Kapitalist ülkelerin ve dünyanın bazı hasletlerini aldık galiba. Mütevaziliği bir kenara bıraktık. Her fiil ve hareketimizi aleme ifşa etmenin derdindeyiz. "Biz neymişiz be abi" modunda yola devam ediyoruz. Eskilerin sağ elin verdiğini sol el görmeyecek, alem duyarsa ne der söylemleri de bitti.
Son haftaların iki spor olayı geldi aklıma. Bir tanesi T.C Ziraat Kupası final maçı. Konyaspor - Trabzonspor arasında Antalya’da oynanan bir maç. Konyaspor’umuz elinden geleni yaptı. İkinci kez kupayı kulübe, dolayısıyla Konya’ya kazandırma şansını kullanamadı. Ezilmeden başa baş bir mücadele örneği vererek sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Kupayı da Trabzonspor aldı. Kendilerini tebrik ediyoruz.
Final maçı öncesi olanları bir hatırlayalım. Tüm Konya seferber oldu. Haydi, çocuklar sizinleyiz babında söylemler geliştirdik. Yönetim, siyaset, sporseverler, STK’lar aklınıza gelen tüm organlar TV'den, radyolardan, gazetelerden ve kısaca medyadan abartılı bir şekilde reklamlar, söylemler geliştirdiler.
Değerli arkadaşlar böyle bir ortamda ve zeminde, hatta zamanda Konya’nın birlik beraberlik içerisinde tek yumruk olması fevkalade iyi, takdir etmek lâzım. Eleştirdiğimiz durum rekabet ortamını adı konulmamış bir cenk havasına sokmak yanlış. Sanki savaşa gidiyoruz.
Şunu kabul etmekte fayda var. Bizim takımda banko oynayan Umut Nayır kardeşimiz Trabzonspor’a transfer olmuş, süre verilirse oynuyor. Bizim atladığımız şu! Efendim penaltıyı atsa idik kupayı alırdık. Trabzonspor sen penaltıyı gole çevirseydin yatacaktı sanki. Takımımız aslanlar gibi mücadele verdi finale kadar çıktı ve bizi layığı ile temsil etti. Kupayı da yine bir Türk takımı olan Trabzonspor aldı. Tebrik ediyoruz. Konyaspor başkanı, yönetimi ve sporcuları ve dahi taraftarları tebrik ediyoruz.
Bu tebriği Konyaspor’umuzun Antalya dönüşünde giderken abartılı bir şekilde sosyal medyadan destek veren Konya kamuoyundan da beklerdik. Yapmadılar! Niçin mi? Herkes başarıdan nemalanmanın derdinde de ondan.
Sonrasında galiba 24 sene sonra bir dünya kupası ve elemesi. Aman Allah’ım abartı, abartı fevkalade abartı. "Haydi bizim çocuklar" sloganlar, neler neler. İki maç, iki fiyasko, maça yedekleri ile çıkan ABD'yi 3-2’lik bir skorla yenme!...
Millilerimize verilen gazın dozu o kadar fazlaydı ki, buda kendilerinde aşırı bir stres yaptı. Öve öve bitirilemeyen milli takım ve ekibi daha yurda dönmeden de çok acımasız eleştirilere maruz kaldı. Ha şu övgünün de, yerginin de bir dozunu ayarlayabilsek. Öve öve bitiremedikleri Montella'yı dahi yerin dibine soktular. Zaten TFF başkanı Hacıosmanoğlu’nun yeri yatağı yok.
Eleştiriler yersiz, yurtsuz da değil. Vay efendim kadroda ayrımcılıklar. Şunda, hemşehricilik durumları da söz konusu. Eğer bir futbolcu yasadışı bahis oynamış ise bu milli futbolcu dahi olsa, iki tane dahi olsa gereğini yapacaksın kardeşim yapmalıydın, yapmadın da ne oldu! Galiba en erken elenen takımda biz olduk.
Abartmamak lâzım, önemsememek lâzım. İtalya dünya kupasına hiç gidememiş, Almanya ve Hollanda elenmiş överken göklere çıkarttığımız abarttığımız milli takımı şimdide abartılı bir şekilde eleştiriyoruz! Ne ala!.
Annemin vefatı sürecinde acımızı paylaşan tüm dost ve arkadaşlarıma selam ve saygılarımı arz ediyorum. Ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Dua inşallah.