Ülke olarak mevsimsel ve günlük hava şartları batıdan balkanlara ulaşıyor. Sonrasında da balkanlardan ülkemize giriş yapıyor. Arada bir çöl sıcakları ve Afrika’nın tozu da etkili olmuyor değil.
Avrupa’daki vatandaşlarımız sıcaklıkların 40 derece civarında seyrettiğinden bahsediyorlar. Oralardaki nem oranı bizdeki yada Suudi Arabistan’daki kadar düşük değil. Yüksek sıcaklıklar nem ile birleşince insanları bunaltıyor. Nereden ve nasıl oluşuyor araştırmak lazım ama birde ağır koku var. İnsanı rahatsız eden..
Fıtratımız bu! Rabbim rahmeti geciktirse eleştiririz, bu seneki gibi hazinesindeki yağışı fazlasıyla verince hamd edeceğimiz yerde eleştiririz. Yazın gelmesi gecikirse eleştiririz, kışa iki ay kaldı deriz. Aşırı sıcaklar geldiğinde de yine isyanları oynarız. ve rıza-i ilahiyeyi kabullenmeme. Denizler tam ısınmadı diye tatile gitmeyen güruh şimdilerde sahil bölgelerindeki sıcaklardan şikayetçi.
Geçen yıldaki meyve rekoltesinin düşüklüğünü biliyoruz. Bir taraftan da zirai don olayı meyveleri bitirdi. Bu senede hamdolsun bir meyve bereketi var. Bu seferde fıtratımız gereği meyvelerin küçüklüğünden ve tadının olmayışından şikayet ediyoruz.
Ovada adı konulmamış yangın belli. Tahıl taban fiyatları açıklandıktan sonra fiyatlarda bir yükseliş beklenirken ibre tersine döndü bir düşüş var. Çiftçi kardeşlerimizin ifadelerine göre fiyatlar açıklanmadan önce kilogramı 14,5 TL ye satılan arpa, fiyatlar açıklanır açıklanmaz 8,5-9,0 TL’ye kadar düşmüş durumda. Haliyle buğdayda da bir düşüş var. Üreticiler keşke fiyat açıklanmasaydı diyorlar.
Kiraz üreticilerinin yangını daha bir farklı. Özellikle Akşehir, Bozkır, Hadim, Ermenek vb. ilçelerde yangının rengi daha bir değişik. Önceleri de ifade etmiştik. Kirazın kg’ının toplama işçilik bedeli 35 TL. İhraç malı kirazın kg bedeli ise 70-80 TL en fazla. Yani üreticiden alış fiyatı 1,5 dolar veya Euro olmasına rağmen Avrupa’daki marketlerde ve manavlarda 12 euroya kadar satılabiliyor. Toplama maliyetinin yüksekliğinden dolayı bazı üreticilerin kirazları toplamamalarına kadar gidiyor maalesef.
Konya’nın sebzeleri şu aşamada çıkma aşamasında. Salatalık, kabak ve bazı sebzeler tezgahtaki yerini aldı. Domates, biber ve diğer ürünler yavaş yavaş görücüye çıkacak. Tarım kesiminin en büyük problemi ilaç, tohum ve diğer tarımsal girdi fiyatlarının yüksekliği, ürününde tabiri caizse para etmemesi üreticiyi kara kara düşündürüyor. Fiyatlar düşmesin diye kamyon kamyon soğan ve patatesi çöplüğe dökenleri de gördük bu memlekette.
Arz ve talep olayına istinaden gerekeni, gerektiği kadar üretmek. Bizde bir beklenti var. Kurbanlıklar elimizde kalır devlet alsın. Meyve sebze elimizde kalır veya istediğimiz fiyat olmayınca devlet alsın. İyi kardeşim Devlet hangi birini alsın nereye koysun. İhtiyaca göre ekim dikim yapılmalı. Serbest piyasa ekonomisine geçişten sonra devleti bu tür alım işlerinden soyutlamalı mı lazım bilemiyorum.
Geçen yıl tüketicilerin almakta zorlandıkları bazı meyve sebzeleri bu sene geçen yılın yarı fiyatına almak durumunda kalacağa benziyoruz. Buna da bir memnun olan birde girdi fiyatlarından dolayı memnun olmayan kesimler olacak.
Hava sıcaklıklarında olduğu gibi bazı sektörlerde bazı yangınlara hazırlıklı olmak lazım.
Hayırlısıyla..