeler.
Evet teknolojinin ekonomik veriler ışığında büyümesi gerekiyor ancak bizim için öncelik elbette ki sağlık ve psikolojimiz. Bunun için de aşırı bağımlılığın ileriki süreçte sağlımız üzerine oluşturacağı hasarların önüne bugünden geçmemiz gerekiyor.
Tabi bu kısmi virüs karantinasının olumsuz birçok etkisi varken olumlu etkilerini de göz ardı etmek olmaz. Mesela evde kalan birçok kesim evde kaldığı sürece bugüne kadar yapamadığı işlerini yaparken ailesiyle kurmakta olduğu yetersiz iletişimi de geliştirmiş oldu. Tabi ki bunu ifade ederken ekonomik sıkıntıları es geçtiğim sanılmasın ancak o konuyu da ayrı bir köye konusu olarak yazacağımın bilinmesini isterim. Zaten hafta içi boyunca birçok sektörde yaşanan sıkıntıları haberlerimizle bilginize sunuyoruz ancak detaylı bir şekilde sektör temsilcilerinin de açıklamaları oluyor. Burada dikkat çekilmesi gereken en önemli konu virüs sonrası ekonominin akıbetinin ne olacağı kadar, kendi sağlımızın da önemini küçümsemememiz gerektiği…
***
Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu daha var. Malum gündemimiz korona olunca haftalardır  gündem bu konu üzerinden ilerliyor. Ancak bazı haberler var ki böyle bir süreçte kimin ne amaçlarla haber yaptığının da ortaya çıkmasına vesile oluyor. Geçtiğimiz haftalarda ismini vermemde sakınca yok FOX TV’de izlediğim haberde Kanada’nın her vatandaşına 2 bin dolar yardım yaptığı ısrarla vurgulanmış ve ülkemizde neden bunun yapılmadığı ima edilmişti. Bende konu üzerine gerçekten böyle bir şey var mı yok mu diye Kanada’da yaşayan arkadaşlarımla görüşüp durumun gerçeklik payını araştırdım. Tabii ki böyle bir şeyin olmadığını, yapılan yardımların belirli kriterde belirli kişilere verildiğini, öyle ifade edildiği gibi her vatandaşa olmadığını öğrendim. Sonuçta bir ülke bir yardım yapıyorsa ki yapması çok doğal o ülkenin ekonomik kriterleri ve gider yükününde göz önünde bulundurulması gerekiyor diye düşünüyorum. Yüksek sesle ifade edilen para miktarı bizim ülkemiz için yüksek bir miktarken, dağıtım yapılan o ülke için yüksek olmadığının altını çizmek isterim. Eleştiri yapılsın, yapılmasın değil ama vicdanlı olunsun. Boş keseden sallama olmasın. Bunun daha acısı ise bahsi geçen ülkenin vatandaşlarına hem de yaşlılarına sahip çıkamamaktan ölmesi haberi oldu. Yani o tv kanalının iddiasındaki ‘Kanada’da, bakım merkezinde yaşlıların ölüme terk edildiği ortaya çıktı’. Bu haberi dileyen okuyucularımız başlığıyla bulup okuyabilir.
Doğru, düzgün ve gerçek haberler ve bilgilerle buluşmak üzere kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Bağımlıydık daha da bağımlı olduk
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.